Müyesser Yıldız
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Bora Kaplan’dan Kılıçdaroğlu Mesajı

Bora Kaplan’dan Kılıçdaroğlu Mesajı

featured

Bu metin, suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla yargılanan Bora Kaplan davasının duruşma sürecinde yaşanan kritik gelişmeleri ve tarafların iddialarını ele almaktadır. Bora Kaplan, mahkeme huzurunda operasyonu yürüten emniyet mensuplarını delil karartmak, sahte belgeler düzenlemek ve kendisine kumpas kurmakla suçlamaktadır. Sanık avukatları, polislerin soruşturma aşamasında sanığa baskı yaparak yönlendirilmiş ifadeler verdirmeye çalıştığını ve aile üyeleri üzerinden tehditler savurduğunu öne sürmektedir. Duruşma sırasında dijital verilerin güvenilirliği ve kayıp telefon kayıtları üzerine hararetli tartışmalar yaşanırken, Kaplan kendisinin masum olduğunu ve polislerin kişisel husumetle hareket ettiğini savunmaktadır. Ayrıca, rüşvet iddiaları ve siyasi bağlantılara dair söylentiler de savunma metninde geniş yer bulmaktadır. Kaynak, Türk yargı sistemindeki bu karmaşık davanın usulsüzlük iddiaları ve karşılıklı suçlamalarla dolu atmosferine ışık tutmaktadır.

 

İstinafın kısmi bozma kararının ardından suç örgütü lideri olduğu suçlamasıyla yeniden yargılanan Bora Kaplan, operasyonu yapan polisleri kastederek, “Adamlar sahte telefon yapmış getiriyor, kabul ediyorsunuz. Biz resmi yazışmalarını getiriyoruz, ama delilleri gizlemek için gözümüze baka baka bizi katlediyorsunuz.” diye mahkemeyi suçladı.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi kampüsündeki duruşma salonunda görülen davanın bugünkü celsesinde tutuksuz sanıklardan Tansel Aktan’ın buluntu telefondaki Serdar Sertçelik’le yaptığı öne sürülen Instagram konuşmaları konusunda ifadesi alındı.

Instagram konuşmalarını kabul eden Aktan şunları söyledi:

Bana Serdar Sertçelik ismiyle mesaj gelince avukatım aracılığıyla Sertçelik’in abisine bunun ne olduğunu sordum. Abisi, o hesabın Serdar Sertçelik’e ait olmadığını belirtip, ama kim olduğunu tespit için konuşmaya devam etmemi isteyince konuştum. Karşımdakinin Serdar Sertçelik olmadığını biliyordum.

Tansel Aktan bunları anlatırken Serdar Sertçelik de Macaristan’da cezaevindeyken abisi aracılığıyla kendisine ait olduğu öne sürülen bu hesabı kapattırdığına dair bir belge sundu.

Buluntu telefonda Sertçelik’le yazışmaları olduğu için tanık olarak dinlenen Mustafa Aydar da söz konusu mesajların kendisine ait olmadığını belirtip, “Serdar arkadaşım, ama ona ‘Serdarım’ diye hitap etmem, Serdar derim.” diye konuştu.

“AMERİKAN FİLMİNDE MİYİZ?”

Duruşmada Bora Kaplan’ın İzmir’deki kara para sorgusu sırasında yaşananlar konusunda tanık olarak dinlenmesi talebinde bulunması üzerine dinlenen avukatı Umut Köroğlu da şunları anlattı:

Ankara KOM Şube’den beri aradılar, ‘şu gün geleceğiz’ dediler. Sabah 09.00’da buluştuk. Biri komiser 4-5 memur ile Şevket Bey (Demircan) oradaydı. Cezaevindeki prosedürler uzun sürünce ifadeye akşam başlanabildi. Başlamadan önce ‘Murat müdürün selamını getirdik. Gelme sebebimiz ifade değil, taleplerimiz var. O yüzden kalabalık geldik.’ deyip, Bora Kaplan’a eşi ve kız kardeşlerinin gözaltında olduğunu söylediler. Bora Kaplan tepki gösterip, ne istediklerini sordu. Yine ‘Murat müdürün selamı var’ diyerek, istedikleri şeyleri ifadesinde geçirdiği takdirde tahliye olmasına kadar yardımcı olacaklarını, hatta örgüt yöneticiliğinden örgüt üyeliğine düşürülerek kısa zamanda tahliyesinin sağlanacağını söylediler. Böyle bir şey mi olur? Hayatımda ilk defa ‘Amerikan filminde miyim?’ diye düşündüm. En sonunda, ‘Tamam, bu ifadeleri verdi, ama Alp Aslan, Oben, Volkan’la ilgili bunları söyle’ dediler. Bora Kaplan, Alp Aslan ve Oben hakkında zaten saat hikayesini anlattığını hatırlatıp, ‘Volkan beni ben onu sevmem ki’ dedi. Volkan için silah sattırdığını söylemesini istediler. İfadenin bitmesi sabahın 5’ini buldu. En son ‘silah sattırdığını duydum’ gibi bir cümle geçirildi. Bunun karşılığında eşi ve kız kardeşlerinin serbest kalacağı vadedildi. Bir gün sonra onlara ev hapsi verildiğini duyunca tepki gösterdi, bizleri cezaevine çağırdı. Sonrasında beni Twitter’a düşüren o olay yaşandı. Polisler Murat müdürün ifadeyi beğenmediğini, değiştirdiklerini, ama imzaların eksik olduğunu belirterek bana yeni düzenlenen son 4 sayfayı imzalattı.

Mahkeme Başkanı’nın, “İfadeye niye şerh düşmediniz?” sorusu üzerine de Av. Köroğlu, “Yüzde yüz doğru söylüyorsunuz. Ancak Bora Kaplan eşinin, kız kardeşlerinin gözaltında olduğunu hatırlatarak, riski göze alamayacağını söyledi ve imzalamamı istedi.” dedi.

 

POLİSLER DİZİ SETİ OLUŞTURMUŞ

Mahkeme Başkanı; tanık, müşteki beyanları ve katılım talepleri konusundaki ifadesini ve varsa savunmasını almak üzere Bora Kaplan’a söz verince, savunma yapıp yapmama tartışması yaşandı.

Başkan, daha önce savunma yapmayacağını söylediğini hatırlatınca Kaplan, “Savunma yapmayacağım demedim. 70 klasör verilmeden savunmamı hazırlayamayacağımı söyledim ve süre istedim.” diye tepki gösterdikten sonra savunmasını yapacağını bildirdi.

Savunmasında, Mahkeme Başkanı’nı ve operasyonu yapan polislerin WhatsApp yazışmalarının kendilerine verilmemesini eleştiren Kaplan şöyle konuştu:

Bunlarda bizim masumiyetimizi ortaya çıkaracak yazışma ve görüntüler var. Ama dijital incelemeyle ilgili olarak sadece Serdar Sertçelik’e işkence yapılıp yapılmadığını sormuşsunuz. Bari polislerin yargılandığı diğer suçlamaları yazsaydınız. Ne yani, ‘işkence yaptık’ diye mi yazacaklardı? Niye bu yazışmaları gizliyorsunuz? Adamlar sahte telefon yapmış getiriyor, kabul ediyorsunuz. Biz resmi yazışmaları getiriyoruz, ama delilleri gizlemek için gözümüze baka baka bizi katlediyorsunuz. 3 yıldır derdimizi anlatamıyoruz. Üstümü başımı yırtacağım ya. Niye o delilleri kapatıyorsunuz? Benim derdim polisler veya hapis yatmaları değil. Murat, Şevket müdür hapis yatsa ne yatmasa ne; umurumda değil. Ayrıca yatmasınlar, çoluk çocukları var. Ben masumiyetimi ispatlamaya çalışıyorum. Hukuk adamısınız, devlet adamısınız; bize akıl verin, ne yapalım?

Mahkeme Başkanı, bu ifadeleri nedeniyle tepki gösterince Kaplan’ın avukatı, “Şahsileştirmeyin” dedi.

Başkan, “O da sataşıyor” karşılığını verince Kaplan, “Sataşmak haddim değil.” dedikten sonra polislere yönelik suçlamalarını şöyle sürdürdü:

O yazışmalar devlet bilgisi olduğu gerekçesiyle verilmiyor. Hangi devlet bilgisi? Milletin anasına, bacısına sövmüşler, tahsilat yapmışlar. Eğer bu mesajlar yoksa, hakkımda suç duyurusunda bulunun, ağırlaştırılmış müebbet verin. Keşke burada olsalardı da beni dinleseler, bana soru sorsalardı. Murat Çelik buradaki ifadesinde açıkça yalan söyledi. Av. Cengiz Haliç’i de gözaltına alacaklarını, ama Başsavcı Vekili Ahmet Yıkılmaz’ın engellediğini öne sürdü. Bu arada yakalama, gözaltı kararı yokken Cengiz Haliç’i Kırıkkale yolunda gözaltına aldı. Aynı gün Cevheri Güven bunu paylaştı. Ben cezaevindeyim; Ahmet Yıkılmaz’ın, Mustafa Kaya’nın haberi yok. FETÖ’cülerle çalışan asıl bunlar. Yine buradaki ifadesinde önceki mahkeme başkanına ‘şekerim’ dediğimi söyledi. Vallahi, billahi demedim, başka bir ifade kullandım, sonra da hemen düzelttim, özür diledim. Bunlar devleti elma şekeri sanıyor. Kimse benim devletimi elma şekeri gibi göremez. Yazışmalarında benim için ‘piç’ diyor. Anam babam belli, piç değilim. Kendisi olabilir.

Mahkeme Başkanının, “sataşma” uyarısı üzerine Kaplan, “Bana piç diyor ya. Bana bu düşmanlık niye? Babasını mı öldürdüm? Bunlar polis değil, düşman gibi hareket etmiştir.” karşılığını verip şunları kaydetti:

Esenboğa’daki operasyon; Murat Çelik ve ekibi belinde silahlarla dizi seti oluşturmuşlar. Ben silahla inseydim daha da şov yapacaklardı. Ellerimi kaldırmama rağmen beni beton zemine yatırdılar.

 

YA AYNY KLİĞE HİZMET EDİYORLAR YA DA

Bora Kaplan, buluntu telefon üzerinden kendisinin polislere kumpas kurduğunu iddia edenlerin, bunun üzerinde tepinmekten vazgeçmesini istedikten sonra soruşturma savcısı ve polislerin WhatsApp yazışmalarını okumayı sürdürüp şunları kaydetti:

Savcı, arkasından bu kadar küfreden o polisleri korumak ve kurtarmak için cansiperane uğraşıyor. Ya polisler bunun bir açığını buldu ya da aynı kliğe, aynı yere hizmet ediyorlar.

 

ESKİ MAHKEME BAŞKANI BİLGİ Mİ VERDİ?

Bu dosyanın başından sonuna art niyetli şekilde, “Biz bunlara bir şey yapalım” diye kurgulandığını öne süren Bora Kaplan, “4 çocuğum var. Biri yurt dışında tıp okuyor, biri pilotluk eğitimi alıyor. Birisi de üstün zekalılar sınıfında okuyor. Ama beni çakal, cello, gaspçı olarak lanse ediyorlar. Valla öyle değil.” diye konuştu.

Kaplan, mahkemenin eski başkanı Mehmet Güven’in dosya hakkında kendisine bilgi verdiği iddiası üzerine Mahkeme Başkanı, bunu yalanladı.

Ancak Kaplan, “Biz de duyuyoruz” dedikten sonra Güven’in dosya hakkında bilgi vermek için Yargıtay ceza dairesine de gittiğini belirten, “Allah’ından bulsun” temennisinde bulundu.

 

“CİNAYETLER İÇİN 5 MİLYON İSTEDİ”

Bora Kaplan, davanın hem sanığı hem katılanı Komiser Gökhan Karaca hakkında da şu iddialarda bulundu:

Soruşturma konusu yapılan cinayetlerle ilgili ifadem alınmadan önce bir arkadaşımla, ‘Cinayet fezlekeleri bende. 5 milyon versin, fezlekeyi lehine yazacağım.’ diye haber yolladı. O arkadaşıma soracağım, izin verirse ismini söyleyeceğim. Daha sonra cinayetlerle ilgili ifademi almaya geldiklerinde yalnız kaldığımız bir sırada Gökhan Karaca, ‘Sana haber yollamadım mı?’ diye sordu. Ben, ‘Yolladın, fezleke iyi olsa kötü olsa ne olur’ deyince o da, ‘Geç kaldın’ karşılığını verdi. Buraya geldiğinde bunları kendisine soracaktım, ama izin vermediniz.

 

KILIÇDAROĞLU MESAJI

Öte yandan duruşmaya verilen bir ara sırasında Bora Kaplan, “mutlak butlan” kararı sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkeze gittiğinde karşılayanlar arasında kendisinin adamlarının olduğu iddialarıyla ilgili olarak, “Sözü edilenlerin benimle hiçbir ilgisi yok.” dedi.

Kaplan savunmasına yarın da devam edecek.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!