Erol Sunat
  • 589 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Nasreddin hocayı göreniniz oldu mu?

Şimdi efendim, Hocam Akşehir’den çıkmalı, Ankara’ya varmalı. Meclis de şöyle bir görünmeli. Meclis koridorları gülümsemeye başlamalı…Vekiller gülmekten kırılmalı… Sonra girmeli salona, çıkmalı kürsüye… O salon kahkahadan yıkılmalı… Bırakın şu kavgayı köftehorlar demeli… Ben niye geldim buraya? Barış mayası çalmaya…Dostluk mayası...

Devamını Oku

“Ben yoruldum hayat”

Mümin Sarıkaya,” Ben yoruldum hayat” diye sitemini ortaya koymuş o içli ve güzel şarkısında… “Hayat mı bu, yaşamak mı?” diye bir başka feryat, bir başka çığlık bildik bileli dillerde. “Hayat sen ne çabuk harcadın beni” diye kahredenleri bilmeyenimiz yok… Hayatın...

Devamını Oku

“Dağlar dağlar”

Dağ ne için var? Güvenmişiz biz dağlara…Dağ biz olmadan, biz dağ olmadan yapamayız… Neden dağ gibi deriz, neden dağ gibi koca yürekli deriz, neden dağ gibi sevgi dolu deriz. Çünkü, biz dağa laf söyletmeyiz… Hal böyleyken…Yarı yolda bırakmayacaktı bizi dağ…Üzmeyecekti…Hayal...

Devamını Oku

Kemankeş Kızın Hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde yoksul bir adamın güzel kızına, Bey oğlu talip olmuş. Yoksul adam, Beyim demiş, ben haddimi de yerimi yurdumu da bilirim. Benim kızım okuma yazma bilir, akıllıdır, pratiktir, lakin senin konağında ezilir. Biz gerçekten çok...

Devamını Oku

Varak-ı Mihr ü Vefâ

Ne dersiniz? Varak-ı mihr ü vefayı yani dostluk ve vefa sayfasını açmayalım mı artık? O sayfa öyle bir sayfa ki, açmadan okumadan anlayamazsınız gülü, bülbülü gül bahçesini… Değilse anlayamazsınız, Kargadan, Saksağandan, Kuzgundan Bülbül olmayacağını, olamayacağını? “Varak-ı mihr ü vefayı kim okur...

Devamını Oku

Yapraklar dökülürken

Onlar ki; Dostlarımız, arkadaşlarımız, sevdiklerimiz…Bundan sonra hiç göremeyeceklerimiz…Sesini duyamayacaklarımız…Bir yerlerde buluşup konuşamayacaklarımız… Onlar ki; Eski günleri yad edemeyeceklerimiz. Hatıralarıyla yaşamaya devam edeceklerimiz…Onların ardından sabırlı ve metanetli olacaklarımız. En çok da iyi insanlara yanar gönlümüz… İçimiz sızlar. Gözlerimiz dolar. Yapraklar birer...

Devamını Oku

Yaşamak bu değil yaşatmakta…

Hep bana, hep bana diyenleri ölüm dahi korkutmuyor. İhtimal ki, Allah’tan korkuları da yok. Kim öldü, kim kaldı, kim çırpınıyor, kim boğuldu. Kim feryat etti, kim inledi. Kim dibe vurdu. Kim bir bardak su istedi. Kim Allah rızası için bir...

Devamını Oku

Notalara yanlış basmak

Notalara yanlış basmanın adını dahi koyamadık. Notaya yanlış basmak, adımınızı yanlış atmakla denk. Hatta ta kendisi…Fazlası var, eksiği yok… Önünüzdeki çukuru görememeye, ayağı takılıp yere kapaklanmaya benziyor. Notalara mı yanlış bakıyoruz, yanlış mı basıyoruz? Ustalar, ben ustayım diyenler, usta olarak...

Devamını Oku

Haber geldi felekten

Fakirin, emeklinin evi yok, kira…Maaş on bin, on iki bin beş yüz lira…Elektrik para, yakacak para, gıda para… Zaten eleğin altında fakir fukara… Daha neyini alacak bu insanların felek? Canını mı? Canı veren felek mi? Felek; dünya demek, âlem demek,...

Devamını Oku

Misal mesela

Millet karamsar. Millet efkârlı…Millet durgun…Millet yorgun…Millet dalgın… Misal mesela…İşte tam da böyle havalarda hem ekonomist hem siyasetçi hem de edebiyatçı oldu millet. Memleketin hali ahvali şair etti insanları… Artık cümleler, mesela diye kuruluyor, misal mesela diye başlayanlar az değil… Mesela,...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!