Mehmet Özkendirci’nin kaleminden çıkan bu dizeler, ayrılığın ve yalnızlığın insan ruhunda yarattığı derin tahribatı çarpıcı bir dille ele almaktadır. Şair, sevilen kişinin yokluğunu zamanın durduğu ve anlamını yitirdiği kronik bir çaresizlik hali olarak tasvir eder. Metin boyunca unutma arzusu ile değişmez bir sadakat arasında gidip gelen anlatıcı, kendi iç dünyasını kurumuş bir pınara veya ıssız bir çöle benzetir. Şiirde ölüm, kader ve zamansızlık temaları işlenirken, yazma eylemi akıl sağlığını koruyan son sığınak olarak sunulur. Özellikle sensizlik ve yalnızlık kavramlarının eş anlamlı hale gelmesi, lirik bir hüzünle vurgulanmaktadır. Nihayetinde bu eser, her şeyi unutan bir zihnin sadece sevgiliyi unutamadığı trajik bir bağlılık hikayesini özetler.
Şiiristanımın her tuğlasında sana yazdığım şiirler vardı
Nice depremlere, fırtınalara dayandı
Bir sensizliğe dayanamadı.
Meğer ne çok keşkeler biriktirmişim ne acılar
Yazsam tüm şairler susar
Bu saatleri kim kuruyor
7/24 sende duruyor…
Dün sanki bugün
Yarın hatırlanmaz öldüğün.
Eylülündeyiz ömrümüzün
Kaç yaprak kaldı bilemeyiz
Neyse yazılan o alnımıza
Ne yapsak silemeyiz.
Ah zaman, kahpe zaman
Bir gün yaşatmadın milyarlarca zamandan.
Zamanlar içinde zamansızım
Mekânlar içinde mekânsızım
Yalnızım.
Kurudu içimdeki pınarlar
Çölüm şimdi
Tesellim ne gözlerin ne içkim
Ölüm şimdi
Bilmezdim yalnızlığın sensizlik olduğunu
Tesellim ne gözlerin ne içkim
Ölüm şimdi.

Ne Rûmî ne Hicrî bende milat
Senden önce, senden sonra
Sen bendeki cellat.
Her şeyi unutuyorum, her şeyi
Gözümdeki gözlüğü
Telefon numaramı
Geçtiğim sokakları
Sevdiğim şarkıları
Her şeyi unutuyorum, her şeyi
Bir seni unutamadım, bir seni.
Sokağından geçtim dün gece
Işıkları yanıyordu
Perdeye vurmuş aksi durmadan dönüyordu
Anladım, o da bensizlikten korkuyordu.
Karın doyurmaz şairliğim
Su bile vermez, vermez bilirim
Yazmasam olur, olur ya
D e l i R e b i l i R i m
ZAMANLAR İÇİNDE ZAMANSIZIM OLACAKTI…
