Bu köşe yazısı, yazar Mehmet Özkendirci’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisindeki yönetimsel krizleri ve Kemal Kılıçdaroğlu dönemine yönelik sert eleştirilerini içermektedir. Yazar, ana muhalefet partisinin mevcut durumunu yozlaşma ve siyasi basiretsizlik kavramları üzerinden ele alırken, iktidar partisiyle olan örtülü ilişkileri ve hukuki usulsüzlükleri sorgulamaktadır. Özellikle seçim süreçleri, yargı kararları ve askeri kurumlara verilen zararlar üzerinden Türkiye’nin siyasi atmosferindeki etik kaygılara dikkat çekilmektedir. Metinde, siyasetçilerin halkın çıkarlarından ziyade kendi koltuklarını koruma çabaları ve liyakatsizlik gibi toplumsal sorunlar vurgulanmaktadır. Sonuç olarak kaynak, Türkiye siyasetindeki güç dengelerini ve muhalefetin yapısal sorunlarını eleştirel bir dille özetleyen bir siyasi yorum niteliği taşımaktadır.
Saray stepnesi Butlan Keko’nun avukatı, “CHP’de şimdi arınma zamanı” deyince Vayvay Kemal’in ağzı kulaklarına yapışmış olmalı ki tek kelam etmedi.
Bizde “Kılavuzu karga olanın burnu b*ktan kurtulmaz” diye bir deyim vardır.
CHP’nin Butlan Başkanı Vayvay Kemal’in, kendisine yıllarca muhalefet eden bir gazeteciyi sözcü yapması aklımıza kılavuz kargayı hatırlattı.
Daha önce CHP önünde teşhir edilen ve “haram araba” dedikleri araçların, Vayvay Kemal zamanında alınan ve hediye edilen araçlar olduğu anlaşılmıştı.
Erdoğan, CHP’de yaşanan Butlan krizi için “Bu CHP’nin iç sorunu, bizi ilgilendirmez” diyor.
Bir olayın sorumlusunun, o olayda çıkarı olan kişi olduğunu hatırlatalım Sayın Erdoğan’a.
Memlekette adalet dahil tüm kurumlar kimin tekelinde?
CHP’nin yaptığı kurultayın, Anayasa’ya karşın yerel bir mahkeme tarafından geçersiz sayılması kabile devletlerinde bile zor yaşanır.
Aynı YSK, AK Parti’nin oyları geri giderken son anda mühürsüz oyları geçerli sayarak Sayın Erdoğan’ın seçim kazanmasına neden olmadı mı?

Sayın Erdoğan, dediği gibi “atı alıp Üsküdar’ı” nasıl geçti?
Tabii burada Zafer Partisi Lideri Sayın Ümit Özdağ’ın dediği gibi, Erdoğan’ın en büyük destekçisi Butlan Kemal nedense hiç itiraz etmedi.
Burada sadece Atatürkçü Hüsnü Bozkurt’tan gür ses çıktı.
Sonuç olarak milletvekilliği seçimlerinde bir daha hiç aday olamadı.
Bedeli TSK’ya havale edildi.
Dünyanın en büyük ordusunun tüm askeri hapishaneleri ve okulları kapatıldı.
Şimdi CHP’yi FETÖ’cü olmakla suçlamak değme mizahçıları bile aşar absürtlükten yana…
Arlanmak denince, milletin çocukları torpilsiz işe giremezken aklıma neden “Utanacakmışız?” diyen AK Partili Vekil Özlem Zengin geldi.
Sanırım Bayan Zengin ülkeyi babasının malı sanıyor.
Kılıçdaroğlu’nun kurultay için acele etmemesinin nedeni, olası bir erken seçimde CHP’yi iyice silkeleyip “anayasayı babayasa yapmak” isteyenlere yol açmak.
Bedeli TSK’ya havale edildi.
Dünyanın en büyük ordusunun tüm askeri hapishaneleri ve okulları kapatıldı.
Şimdi CHP’yi FETÖ’cü olmakla suçlamak değme mizahçıları bile aşar absürtlükten yana…
Arlanmak denince, milletin çocukları torpilsiz işe giremezken aklıma neden “Utanacakmışız?” diyen AK Partili Vekil Özlem Zengin geldi.
Sanırım Bayan Zengin ülkeyi babasının malı sanıyor.
Kılıçdaroğlu’nun kurultay için acele etmemesinin nedeni, olası bir erken seçimde CHP’yi iyice silkeleyip “anayasayı babayasa yapmak” isteyenlere yol açmak.
Ankara’da yaşanan bu olayları, arlanması olan herkes ibret ve hayretle izlemektedir.
Sonuçta arsızlar mı, arlılar mı galip gelecek göreceğiz.