Erol Sunat
  • 612 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Rüzgâr dalımızı öyle bir kırdı ki

Ey rüzgarların güzeli meltem! Dalımızı kıran, kalbimizi kıran nice rüzgârlar gördük. Kimi seher yeli diye, kimi akşam yeli diye esti geçti. Her biri geldi, geçti, bir sen gelmedin… Sen gelmediğin içindir ki…Gönlümüz yaralı…Son bir ümit diye bekliyoruz, kapılarda, balkonlarda, sokaklarda…Bu...

Devamını Oku

Ayakta durmak buysa eğer

Kimmiş o Deli Bekir? Sen Bekir, ben Bekir… Hepimiz birer Bekir. Yakası yırtılsa da ayakta durmalı, ayakta kalmalı Bekir. Bekir ayakta kalmalı lakin; Cep delik cepken delik…Yakası yırtık…Kolu kanadı kırık…Yine de bir yerlere tutunup ayağa kalkıyor…Yıkılmadım ayaktayım dercesine… Ayakta durmak...

Devamını Oku

Prensesin hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde Sultanın güzeller güzeli bir kızı varmış. Kız güzel olduğu kadar zeki, entrikacı, hırçın ve kindarmış. Babası Sultanın gözbebeği imiş. Bu kızı bir davette gören komşu memleketin Şehzadesi kıza âşık olmuş. Kızın babası, öteden beri...

Devamını Oku

Ben sabır taşı mıyım?

Bilge Kağan, aç milletimi doyurdum, fakir milletimi zengin kıldım diye Orhun abidelerinde anlatmış. Bin üç yüz yıl önce. Bize söz verenler ne diyecekler? Aç insanımıza sabır tavsiye ettik, gözü tok insanlardı. Aç geldiler aç gittiler bu dünyadan… Kimin yüzünden? Tarih...

Devamını Oku

Meydan

Meydanların şakası yoktur. Şaka yapmaz, şakaya gelmez, şaka kaldırmaz, hele dalga geçilmeyi asla hazmetmez, kabullenmez. Meydan kederimize, tasamıza, kıvancımıza, sevincimize şahittir kendimizi bildik bileli… Allah meydanlarımızı ve meydana hayat veren Erleri, Koçyiğitleri eksik etmesin. Köroğlu, çıkmış meydana, “Ok atılır kalasından/...

Devamını Oku

Derinlerde kaybolmak

SGK 13 Bankayla anlaşmış. Emeklinin işi kolaylaşacakmış. Öncelik tanınacak, hatta kart parası filanda alınmayabilirmiş. Elem tere fiş kem gözlere şiş derler ya hani…Hangi dağda kurt öldü ki… Ev ya da taşıt alacaksa kredi kolaylığı sağlanacakmış…Aldığı o krediyi, on bin liralık...

Devamını Oku

Sucunun Hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde, çöl iklimine benzer bir iklimin yaşandığı bir şehir varmış. Şehirde su sıkıntısı had safhadaymış. Bu yüzden şehirden göç edenler olmuş. Gidecek yeri ve imkânı olmayanlar kalmışlar şehirde. Şehre ne doğru dürüst gelen varmış ne...

Devamını Oku

Dedikodunun gözüne gözüne vurmak

Dedikodu deyip geçmeyin. Dedikodu temel gıdamız bizim. Dedikodu yapmazsak dilimiz şişer. Bildiğimizi duyduğumuzu birine ya da birilerine anlatmazsak, paylaşmazsak adeta işimiz rast gitmez. Öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki, eğer bu coğrafyada da dedikodu malzemesi bulunmazsa, gidin Patagonya da falan arayın...

Devamını Oku

Mızrak ve çuval meselesi

Mızrağı çuvala sığdırdım demek, hakikatlerin yani gerçeğin üzerini kalın bir şekilde örttüm demek. O zamanda denecek ki…Hani mızrak çuvala sığmazdı ya…Hakikat denen kavramla yıldızı barışmayan çok. Kayboldu derler, çekti gitti aniden ortalarda yok derler…Ne kadar kayboldu o kadar iyi diyenlerin...

Devamını Oku

Konya Şeker efsanesi

Artık savaş baltalarını gömme zamanı. El ele vererek, birleşerek yol yürüme zamanı. Konya Şeker, devasa bir kurum. Efsane bir kurum. Kolları, dalları, budakları olabildiğince gür bir kurum. Çiçek açmaya, meyve vermeye başladı mı, cümle Anadolu’ya bahar geliyor. Toy düğünler oluyor....

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!