Mehmet Özkendirci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Butlanın Gölgesinde Kalanlar

Butlanın Gölgesinde Kalanlar

featured

Yazar Mehmet Özkendirci, bu metinde Türkiye’deki güncel siyasi adaletsizlikleri ve toplumda infial yaratan yolsuzluk iddialarını sert bir dille eleştirmektedir. Muhalif isimlerin hapsedildiği bir dönemde terör örgütü sempatizanlarının ve IŞİD üyelerinin sessizce tahliye edilmesini çifte standart olarak nitelendirmektedir. Ayrıca bazı siyasetçilerin ve bürokratların ulaştığı devasa şahsi servetler ile halkın yaşadığı ekonomik zorluklar arasındaki uçuruma dikkat çekmektedir. Spor kulüplerinin isimlendirilmesi üzerinden yürütülen milli kimlik tartışmalarına da değinen yazar, hukukun temel ilkelerinin zedelendiğini savunmaktadır. Toplumsal bir panorama sunan kaynak, iktidarın yargı ve ekonomi politikalarına yönelik derin bir güvensizliği ifade ederek son bulmaktadır.

 

Muhalif yazar, gazeteci, belediyeci ne varsa silkelenip sorguları yapılmadan aylarca, yıllarca hapse atılırken, cezaevlerinde insanlar sıkış sıkış yatarlarken 1500 kadar PKK’lı mahkûm sessiz sedasız tahliye oluvermiş. Bu tahliyeler daha öncekiler gibi davul zurna eşliğinde halaylar çekilip zılgıtlar atılmadığı için pek duyulmamış galiba… Apo’nun postakuşu, TBMM Başkanvekillerinden Pervin Butlan bu sayıyı az bulmuş olmalı ki tüm PKK’lılar için af istiyor. İsteyen Türkiye’ye veya dilediği ülkeye rahatça gidebilsin diye… Bence yetmez; şöyle ballı kaymaklı bir iş verilsin, asgari ücretliler gibi sürünmeden paşa paşa yaşasınlar.

Tabi burada partisinin adı Adalet ve Kalkınma olan iktidarımız, adaletli olmak için 45 vatandaşımızın katili IŞİD militanlarına, “hapishanede yata yata bir yanınız çürüdü, çıkın dışarıya” dediği için tahliye edilmişlerdi. Bu durumda PKK’lılar neden bu aftan yararlanmasın, hem de DEM gibi bir sözcüleri varken?

Türbanlı, dini bütün bir Müslüman vekilimiz vardı; “Allah bazılarını fakirlikle, bizim gibi insanları zenginlikle imtihan ediyor” demişti. AK Parti’de üç dönem vekillik yapan Zehra Taşkesenlioğlu. Zenginlik listesinde yok yok… 180 milyon dolar, İngiltere’de çiftlik, Afrika’da madenler, ultra lüks yat, alışveriş merkezleri ve 2,5 kilo altın… Bu konudaki tüm önergiler, muhalefetin verdiği diğer önergiler gibi TBMM’de dava arkadaşları tarafından reddedildi; Tıpkı 17-25 Aralık yolsuzluk dosyaları gibi… Tabi bayram öncesi makam odasında fakir halkımıza dudak uçuklatan servet bulunan, Samsun eski İmar Müdürünün kasasından çıkanların ve bilinenlerin listesi:

135.000 Euro

5 kg altın

50 yarım, 75 tam, 1059 çeyrek altın

23 hesap numarası

40 tapu…

Muhaliflerine öküz altında buzağı arayanlar, bu kişi için 4 yıl 2 ay ceza verirken; “yok öyle cezaevinde sırtüstü yatmak, dışarıda ayakların açılsın” diye 11 ayda tahliye edildi.

Sahi, bu kadar rüşvet için verilen ve indirilen cezalar adaletin hangi terazisinde tartıldı?

Bir başka konu; stadyumlarda bundan sonra İstiklal Marşı’mızın okunmasının kaldırılacağı haberleri. Bu karar, Süper Lig’e yükselen Amedspor’un faaliyetleri için mi alınacak? Mardin eski Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün dediği gibi; “Amedspor Kürdistan liginde oynayacaksa” Türkiye liginde işi ne? Gitsin, Irak liginde oynasın. İstanbulspor Konstantinopolis, İzmirspor Simirnaspor değilken neden Diyarbakırspor Amedspor oluyor? Eski Diyarbakırspor küme düşünce, Yeni Diyarbakırspor demek pek mi zor? “Türk kimliğini tanımayan, Türklük bir sentezdir” diyen siyasilerin araladığı kapıdan önümüzdeki günlerde neler göreceğiz kim bilir…

Son olarak, bu bayramda da kurban yerine iktidardan umudunu kesen yurttaşlarımızın, gerçek bayramlar yaşayacağı günler görmesini diliyorum.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!