Nazım Peker - Eğitimci/Yazar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Okullar Neden Güvensiz Ortam Oldu?

Okullar Neden Güvensiz Ortam Oldu?

featured
0
Paylaş

Emekli bir eğitimci olan Nazım Peker’in kaleme aldığı bu metin, Türkiye’deki okullarda artan şiddet olaylarını ve güvenlik sorunlarını derinlemesine bir eleştiriyle ele almaktadır. Yazar, eğitimdeki bozulmanın temel nedenlerini sorgularken mevcut 4+4+4 sistemini ve öğretmenlerin toplumdaki itibar kaybını temel sorunlar olarak işaret etmektedir. Çözüm olarak Andımız’ın yeniden okutulması, tarikatların eğitimden uzaklaştırılması ve disiplin yönetmeliğinin daha etkin uygulanması gibi çeşitli yapısal reformlar önerilmektedir. Metinde ayrıca, televizyon dizilerinin olumsuz etkilerine dikkat çekilerek rehberlik hizmetlerinin artırılması ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak yazar, çocukların suça yönelmesini önlemek amacıyla ulusal değerlere dayalı ve liyakat odaklı bir eğitim modeline geçilmesini savunmaktadır.

 

Emekli bir eğitimci olarak, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen vahim olaydan çok ama çok üzgünüm. Ölen öğrenci ve çok değerli öğretmenimize ve göz bebeğimiz yavrularımıza Tanrı’dan rahmet, yaralı öğrencilerimize de tez zamanda şifalar diliyorum.

Bunların sorumluluğunu öncekilerde olduğu gibi kimse üzerine almayacak. Zaten bizi yönetenler hep sütten çıkmış ak kaşık gibiler maşallah. Kader- fıtrat, Allah’ın işi gibi beylik sözlerle geçiştirilecek de:

Ne ara bizim okullarımız bu hale geldi/getirildi? Sorusuna yanıt aranmayacak.

Bu öğrencilerimiz, iyi yurttaş olmaları gerekirken neden bu hallere getirilmiş? Amaç sineklerle mücadele mi, bataklığın kurutulması mı?

Nitelikli bu katliamlar, asil ulusumuzu derinden üzmüş ve “ne oluyoruz” sorusunu sordurmuştur. Sahi ne oluyoruz, nereye evriliyoruz?

Yarının Türkiye’sini kurmada görev alacak bu yavrular, neden silah alıp, katliam yapabiliyorlar?

Devlet yönetimiyle görevli her konumdaki bürokratın, ipe un serme, mazeret bulma yarışını bırakıp, esas çözümün ne olacağını bu asil millete açıklamaları gerekmektedir.4+4+4 sisteminin yeniden gözden geçirilmesi şart olmuştur.

Okullarımız, hastanelerimiz neden güvenlik sorunu yaşamakta, insanlarımız neden şiddete meyletmekte?

Eski Türkiye’de okulların salonlarında yangın köşeleri vardı. Kırmızıya boyanmış kovaların içinde kumlar olurdu. Kovaların üstünde de yangında gerekecek, kazma, balta, çengel olurdu. Hiçbir öğrencinin, bu kazma, kanca ve baltayı alıp, arkadaşına, öğretmenine, idarecisine vurmak, kıymak aklına bile gelmezdi.

Emekli bir eğitimci olarak polisiye tedbirlerin yanında şu önlemlerin de alınması şarttır:

  1. Türk milletine, Türk ahlakının ilkelerinin ifade eden ve neden yasaklandığının gerekçesi hâlâ açıklanmayan ANDIMIZ, yeniden 8 yıl boyunca her sabah okutulmalı, ne dediği de güzelce izah edilmeli.
  2. Öğretmenlere sağlanan serbest kıyafete son verilmeli, okulda kimin öğretmen, kimin görevli, kimin veli olduğu bilinmeli.
  3. Cemaat ve tarikatların okullarımızdaki etkinliğine acilen son verilmeli. Beyni hür, fikri hür milli eğitimin amaçlarına uygun eğitime geçilmeli.
  4. Öğretmen okulları açılmalı, öğretmen adayları seçmeyle alınmalı, yandaşlık değil ehliyet ve liyakat aranmalı.
  5. Yavrularımızı suça özendiren dizi ve filmler kaldırılmalı, bu tür dizi ve filmler kısıtlanmalı.
  6. Sınıfta kalma olmalı, disiplin yönetmeliği işletilmeli, hak edene ceza vermekten korkulmamalı. Disiplinin olmadığı yerde eğitim olmaz, kaos olur.
  7. Öğretmenler etkisiz eleman olma konumundan derhal çıkarılmalı; etkili ve yetkili bir konuma getirilmeli. Öğretmene saygı bütün yurtta tekrar oluşturulmalı.
  8. Beslenme olmalı, kütüphane ve laboratuvar olmalı, ezberci ve çoktan seçmeli sistemden uzaklaşılmalı akıl, düşünme ve yorum sistemi getirilmeli.
  9. Okullara güvenlik gücü yanında sınıf sayısı kadar rehber öğretmen ve psikolojik danışman görevlendirilmeli.
  10. Kişisel çıkarı, benliği ve egoyu tetikleyen eğitim anlayışı yerine; yardımlaşmayı, bölüşmeyi, sorumluluk almayı esas alan; ulus merkezli eğitim anlayışına geçilmeli.
  11. Varsıl ile yoksul, işçi ile milletvekilinin çocuğu aynı okulda ve aynı sınıfta okuyabilmeli. Aynı giysileri giymeli.
  12. Üniversiteye kadar eğitim, parasız ve devlet okullarında olmalı.
  13. Aileleri tarafından şımartılan çocuklar mutlaka gözlenmeli. Bunların hem ailelerine hem de okullarında problem oldukları ve problem çıkardıkları unutulmamalı.
  14. Taşımalı eğitimle köy okulları kapatılmamalı. Köy okulları sınıf sınıf olarak eğitim vermeli.
  15. Eğitim: Yüksek eğitim,(Üniversite) ana eğitim, mesleki eğitim (İmam meslek eğitimi, adalet meslek eğitimi, inşaat meslek eğitimi, motor tamir meslek eğitimi, Eletrik-elektronik meslek eğitimi gibi) ve lise olarak sistemleştirilmeli. Liseye gidenler bilim adamı, doktor, mühendis, öğretmen olmalı ve üniversiteye sınavsız, kişisel eğilimlerine göre girmeli.
  16. Meslek-Teknik okullarda okuyanlar bankalarda, resmi dairelerde, çeşitli kurumlarda orta bürokrat masa başı elemanı olarak çalışmalı. Diğerleri de fabrikalarda, sanayilerde, tarımda ve her türlü üretimde alt eleman olmalılar.

Emekli bir eğitimci olarak, ülkemin çağdaş ve aydınlık yarınlarına ulaşabilmesi için teklifim budur.

Umarım itibar görür. Aydınlık Türkiye, güvenli eğitim, saygın öğretmenlik dileğimle

Esen kalınız.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!