Müyesser Yıldız
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. ABK Davası: Buluntu Telefon Bir Parti Genel Merkezine mi Götürüldü?

ABK Davası: Buluntu Telefon Bir Parti Genel Merkezine mi Götürüldü?

featured

Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının firari gizli tanığı iken Türkiye’ye dönen Serdar Sertçelik, mahkemedeki savunmasında emniyet ve yargı mensuplarına yönelik çarpıcı iddialar öne sürmüştür. Sertçelik, kendisinin polisler tarafından yurt dışına kaçmaya teşvik edildiğini ve davanın seyrini değiştirmek amacıyla sahte bir telefon üzerinden kumpas kurulduğunu savunmaktadır. Ortaya çıkan buluntu telefonun bir parti genel merkezine götürüldüğünü iddia eden sanık, Macaristan’da tutuklu bulunduğu süreçte dijital iletişim kurmasının imkansız olduğunu vurgulamıştır. Özellikle soruşturma savcısı Mustafa Kaya ve ilgili emniyet müdürlerini hedef alan Sertçelik, davanın uydurma deliller ve yönlendirilmiş ifadelerle şekillendirildiğini ileri sürmektedir. Mahkeme heyeti ise yapılan bu savunmaların ardından sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ertelemiştir.

 

Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında M7 kodlu gizli tanık olan Serdar Sertçelik, yurtdışından geldiğinde soruşturma savcısı Mustafa Kaya’nın buluntu telefonu kabul edeceği düşüncesiyle ilk operasyonda kendisi hakkında herhangi bir arama veya yakalama kararı olmadığına dair evrakı verirken, “Sen zaten örgütün yöneticisi değilsin.” dediğini öne sürdü. Sertçelik, buluntu telefonun savcılığa 12 gün sonra teslim edilmesinin sebebinin polislerin “yeni bir kumpas” endişesinden değil, bunu bir Genel Merkeze götürüp gösterme olduğunu öne sürerken, bunu da kendisine bizzat savcı Mustafa Kaya’nın anlattığını söyledi.

İstinafın kısmi bozma ve birleştirme kararlarından sonra Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Yerleşkesindeki duruşma salonunda yeniden görülmesine başlanan davanın bugünkü celsesinde Mahkeme Başkanı, Serdar Sertçelik hakkında İnterpol’e yazılan yazının cevabının geldiğini, yazıda Sertçelik’in 25 Mayıs 2024 ile 30 Ocak 2026 tarihleri arasında Macaristan’da cezaevinde olduğunun, sadece göçmen kampında bulunduğu dönemlerde telefon ve internet kullanma imkânının bulunduğunun bildirildiğini söyledi.

Buluntu telefonla ilgili savunma yapması beklenen Serdar Sertçelik, bundan önce hakkında yargı görevini yapanları etkileme suçlamasıyla açılan davaya ilişkin savunma yapmak istediğini belirterek şunları söyledi:

“Şevket Demircan’la yaptığım görüşmeleri anlattığım için bu suçlamaya maruz kaldım. Ancak polislerin kendi aralarında ve savcı ile hakimle yaptığı yazışmalarla anlattıklarımın doğru olduğu ortaya çıktı. Bu yazışmalar delil olarak kullanılmak istenmezken, poşet telefondaki sahte mesajlar delil olarak kullanılıyor. Allah aşkına bu adil midir, hak mıdır?”

Sertçelik ardından polislerin WhatsApp yazışmalarını tek tek okumaya başlayınca Mahkeme Başkanı, “Tekrara gerek yok. Bunlar dosyada var. Toparlayarak git. Sonucu söylemen, bunların savunmanın neresine dayanak teşkil ettiğini söylemen yeter.” uyarısında bulundu. Sertçelik, “Okumaya hakkım yok mu?” diye sorarken avukatı Alperen Ekinci, savunma stratejisini belirlemek için müvekkiliyle görüşme talebinde bulundu.

