Yazar Celal Duruoğlu, Fenerbahçe kongre sürecini odağına alarak Türk futbolundaki güncel gelişmeleri eleştirel bir dille değerlendirmektedir. Metinde, başkan adayı Hakan Safi’nin gerçek dışı transfer vaatleri sinema karakteri “Ziya” ile özdeşleştirilerek, kulübün mali yapısını tehlikeye atan bu tutum ağır bir dille yerilmektedir. Aziz Yıldırım’ın liderliği ve kulüp için önemi vurgulanırken, mevcut futbol yönetimindeki etik sorunlar ve kuralsızlıklar İtalya’daki temizlik operasyonlarına benzer bir süreçle kıyaslanmaktadır. Ayrıca Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ve diğer büyük kulüplerin yapılanma süreçlerine dair sert yorumlar paylaşılmaktadır. Genel olarak kaynak, spor dünyasındaki dürüstlük, liyakat ve ahlaki değerlerin korunması gerektiğini savunmaktadır.
Merhaba değerli okurlarımız, lig bitti, kulüp kurultayları yapıldı. Dünya Kupası heyecanı başlıyor.
Galatasaray Kurultayında tek aday Sayın Dursun Özbek başkanlığa iki yıl daha devam edecek.
Heyecan Boğaz’ın karşı tarafındaydı. Okuyucularımız yazımızın başlığından bir şey anlamamış olabilir. Fenerbahçe Kurultayı’nda yaşananları özetleyen bir başlık olduğunu düşünüyorum. Allah rahmet eylesin, Münir Özkul’un başrolünü paylaştığı “Neşeli Günler” filminin “Ziya” tiplemesini aratmayan “Safi Rüzgâr” ile Fenerbahçe Kulübü’nün tartışmasız “Lideri” ve uzak ara “Efsane Başkanı” Aziz Yıldırım arasında geçen seçim mücadelesini izledik. Hakan Safi’nin sözlerini dinledikçe, Fenerbahçe’nin niçin şampiyon olamadığını çok net anlamışsınızdır.
Bu ülke futbolunun lokomotifi “Üç Büyük Takım” ve “Anadolu Kaplan Fırtınası” Trabzonspor’dur. Galatasaray ve Fenerbahçe taraftar açısından en büyük takımları. Tabii Beşiktaş’ın büyüklüğünü asla unutamayız. Türk sporunun “ahlâki değerleri” deyince aklıma ilk önce rahmetli Başkan Süleyman Seba gelir. Sadece o değil tabii… Unuttuklarımızdan özür dilerim.
Gelelim “Ziya” tiplememize. Safi Rüzgâr Efendi, dünya futbol tarihine geçecek işlere imza attı. Ziya, “yeğenlerine Almanya’da çakıyla avladığı aslanı” anlatıyordu. Ağabeyi de “Palavra atma!” diyordu…! İşte bu filmin benzer sahnelerini Fenerbahçe Kurultayında izledik üzülerek…! Sırf koltuk hırsının Safi Rüzgâr’a ne palavralar attırdığını gördük…! Aslında “palavra” sözcüğü bu davranışın karşılığı değil…!
Gelelim Safi Rüzgâr’ın sözlerine, yani vaatlerine. Beyefendi “Sporting Lizbon’un santrforuyla anlaştım” dedi. Hemen arkasından Sporting Lizbon başkanından bir açıklama geldi: “Bizimle anlaşmaya gelme, 80 Milyon Euro’yu yatır…!” Yani rahmetli Münir Özkul’un repliğiyle Sporting Başkanı, “Ziya…!” diye uyardı…!
Safi Rüzgâr, ertesi gün “Melih Demiral ile fotoğraf çektirdi ve Melih ile anlaştım” dedi. Açıklamanın üzerinden iki saat geçmeden Melih’in kulübü açıklama yaparak “Ziya…!” uyarısını yaptı…!
Palavralar bunla da bitmedi…! “Greenwood” ile anlaşıldığı açıklandı…! Arkasından dünya basınında Greenwood’un prensipte Roma ile anlaştığı açıklandı…!
Son olarak Safi Rüzgâr’ın son anlaştığını açıkladığı futbolcu Hakan Çalkalayanoğlu, pardon Çalhanoğlu ile anlaştığını açıkladı. Inter’den açıklama anında geldi: “Hakan ile yeni anlaştık, futbolcumuzu vermeyeceğiz…” Yani “Ziya…!” uyarısı…

Futbolun içinde bunca yılımız geçti; tarafımızca asla “Ziya kişilikli ve palavracı” bir başkan adayı ilk kez görüldü…! Safi Rüzgâr eğer seçimi kazansaydı, Fenerbahçe kesinlikle “kayyuma giderdi…!” Bu dört futbolcunun toplam serbest kalma bedelleri “80 Milyon + 35 Milyon Euro + 50 Milyon Euro + 30 Milyon Euro = 185 Milyon Euro” olacaktı…! Sağır sultan biliyor ki, “Fenerbahçe’nin harcama limiti 60 Milyon Euro…!” Bitmedi; bilindiği gibi Fenerbahçe Kulübü, bu kişinin yöneticiliği döneminde çenesi düşüklüğünden, “Kerem Aktürkoğlu transferi” açıklaması yüzünden UEFA’nın denetimine takıldı…! Siz Sayın Ali Koç’un, Safi Rüzgâr ile niye konuşmadığını düşündünüz mü…! Bitmedi, utanmadan “İstediğimiz gibi para harcayıp, kılıfına uyduracağız…!” dedi…
Hayatta sadece “para saçılarak başarılı olunamaz…!” Biri bu şahsa bunu anlatmamış…! Hele futbolda asla başarı gelmez. Düşünsenize, bu kural geçerli olsaydı Real Madrid, Manchester City, PSG gibi takımlar her yıl başarılı olurdu… Ey Safi Rüzgâr, senden Fenerbahçe gibi bir kulübün başkanı asla OLMAZ…! Bu şahsın tek derdi, “başarının sırrının sadece para olduğu saplantısı…!” Kulübünün “Efsane Başkanına” terbiyesizce söylediği sözler de “ahlâk ve vefa kavramlarından” habersiz olduğu gerçeğini ortaya koyuyor…! Fenerbahçe Kurultay üyeleri, Hakan Safi adlı “Ziya’ya” okkalı bir “Osmanlı tokadı atmıştır…!” Ayrıca “Bay bay deyip uğurlayacağız…” lafını Safi Rüzgâr’a yedirmiştir…! Kulüp “uçurumun kenarından” dönmüştür…!
