Erol Sunat
  • 612 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Notalara yanlış basmak

Notalara yanlış basmanın adını dahi koyamadık. Notaya yanlış basmak, adımınızı yanlış atmakla denk. Hatta ta kendisi…Fazlası var, eksiği yok… Önünüzdeki çukuru görememeye, ayağı takılıp yere kapaklanmaya benziyor. Notalara mı yanlış bakıyoruz, yanlış mı basıyoruz? Ustalar, ben ustayım diyenler, usta olarak...

Devamını Oku

Haber geldi felekten

Fakirin, emeklinin evi yok, kira…Maaş on bin, on iki bin beş yüz lira…Elektrik para, yakacak para, gıda para… Zaten eleğin altında fakir fukara… Daha neyini alacak bu insanların felek? Canını mı? Canı veren felek mi? Felek; dünya demek, âlem demek,...

Devamını Oku

Misal mesela

Millet karamsar. Millet efkârlı…Millet durgun…Millet yorgun…Millet dalgın… Misal mesela…İşte tam da böyle havalarda hem ekonomist hem siyasetçi hem de edebiyatçı oldu millet. Memleketin hali ahvali şair etti insanları… Artık cümleler, mesela diye kuruluyor, misal mesela diye başlayanlar az değil… Mesela,...

Devamını Oku

Zorbanın hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde memleketin Sultanı bilinmedik bir sebepten aniden ölüvermiş. Tahta geçecek oğlu altı yedi yaşlarındaymış. Sultanın kardeşi, hanım sultanın ağabeyi taht kavgasına kalkmışlar. Bu karışık ve kargaşa ortamında Payitahtta bir zorba çıkmış ortaya. İnsafsız merhametsiz biriymiş....

Devamını Oku

Barışmayalım mı artık?

Bize gelince, çok yorulduk, bunaldık… Barışmayalım mı artık? Kavga etmeden mutlu olamayan, huzur bulamayan, rahatlayamayan bir millet görünümü bize yakışmıyor… İnanın Türk Milleti bu değil. Bu biz değiliz! Yetmedi mi barıştan uzak kaldığımız o güzel günler? Hz. Mevlâna, "Küsmek ve...

Devamını Oku

Bir zamanlar tertemizdi okullarımız

Bugün elimizde her türlü imkân var. Var lakin; Öğrencilerimize günde bir öğün yemek veremiyoruz… Okullarımızı temizleyemiyor, temiz tutamıyoruz. Okul temizliği öyle fena S.O.S veriyor ki, veliler, öğretmenler ve öğrenciler cümbür cemaat tam kadro okuldalar…Çaresiz bir çırpınış içindeler. Bu acı ve...

Devamını Oku

“Konya Mevlânâ demek”

Mevlâna şehrinde, Mevlâna diyarında, Mevlana’nın Konya’ya gelişi olan 3 Mayıs, doğum tarihi olan 30 Eylül ve vefat tarihi olan 17 Aralık unutulabilir mi? Aslında bu tarihler şehrin belli başlı noktalarına asılmalı ve hep orada kalmalı. Konya’da yaşayanda, ziyarete gelende, geçiyordum...

Devamını Oku

Karanlığın hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde, Bedestende dükkanları, bağları, bahçeleri, bağlantıları çok olan genç bir adam varmış. Nerde ne olup bitse, haberi olurmuş. Bu kadar bilgi neden ona gelirmiş, o bu bilgilerle ne yaparmış kimse bilmezmiş. Ahali ona karanlık dermiş....

Devamını Oku

Laf bu harman olsa ne olmasa ne?

Kim demiş lafın harmanı olmaz diye… Eskiler… Nerede o eskiler? Laflarını bırakıp, geri dönülmez bir yola gittiler… Geriye kim kaldı? O lafların kıymetini bilmeyenler ve bilemeyecek olanlar, lafın harmanı neden olmasın, laf bizim, harman bizim diyenler… Laf bu, harman olsa...

Devamını Oku

“Biz Heybeli’de…”

Nasıl bir züğürt teselli ise artık…Anlayan beri gelsin… On bin bu, on iki bin beş yüz bu… Yan yana elli tane iki yüzlük, yan yana altmış iki tane iki yüzlük, bir tane de yüzlük… Kolay kolay biter mi? Gel de...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!