Verilen aradan sonra Sertçelik, savunmasını bugün bitireceğini belirterek, polislerin yazışmalarını okumayı sürdürürken, kendisiyle ilgili küfürlere “Aynen ifade ediyorum. Anamın ayağının altına kurban olsunlar. Benim anam babam belli, kendisininki belli mi?” ifadeleriyle tepki gösterince Başkan müdahale etti. Sertçelik, “Nefsi müdafaa hakkımı kullanıyor, bana ettiği küfürleri söylüyorum.” karşılığını verdi.

“TUTUKLANIRSAM HER ŞEYİ ANLATACAĞIMI SÖYLEMİŞTİM”

Sertçelik, polislerin yazışmaları üzerinden şu iddiaları da dillendirdi:

“Daha ilk aşamada, Adliyede Sulh Ceza’ya çıkmadan Şevket Demircan ve Ufuk Gültekin’e, ‘Eğer serbest bırakılmazsam, tutuklanırsam beni nasıl gizli tanık yaptığınızı anlatırım.’ dedim. Ev hapsi verildi. Bunlara o kadar baskı yapıyordum ki, o telaşla benim talebim olmadığı halde savcıya yurtdışı yasağımın kaldırılmasını istediğimi söylediler. Bu senaryoyla savcıyı ikna etmeye çalıştılar. Olmayınca, önce sağlık raporu aldırarak, sonra kapımdaki polisi çekerek kaçmamı sağladılar. Yani ben yargı görevini yapanları etkilemedim, sadece yaşadıklarımı ve konuşmalarımızı anlatıp bizlere yapılan hukuksuzlukları duyurmak istedim. Yargı görevini yapanları asıl etkileyen, polislerdir.”

 

“BULUNTU TELEFONU KABUL EDECEĞİMDEN O KADAR EMİNDİ Kİ”

M7 kodlu gizli tanık ifadesini gizli tanık savcısının değil soruşturma savcısı Mustafa Kaya’nın aldığını tekrarlayan Sertçelik şöyle devam etti:

“Kesinlikle gizli tanık savcısını görmedim, tanımıyorum. Yurt dışından geldiğimde, ‘Gizli tanık ifademi siz almadınız mı, parmak bastırmadınız mı?’ deyince Mustafa Kaya, “Kamera kayıtlarına baktık, burada 3 saat kalmışsın’ cevabını verdi. Ben de, ‘Elinizi vicdanınıza koyun, doğru söyleyin’ dedim. Bu arada adını buluntu telefondaki maillerde geçirdikleri gizli tanık savcısına müzekkere yazmışlar. O da benim gizli tanık yapıldığımda alelacele yazdırıp imzalattıkları dilekçeyi göndermiş. Mustafa Kaya buluntu telefonu kabul edeceğimi düşündüğü için bana bir evrak verdi. Lehimdeki bu tek evrak, ilk operasyonda hakkımda arama, yakalama kararı olmadığına dairdi. Savcı Mustafa Kaya, bunu belirtip, ‘Sen zaten örgütün yöneticisi değilsin’ dedi. Ben de, “Bu iddianameyi siz yazmadınız mı, beni niye örgüt yöneticisi yaptınız?’ diye sorunca, ‘Mahkemeye sunarsın’ diyerek, bu evrakı verdi.”

Sertçelik bu iddialarının ardından da, “Gizli tanık ifadesi girmese, örgüt yok. Diğer gizli tanık Ü5 hiç kimseyi görmüyor, tanımıyor, sadece duyduklarını anlatıyor. Haydi beni gizli tanık yaptınız, gizli tanığın üstüne gizli tanık mı edilir? Bana söylettirdiklerini ona doğrulatmışlar.” dedi.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde yurtdışına kaçtıktan sonra yaşadıklarını ve Türkiye’ye neden döndüğünü anlatan Serdar Sertçelik, Orban döneminde mülteci karşıtlığı had safhada olduğu için televizyonlarda terörist olarak gösterildiğini belirtirken, Macaristan’da bulunduğu sürecin neredeyse tamamında yüksek güvenlikli cezaevinde kaldığını, telefonda sadece ailesiyle görüşebildiğini, kamptayken de internet kullanabildiğini söyledi ve “Cep telefonu kesinlikle kullanmadım. Eğer ben cep telefonu kullanmadığımı ispatlayamazsam veya onlar kullandığımı ispatlarsa tüm suçlamaları kabul edeceğim, savunma da yapmayacağım” dedi.

