Nazım Peker - Eğitimci/Yazar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mehter Osmanlıdan mı?

Mehter Osmanlıdan mı?

featured
0
Paylaş

Nazım Peker tarafından kaleme alınan bu metin, Mehter’in kökenine ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki Türklük algısına eleştirel bir perspektif sunmaktadır. Yazar, günümüzde dinlenen popüler marşların aslında kadim birer Osmanlı mirası olmadığını, aksine Cumhuriyet döneminde ve yakın geçmişte bestelendiğini ileri sürmektedir. Metne göre Osmanlı yönetimi, özellikle son yüzyılında Türk kimliğini geri plana iterek daha çok ümmetçi ve Bektaşi unsurları ön plana çıkaran bir yapıya bürünmüştür. II. Mahmud’un 1826’da mehteri tamamen kaldırdığını hatırlatan eser, bu müzik geleneğinin modern formunun laik devlet yapısının bir ürünü olduğunu savunmaktadır. Sonuç olarak yazar, “Osmanlı torunu” olma iddiasıyla bu marşları sahiplenenlerin büyük bir tarihsel yanılgı içinde olduğunu vurgulamaktadır.

 

Osmanlı elbette benim de atam, benim de değerimdir.

Güzel yaptıklarıyla övündüğüm kadar, güzel yapmadıklarını bilmem ve ders almam da o kadar önemlidir.

Ne hazin ve ne acıdır ki Osmanlı, son yüz yılda hem sarayda hem sosyal hayatta hem sanatta hem edebiyatta Türk ve Türklüğü terk etmiştir.

Bunun en belirgin örneği Ahmet Vefik Paşa’nın Bursa ziyaretinde, o garip Türk’ün, “Siz Türk müsünüz Paşam?” diye ellerine sarılışında görülür.

Osmanlı, Türkleri savaşta asker, ekonomide vergi kaynağı olarak görmüştür.

Onun için son dönemde ne ticarette ne sanatta ne ekonomide Türk etkin değildir.

Bugün kimilerinin bilerek, pek çoğunun da bilmeyerek “Osmanlı Torunuyum” demelerinin altında ya cehalet ya da ihanet vardır.

Diyebilirsiniz ki: “Madem Osmanlı hanedanlığında Türklük hâkim değilse, marşlarında neden Türklük ön plandadır?”

Bu, yaygın olarak bilinen kocaman, yanlış bir bilgi ve düşüncedir: Türklük de ön planda değildir.

Kimi siyasal İslamcıların gururla dinledikleri Mehter Marşları, ne yazıktır ki Osmanlıdan kalma değildir.

Özetle konuyu irdeler ve açarsak:

Özgün bestelerde inanın Türklüğün “T”si geçmez.

Geçmediği gibi ümmetçilik ön plandadır.

Artı olarak, bunun yanı sıra marşlarda; Yeniçeri Ocağı’nın devlet yönetiminin tam tersine, devletin kuruluş dönemlerinde sadık kalabilmesi için “Bektaşilik” düşünceleri verilmiştir.

O yıllarda Yeniçerilerde Bektaşilik ön plandaydı.

Biraz tarihi bilgiye girersek, araştırmalarım sonucu:

1826 yılında II. Mahmud MEHTERİ kaldırmış.

Taaa 1914 yılına kadar Osmanlıda Mehter yoktur.

1914’e gelindiğinde; “Gafil Ne Bilir” bestesini de yapan Ahmet Muhtar Paşa tarafından bestelenen ve Enver Paşa’nın desteği ile yeniden/tekrar kurulmuştur.

Anladınız mı bilmeden “Osmanlı Torunuyum” diyen kuzucuklarım!

Bir acınası taraf da eski mehter bestelerine ulaşılamamış olmasıdır. Sadece iki-üç özgün beste korunabilmiştir ki bunlarda da Türk ve Türklükle ilgili tek bir sözcük yoktur.

Örnek olarak Gülbank Mehterini verebilirim.

Bugün gururla dinlediğimiz, bizleri coşturan Mehter marşları 1950’den sonra yazılıp bestelenmiştir.

Gelelim zurnanın son deliğine:

Hani bugün gururla: ”Ben Osmanlı torunuyum leeen!” diyenlerin gururlanmak, damarlarında dolaşan kanları coşturmak için dinledikleri Mehter Marşları, yanlış bilindiği gibi Osmanlı’nın değil; beğenmedikleri, burun kıvırdıkları, yıkmak istedikleri laik ve sosyal Cumhuriyet ve Türkçü devlet yapısının onlara bir armağanı ve hediyesidir.

Bilmem anlarlar mı?

Esen kalınız.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!