Bir iki söz de TFF’ye söyleyelim…! Safi Rüzgâr Efendi’nin, “Yabancı hakem benim sayemde geldi” sözü doğru mudur? Hakem kararlarını bu tip adamlar mı veriyor? Bitmedi; Kerem Aktürkoğlu transferinde planlara ses çıkarmamak da nedir? Hani tek tip sözleşme olacaktı…! Ey TFF Başkanı ve MHK Başkanı, “Siz ne işe yararsınız?” Bu sözleri kabul edip, yapılan usulsüzlüklere göz yummaya devam mı edeceksiniz? Eğer biraz utanmanız varsa, derhal o koltuklardan kalkın ve defolup gidin…! Bu ne utanmazlık, bu ne hadsizlik…!
Sayın Ali Koç, “Galatasaray çift sözleşme yapıyor, bunu derhal kaldırın” derken, meğerse Safi Rüzgâr ile bu işleri yapıyorlarmış…! Sayın Aziz Yıldırım ne demişti? “İrfan Can Kahveci transferinde doğruyu söyleyin” demişti…! Safi Rüzgâr Efendi meğerse Kerem dışında, “İrfan transferinde de aynı işleri yapmış…!” Doğruların bir gün ortaya çıkma huyu var…!
Bu kişinin Türk sporundan derhal ayıklanması gerek…! Bu tipler, “spor ruhunu bilmeyen, koltuğa oturmak için her türlü işi yapanlardır…!” Zaten yapmış… Daha bitmedi; “sosyal medya trollerinin ayarlandığı, anlaştım dediği futbolculara 2 Milyon Euro para verildiği, bu haberleri veren İtalyan transfer gazetecisine ödeme yapıldığı” haberleri yalanlanmadı…! Başkanlık koltuğu için yaklaşık 20 Milyon Euro verildiği bilgileri geliyor… Bunlar “spor ahlakına asla uymaz…!”
Bu tip insanlara asla kulüp başkanlığı verilmemeli. Yoksa Türk futbolu bataklığa gidiyor…! Sosyal medya trolleri, bunlara destek olanlar, federasyonu yönetemeyip yönetilenler derhal görevden alınmalı. Kısacası, “parayla her şeyi başaracağına inananlar ve kural tanımayanlar temizlenmeli…!” İtalya futbolundaki temizlenmenin bir benzeri olmalı. Yoksa bu işin sonu hiç iyi değil…!
Efsane Başkan Sayın Aziz Yıldırım’ı kutluyorum. İnanıyorum ki Sayın Efsane Başkan ile Fenerbahçe, büyüklüğünü hatırlayacaktır. Bununla kalmayıp, geçmişte yaptığı hizmetlerin aynısını yapmaya çalışacaktır. Yeni arsalar, yeni hizmetler gelecektir. Bu yıl Fenerbahçe’nin “şampiyon olma olasılığı çok az.” Ancak kulüp ayağa kalkacaktır. Bu yıl olmasa bile, sonraki sezonda şampiyonluğun en ciddi adayı olacaktır…!
Yazılarımızı okuyanlar anımsar; Okan Buruk bu sezonun ilk yarısını zor çıkarır demiştik. Sözümün arkasındayım. Gelecek sezon Osimhen’in düşüşü sürerse, takımın işi çok zor…! Antrenörlük zekâsı zayıf Okan Buruk “Icardi’yi istemiyormuş…!” Icardi’nin ölüsü Osimhen’den çok gol attı…! Okan Efendi’nin olmayan sistemi yüzünden “Icardi, Sane, İlkay gibi” futbolcular sıradanlaştı…! Buradan bir kez daha uyarıyorum: “Vasat Okan Buruk’un yardımcıları kaliteli çalıştırıcılar olmalı…!” Bu arada Duran kesinlikle transfer edilmeli. Vasat Okan Buruk’un olmayan sisteminin çalışması için bu tip bir futbolcu daha alınması gerekiyor…!
Trabzonspor son sürat yapılanıyor. Beşiktaş doğru bir yapılanmaya gidiyor. Alman asıllı İtalyan hoca Beşiktaş’a ve Türk futboluna renk katacaktır. Göztepe, Başakşehir ve Samsunspor’u unutmayalım…!
Bu yıl çok heyecanlı bir lig olacak. Bekleyelim ve görelim…!
NOT: Bize ulaşmak isteyen dostlarımız ve okurlarımız [email protected] adresine mail atabilir. Düşünce ve önerilerinizi bekliyoruz. Sevgiyle kalın.