Buluntu telefon iddiaları ile kendi adına açılan Twitter hesaplarından ve savcının sık sık ifadeye çağırdığından haberdar olunca Türkiye’ye gelmeyi kararlaştırdığını belirten Sertçelik, şöyle devam etti:

“Savcı Mustafa Kaya anneme, ‘Sizi dinler, Serdar’a söyleyin; zaten telefondaki mesajlardan tehdit edildiği açık. Ona bir şey olmaz, gelsin’ demiş. Bunu duyduğum anda bu telefon sahte dedim. Ben salak mıyım, tehdit edildiğimi bilmez miyim? Mustafa Kaya’nın yana yakıla herkesi ifadeye çağırmasından da sahte olduğunu anladım. Herhalde ‘Serdar zaten gelmez’ diye düşündüler. Gelmesem sahte telefondaki her şeyi üzerime yıkacaklardı. Ama korkuyordum, bu müdürlerin gözünün ne kadar kara olduğunu biliyordum. Her şeyi yapabilirlerdi. Bakan beyin bana ne kadar taktığını da biliyordum. Jandarma KOM geldi, hemen beni Ankara’ya getirdiler. Savcı Mustafa Kaya ile görüşmek istedim, hemen kabul etti. Yanında katibi vardı. ‘Savcım bu telefon sahte. Zaten Macar makamlarına sorsanız hep cezaevinde olduğunu görürsünüz. Gözleri döndü, çünkü kabul edeceğimi düşündüler. Bu dosyada da bir gizli tanık varmış, ‘Sonra etkin pişmanlıktan yararlanırsan faydası olmaz’ diyerek, bunun üzerinden yana yürüyor. Saatlerce beni telefonun gerçek olduğuna inandırmaya çalıştı. Sonunda, ‘İster kabul et ister etme, teknik olarak ispatladım’ dedi. Ailemi arattırdı, kuşbaşılı kaşarlı pide söyledi. En son, ‘Biraz düşün, 10 gün sonra ifadeni alayım’ dedi. CMK’dan gelen avukatıma da, cezaevine götürülürken bindiğim araçta jandarmalara da ‘Ya adamlar sahte telefon yapmış’ dedim. Savcı beni ikna etmeye çalışırken, ‘Dosyanın bir örneğini avukat hanıma verelim’ demişti. İki gün sonra avukat gidince, ‘Anladım, Serdar kabul etmeyecek’ diyerek dosyayı vermemiş. 10 gün demişti, 7 gün sonra ifadeye çağırdı. Dozlarını arttırdı. Mustafa Öztaş’ın parmak izinin olduğunu görmüşüm, onu tanıyorum, ‘Bak savcım, seni kullanıyorlar. Buradaki isimler yarın öbür gün sizin de başınızı ağrıtır.’ diye ben onu ikna etmeye çalıştım.”

 

POLİSLER NİYE BEKLEDİ?

Sertçelik, “Madem telefonu ben göndermişim, şimdi niye kabul etmiyorum?” diye sorduktan sonra da şu iddiada bulundu:

“Her şeyin farkındalar, ama başka çareleri kalmamış, polisleri beraat ettirme derdindeler. Telefonu niye 12 gün bekledikten sonra savcılığa teslim ediyorlar? Sebebi, ‘yeni bir kumpas’ mı endişesi değil, Genel Merkeze genel başkana göstermeye gitmişler, ama kapıdan kovulmuşlar. Bizzat savcı Mustafa Kaya söyledi. Ondan sonra bana saldırmaya başladı. İlk gün, ‘Serdar bu telefonu kabul edersen, seni tutuklamaya sevk etmeyeceğim’ demişti. CMK’dan gelen avukatımı tanık olarak dinleyebilirsiniz.”

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, avukatın savunmasında söyleyebileceğini belirtti. Sertçelik de “Savunmada söylemesi yeterli mi?” diye sordu.

