Lütfullah Kaleli

Tuzak

featured

Lütfullah Kaleli tarafından kaleme alınan bu metin, Türkiye’ye ve Türk dünyasına karşı küresel güçler tarafından kurulan çok boyutlu stratejik tuzakları derinlemesine analiz etmektedir. Yazar, İran içerisindeki etnik ve mezhepsel fay hatlarının emperyalist odaklarca tetiklendiğini ve bu durumun bölge istikrarını hedef aldığını savunmaktadır. Özellikle Suriye, Irak ve denizlerdeki gerilimlerin tesadüf olmadığını belirten kaynak, tüm bu hamlelerin nihai amacının Türkiye’nin nüfuzunu kırmak ve ülkeyi ekonomik bir darboğaza sürüklemek olduğunu öne sürmektedir. Metinde, Batılı devletlerin ve bölgesel işbirlikçilerin Türk varlığını çevreleme girişimlerine karşılık, Türk devlet aklının bu tehditleri önceden sezdiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak yazar, devletin sahip olduğu tecrübe ve kararlılık sayesinde bu oyunların bozulacağına dair sarsılmaz bir inanç beslediğini ifade etmektedir.

 

Tuzak: Seçilen hedefin; kandırılarak, yanıltılarak, dikkati dağıtılarak, gizlenerek/yarı gizlenerek, gizli/yarı gizli yöntemlerle istenilen konuma veya hâle getirilme işlem ve işlemlerine tuzak denebilir. Tuzak veya tuzaklar; bireyden bireye, gruptan gruba, devletten devlete veya devletlere kurulabilir.

Türkiye’nin dost ve kardeş coğrafyalarında istikrarı bozucu girişimler, her gün artarak sürmektedir. Adı geçen coğrafyalarda tuzakçılar iş birlikçiler bulabilmekte, bulduklarını da kullanmaktadır.

Kurulan tuzakları coğrafi anlamda gruplandırarak ele almakta yarar var! İran; Türkiye ve Türkler açısından çok önemli ve hassas bir bölgede yer almaktadır. Bu önem, İslam öncesi ve sonrasında öneminden hiçbir şey yitirmemiştir. Batılı ve doğulu emperyalist ülkeler ile küresel Siyonistler; yüz yılı aşkın bir süredir İran üzerinde aralıksız çalışmışlar, şimdilerde çalışmalarının karşılığını almaktadırlar.

İran coğrafyasında ve mücavir sahalarda; Kürt azınlıkları, Farsları (Pers asıllıları) ve Beluçları kullanmakta, mezhep farklılıklarını kaşımaktadırlar. Farisiler genelde devlet yönetiminde ve mezhep yönetiminde etkilidirler! Beluçları, İran’ı güneyden kuşatmak amacıyla elde tutmaktadırlar. Kürtleri ise bölgeyi istikrarsızlaştırmak gayesiyle hazırlamışlardır.

İran’da paralel yapı, Türkleri hedef tahtasına yerleştirme amacındadır. Hedeflerine ulaşmak için ABD ve İsrail ile (Türk düşmanı kimi bulurlarsa) iş birliğine gitmekte, ortak çalışmaktadır. Yazıyı uzatmamak için örnek vermek istemiyorum.

Bu yapı, Türkiye’nin terörsüz bölge çalışmalarını engellemek veya yavaşlatmak niyetiyle saldırılarını sürdürmektedir. Dâhilde ise ülke nüfusunun yarıdan fazlasını oluşturan Türkleri ezmek gayesiyle başta altyapılar olmak üzere ölü ve yaralı sayısını artırmak, yoksullaştırmak ve aç kalmalarına neden olmak üzere İran içlerinin bombalanması için ellerinden gelen her şeyi denemektedirler.

İran’ın mücavir sahasında ise (Irak-Suriye) istikrarsızlaştırmak için saldırılar düzenlemekte; sahadaki Türklerin arada ezilmesini sağlamak üzere savaşı genişletmekte, Türkiye’ye ekonomik zararları derinleştirmek isteğiyle Körfez’i ateşe boğmuşlardır.

İran’daki Farisi etkinliğine eşlik etmek için Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimini yönlendirmekteler; Türkiye’yi savaşa çekmek isteğiyle Pakistan’ın çıkarlarına doğrudan saldırmayı deneyeceklerdir. Pakistan bu niyete karşın dik durmuş, tavrını net olarak ortaya koymuştur.

Karadeniz’de ise Ukrayna, Türkiye’yi ilgilendiren gemilere değişik yerlerde saldırılar düzenlemektedir. Ukrayna’yı cesaretlendiren küresel Siyonist aklı ve küresel emperyalistleri göz önünde bulundurmalı, aydınlarımız toplum huzuruna çıktıklarında öyle konuşmalıdırlar.

Türk devlet aklı tüm bu niyet ve girişimleri çok önceden tespit ve teşhis etmiş, hazırlıklarını yapmıştır. Özellikle Dışişleri Bakanlığının eylemlerinden bu rahatlıkla anlaşılmakta; devlet yetkililerinin yaptığı açıklamalar sanki Türk devlet aklının dışa vurumu gibidir.

Suriye ile ilgili televizyonlarda yapılan tartışmalar, Siyonist ve emperyalist aklın ortak çalıştığını göstermektedir. Yine yetkili makamlarca yapılan açıklamalar ve işler; Suriye sahasında olanları dikkatle takip etmekte ve müdahale etmekte olduğunun göstergesidir.

İran yönetimindeki Türk asıllılar ve bazı kesimlerin Türkiye’ye hak verdiklerini açıklamalarından anlamaktayız!

Bâbülmendep Boğazı’nın ve Kıbrıs’ın eş zamanlı dile getirilmesi, asıl tuzağın Türkiye ve Türkler için hazırlandığına işaret etmektedir. Kurulan ve işletilmeye çalışılan tuzağın içeriğini öngörmek çok zor olmasa gerek.

T.C. akıllı, deneyimli ve güçlü bir devlettir. Her zaman ve her yerde kurulan tuzakları bozacağından, tuzakları aşacağından emin olanlardanım. Alınan önlemler, açıklamalar ve takınılan tutumlar benim emin olma duygumu beslemektedir.

Görklü Çalap’ımızın görkemli selamları; ülkem için her işi, işlemi ve hazırlığı vaktinde yapan, hazırlanan her türden tuzakları bozan, ülkemi korumak için yola çıkanların, çıkacak olanların ve sırasını bekleyenlerin üzerine olsun. Vesselam.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!