Mehmet Özkendirci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. T.C.de İki Bakan Portresi

T.C.de İki Bakan Portresi

featured
0
Paylaş

Mehmet Özkendirci tarafından kaleme alınan bu metin, Türkiye Cumhuriyeti’ndeki mevcut yönetim anlayışını laiklik ve milli kimlik ekseninde sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlarının güncel tutumlarını, Osmanlı dönemindeki yönetim yapısı ve Türklerin o dönemdeki ikincil konumu ile kıyaslayarak bir tezat oluşturur. Özellikle Abdülhamid dönemindeki gayrimüslim bürokrasisine dikkat çekilerek, Atatürk’ün Türk milletine kazandırdığı demokratik ve laik Cumhuriyet değerlerinin önemi vurgulanmaktadır. Metin aynı zamanda emniyet güçlerinin toplumsal olaylardaki müdahalelerini sorgulayarak, hukuk devleti ilkesinden uzaklaşıldığına dair endişeleri dile getirmektedir. Sonuç olarak eser, modern Türkiye’nin temellerinden kopuş çabalarına karşı tarihsel bir hatırlatma ve toplumsal bir uyarı niteliği taşır.

 

Millî Eğitim Bakanı tarikat ve cemaatlere “biz sivil toplum kuruluşları diyoruz” derken, yeni İçişleri Bakanı’nın makam odasında Abdülhamid’in fotoğrafı var…

Birileri Türkiye’nin adı, bayrağı, dili, başkenti ve demokrasisi, bütünlüğünü tartışırken iki Bakanlığın tutumları bilhassa bugünlerde laik Türkiye’nin gündeminde olmamalıydı. Şeriat hasretiyle yanıp tutuşanlar, dünyanın 1000 yıl gerisinde, cahiliye devrindeki Afganistan’a bir baksın.

Ermeni Sakızyan ve Portakalyan Ticaret Bakanı; Ermeni Ohannes, Dışişleri Bakanları; Ermeni Danyan ve Rum Dava Bayındırlık Bakanı; Rum Alexandros Karatodoni Maliye Bakanıydı. Atadığı Ayan Meclisi üyelerinin çoğu Ermeni, Rum ve Yahudi’ydi. Bundan başka; özel doktoru, diş doktoru, basın danışmanı, saray kitapçıbaşı, mimarbaşı, saray mimarı, saray tiyatrocusu, saray ressamı, yaveri ve şahsi emlakçısı hep Rum, Ermeni gibi Türk olmayanlardan oluşuyordu. Koca Osmanlı’da Türkler hangi görevleri mi yapıyordu? Çiftçilik, yıllar süren askerlik, arabacılık, nalbantlık, terzilik, kasaplık gibi küçük esnaflık yapıp vergi vermek. Osmanlı’da Türk olmak “Etrak-ı bî-idrak” yani idraksız, anlayışsız insan demekti.

Atatürk sayesinde bu toprakların gerçek insanları Türk kimliklerine kavuşmuş ve Osmanlı’da hanedan ismi yerine adı Türkiye Cumhuriyeti olmuştu…

Sayın İçişleri Bakanı’nın Abdülhamid’e olan hayranlığı o kadar ki, Erdoğan günümüzün Abdülhamid’i diyor.

Kendisine o koltukta oturmasını sağlayan Mustafa Kemal Atatürk için ne söyleyecekti acaba? Atatürk, birilerinin ısrarla tekrarladığı gibi Osmanlı Devleti’ni yıkmadı. Yıkılmakta olan Osmanlı’nın enkazlarından yeni bir düzen kurdu: babadan oğula geçmeyen, demokratik, laik bir cumhuriyet. Sayın Vali, o hayranlık duyduğu Abdülhamid’in bakanları içinde kaç tane Türk vardı hatırlayabilecek mi acaba? Ben unutanlar için yeniden hatırlatmak isterim.

Son bir not: Sayın İçişleri Bakanı, 1 Mayıs günü hemcinsi bayan göstericinin saçından çeken türbanlı bayan polis ve yerdeki göstericiyi boğazlamaya çalışan polisler neden maskeli? Yaptıklarının suç olduğunu gizlemek için değilse, yakın mesafeden attıkları biber gazlarından korunmak için mi? Bir zamanlar polis kasklarında numara yazardı, mağdur hakkını arayabilsin diye. Artık gerek mi kalmadı…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!