Lütfullah Kaleli
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Çıldırmaya Az Kaldı

Çıldırmaya Az Kaldı

featured

Lütfullah Kaleli tarafından kaleme alınan bu metin, Türkiye’nin uluslararası alandaki yükselişine karşı Avrupa Birliği ve bazı Batılı güçlerin sergilediği tutumu sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, dış güçlerin Türkiye’yi dizginlemek adına Yunanistan ve Fransa gibi ülkeleri stratejik birer araç olarak kullandığını öne sürerek bu durumu “mayın eşeği” metaforuyla betimler. Metne göre, Türk dünyasının birleşmesi ve bölgedeki nüfuzun artması, küresel odaklarda büyük bir rahatsızlık ve kontrol kaybına yol açmaktadır. Ülke içindeki bazı siyasi aktörlerin dış merkezli politikalara destek vermesi, yazar tarafından milli çıkarlara ihanet ve mandacılık olarak nitelendirilir. Türk devlet aklının tüm bu saldırılara karşı teyakkuzda olduğu belirtilirken, toplumsal birliğin korunması gerektiği vurgulanmaktadır. Nihayetinde yazı, Türkiye’nin güçlenmeye devam edeceği ve engelleri aşacağı inancıyla son bularak milli bir duruş sergilemektedir.

 

Yazımın başlığını bir şarkıdan aldım. Yani kontrolden çıkmaya ramak kaldı. Aklı, bilimi neredeyse askıya alıyorum şeklinde anlamak olası.

AB ülkeleri bir yandan Türkiye Cumhuriyeti’ne yanaşmaya çalışırken, korkularını bastırmayı umuyorlar.

Öte yandan, şuur altındaki duygularının kontrol altına alınamaz boyutta olduğu anlaşılıyor. AP’de Türklere, Türkiye’ye hakaret etmek moda oldu.

Türkiye aleyhine raporlar düzenlemek işgüzarlık düzeyinde.

Son olarak, yaptırım istemeleri; Adalet Bakanını, adalet sistemimizi denetlemeye kalkmaları ukalalıkları zirve yapmış durumda. Küstahlıkta sınır tanımıyorlar.

Devlet olarak her seviyeden açıklamalar, uyarılar ve ret açıklamaları peş peşe geliyor. Türkiye’nin ve Türklerin güçlenmesi Avrupalı yöneticileri çıldırtmış durumda.

Engelleri aşmak için mayın eşeklerini kullanmaya başladılar.

Mayın eşekleri deyimini açmak gerek! Mayın eşekleri: bir askeri terim.

Mayınlı arazileri temizlemek, yol açmak için; işe yaramaz, yaralı, hasta eşekleri sahaya sürer, mayınları patlatır, açılan yoldan geçerlermiş.

Küresel Siyonist akıl mayın eşeklerini sahaya sürmüş durumda!

Kimler mi bu mayın eşekleri? Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Fransa, İsrail. İçeride ise bazı siyasetçiler Türk siyasetini düzenlemekten bahsediliyor. [1]

Bu aparatlara, Cumhurbaşkanlığı ve diğer devlet organlarınca yapılan ciddi uyarılar oldu. (“Cevabımız çok net ve sert olacaktır.”) Aynı yönde MSB tarafından da açıklamalar yapıldı.

Arayan belasını da Mevla’sını da bulur! Ne yapalım, aklı devre dışı bırakanların hallerini hep birlikte göreceğiz.

İçeride ise bazı siyasetçiler, “Mücadelemiz NATO için” diyorlar! NATO için mücadele edeceğinize; Türkiye Cumhuriyeti için, Türk için, ortak çıkarlarımız için mücadele etseniz kıyamet mi kopar?

Devletimizi AB ülkelerine, İngiltere’ye, ABD’ye şikâyet edeceğinize; sine-i millete şikâyet etseniz bir tarafınız mı kopar!

Mayın eşeklerinin neden sahaya sürülmek istendiğine gelince: Kafkaslardaki Türk etkisi, Orta Doğu’daki etkisi, ticaret yollarının yeniden düzenlenmesindeki etkimiz, tarihi bağlarımız, Afrika’daki etkinliğimiz ve faaliyetlerimizi, Balkanlardaki etkimiz, son düzenlemelerimiz, dostların bütünleşme çabalarının oldukça güçlenmesi, Türk dünyasının birlik ve beraberliği.

Daha birçok nedenler!

Cumhurbaşkanlığı makamınca: “Mücadelemiz; mandacılarla, yağmacılarla!” [2] denilmektedir. Acaba mandacılarla yağmacıların organik bağları ne düzeydedir?

İyice araştırmaya muhtaç bir konu!

Alman AfD: “Türklerin sayısı azaltılsın, güçleniyorlar!” istek ve uyarısını yapıyor! Bu, Almanların şuur altı düşüncelerinin su yüzüne çıkmasıdır.

Yunanlıların AP’yi kullanmaları ve her fırsatta Türkiye’ye hakaret etmeleri rastlantı değildir.

Türk devlet aklının, yurt içinde ve yurt dışında güçlü önlemler aldığı; olayların oluş sıralamasından, şeklinden anlaşılmaktadır.

Küresel Siyonist aklın her yönden gelen saldırılarının etkisiz hale getirildiği belirgin haldedir.

İçimizdeki her türden yozlaşmaya karşı durmak, devletimizin yaptığı açıklamaları kabullenmek; birliğimize, dirliğimize zarar verebilecek söz, düşünce ve davranışlardan uzakta kalmak yeterlidir.

Mayın eşeklerini kontrol altında tutacağımıza; vakti geldiğinde, kuyruklarını, kulaklerini keseceğimize inananlardanım. “Eski düşman dost olmaz!” deyişine katılanlardanım.

Biz Türkler için yüksekliğin hududu yoktur. Yükselmeye, güçlenmeye, düşmanlarımızı kudurtmaya, çıldırtmaya devam!

Görklü Çalap’ımızın görkemli selamları; düşmanlarımızı çıldırtmaya, kudurtmaya, yükseklikte sınır tanımayanların; güzel ülkemin çıkarlarını içeride, dışarıda, karada, havada, denizde, her zaman, her yerde koruyanların üzerine olsun. Vesselam.

 

 


[1] Takvim yazarı Bekir Hazar’ın 10/06/2026 tarihli “Hadsiz Michael Kudurdu” yazısına bir göz atmakta yarar var

[2]Akit, 11/06/2026

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!