 

“O TANIK KAÇACAK”

Savunmasının devamında, 19 sayfalık gizli tanık ifadesinden sonra buluntu telefonla yeni bir kumpasa dahil edildiğini vurgulayan Serdar Sertçelik, savcı Mustafa Kaya’nın buluntu telefonla ilgili en önemli hususları bilinçli olarak araştırmadığını, ama telefonu kabul ettirmek için kendisini tehdit etmesinden dolayı buna şaşırmadığını bildirdi.

Sertçelik, buluntu telefonda parmak izi ve telefondaki bir belgede üst kullanıcı olarak adı çıkan tanık Mustafa Öztaş’ı suçlarken de, “Dosyanın geldiği aşama itibarıyla yurtdışına kaçacağını düşünüyorum” dedi.

Hayatında hiçbir zaman böyle bir numara ve bu marka telefon kullanmadığını belirten Sertçelik, buluntu telefondaki mesajlaşmaları tek tek yalanlarken, şunları kaydetti:

“Cengiz Haliç 2018’de vekalet verdiğim avukatımdır ve halen Yargıtay’daki bir dosyada da avukatım. Ancak 5 yılda bayram ve yeni yıl kutlaması dışında, bunların birkaç ayda oluşturduğu kadar mesajlaşmamız olmadı. Cengiz Haliç saygın, çok iyi bir ceza hukukçusu. Böyle birisi kendi aleyhine delil olacak bu mesajları yazar mı?”

Sertçelik, mesajlardaki mantıksızlıklara dikkat çekip savcının bunları sorgulamamasını eleştirirken de, “Bu durum bir savcının diplomasını bile sorgulatır.” diye konuştu.

Başkan, “Ben zaten okudum. Tüm mesajları okumana gerek yok.” uyarısında bulununca Sertçelik, “Niye acele ediyoruz? Hayatım söz konusu. Savcı bu sahte mesajların hepsine doğrulama koymuş, bunlara cevap vermeyecek miyim? İnsanların aklıyla alay ediyor, Türk yargısını da buna alet ediyorlar.” diye konuştu.

Sertçelik, Başkanın, “Cengiz Haliç veya Önder Polat sana ‘gizli tanık ol’ dedi mi?” sorusuna da “Hayır” karşılığını verdi.

 

MHP’Lİ İSİMLERLE İLGİLİ MESAJLAR

Serdar Sertçelik, MHP’li Ulvi İzzet Yönter ve Necmi Yıldırım’ın adının geçtiği mesajlarla ilgili olarak da şunları söyledi:

“Necmi Yıldırım ve sayın Ulvi İzzet Yönter’i de bu iftiralara alet et. Cengiz Haliç veya ben, bu insanlarla bir araya gelmiş miyiz; aramamız, mesajlaşmamız var mı; yok.”

Sertçelik’in savunmasının bitmeyeceği anlaşılınca Mahkeme Başkanı, Bora Kaplan ve Sertçelik’in tutukluluk haline ilişkin savcıdan mütalaasını sordu.

Savcı, her iki ismin tutukluluğunun devamına karar verilmesini istedi.

Savcı mütalaasına karşılık Bora Kaplan, “Ben zaten tutukluyum, nasıl kaçacağım? Ama adalet yerini bulsun istiyorum. Bu telefonun sahte olduğu ortaya çıkmıştır. Bu dosyadan tahliye edin ki, adalete inanalım.” derken Serdar Sertçelik şöyle konuştu:

“Bu telefon kesinlikle sahte. Macaristan’dan kendim gelmişken, kaçma ihtimalim olabilir mi? Delil karartma gerekçesine gelince; sıfırdan sahte delil yaratanlar dışarıda, tutuksuz yargılanırken ben tutukluyum.”

Av. Alperen Ekinci de, Bakanlık ve medya, “getirtildi” iddiasında bulunsa da Sertçelik’in kendi rızasıyla geldiğini belirterek, “Tuzun koktuğu bir dosyadayız.” dedi. Bora Kaplan’ın avukatı Yakup Kılıç ise tutukluluğa ilişkin üç gerekçenin bulunmadığını söyledi.

Mahkeme Kaplan ve Sertçelik’in tutukluluğunun devamına karar verdi. Yarınki celsede de Sertçelik ve avukatları savunma yapacak.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!