Bu köşe yazısı, Türk milletinin tarihi derinliğini, köklü kültürel mirasını ve coğrafi genişliğini vurgulayan kapsamlı bir anlatı sunmaktadır. Yazar, Türklerin adalet ve hürriyet anlayışıyla tarih boyunca çok sayıda devlet kurduğunu ve üç kıtada kalıcı izler bıraktığını belirtmektedir. Anadolu’nun kadim bir Türk yurdu olduğu savunulurken, günümüzde bağımsız ve özerk yaşayan Türk topluluklarının birliği ile gücü üzerinde durulmaktadır. Türk karakterinin mertlik, dürüstlük ve devlet kurma iradesi gibi temel vasıfları, milli figürlerin sözleri ve tarihi zaferler eşliğinde yüceltilmektedir. Sonuç olarak eser, Türk varlığının ve kimliğinin dünya tarihi için vazgeçilmez bir değer taşıdığını güçlü bir dille ifade etmektedir.
Türk, var olduğu bütün coğrafyalarda kendinden bahsettirmiş, kendini hissettirmişti.
Bir süre sonra o olmadan karar alamadılar, onun desteği olmadan bir müşkülü çözemediler.
Türk sadece kendi ayakta kalmadı.
Birçok devleti de ayakta tuttu.
Korudu.
İmdadına yetişti.
Yıkılmasını önledi.
Orta Doğu’da Türk’ün ayak basmadığı tek bir yer yoktu.
Doğu Avrupa ve Balkanlarda da öyle.
Hatta Fatih’ten bin yıl kadar önce İstanbul kapılarında da görüldü Türkler…
Türk’ten destek ve yardım görenler, sonradan her şeyi unuttular, Türk için “Mevali” dediler.
Kendi barbarlıklarını örtbas etmek için, “Barbar” dediler.
Oysa Türk Milleti kurduğu devletlerle Haçlı seferlerini durdurmuş, Viyana kapılarına dayanmış, Roma’yı titretmiş, üç kıtaya hakkı, hukuku ve adaleti getirmişti.
Cümle kıtalarda yaşayanların dilinden çok daha sağlam temellere oturmuş bir dilleri ve kültürleri vardı.
Türkçe gibi bir dili konuşmak, Türkçe ile anlaşmak bir ayrıcalıktı.
Türk’e dost olmak, Türk’ün güvenini kazanmak da öyle.
***
Çin, Türk akınlarını önleyebilmek adına Çin Seddi’ni yapmış; ona rağmen o korku abidesi Çin Seddi sayısız defa aşılmış.
Sun Tzu tarafından hayata geçirilen savaş sanatı kitabı Türklere sökmemiş, Çin Sarayı titremeye devam etmişti.
Kendi iç meseleleriyle boğuşan Japonya, kendini dış dünyaya kapatmıştı.
Türk Milletinin bir hamlede Hazar Denizi’nin kuzeyinden Avrupa içlerine girmesi, Hazar Denizi’nin güneyinden Orta Doğu’ya gelmesi ve Anadolu önlerinde gözükmesi tesadüf değildi.
Orta Asya’da Mete efsanesi, Kül Tigin efsanesi, Alp Er Tunga efsanesi, kıtada var olan Türk adını kıtanın dört bir yanına taşımaya yetmişti.
Türk yeter ki sağ olsundu, var olsundu…
Devlet kuran Türkler; Hun oldular, Göktürk oldular, Kutluk oldular.
Her coğrafyada ayrı birer devlet kurdular…
Türk’ün var olduğu yerde devlet vardı, o devletin yaşattığı, başına taç ettiği Türk Milleti vardı.
Devletini ve milletini kendi canından önde tutan Hakanlar, Kağanlar vardı.
Bumin Kağan diyordu ki: “Ey Türk! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe, senin ilini ve töreni kim bozabilir?”
Ötüken’in bağrından taştı, çağladı Türklük…
***
Ulaşmadığı dağ, ova, geçit, nehir, yol; ulaşmadığı memleket, ulaşmadığı derya, deniz, okyanus; ulaşmadığı kıta kalmadı.
Türk yeter ki sağ olsun…
Öyle diyarlar, öyle topraklar yurt oldu, yurt tutuldu ki…
Bazılarına binlerce yıl içerisinde kaç kere geldi, kaç kere kondu göçtü, izlerinden tanıdı dünya…
Tanısa da inkâr etti.
“Yok” dedi, “olmaz” dedi…
Hele ki binlerce yıl öncesindeki bu izlerle o izler bu kadar da benzer mi, aynısı seslerine sustu, cevap veremedi.
En güzel ve çarpıcı örnek neresi mi?
Anadolu elbet…
Höyükler cenneti Anadolu, bırakılan izlerin de cenneti…
Ya izlerin işareti?
O işaretler diyorlar ki…
Hoş geldin ecdat diyarına Türk…
Bakma sen antik çağlardaki yer isimlerine… Onlar daha çok yeni…
Derinlere inmez o sözde araştırmacıların hiçbiri, inemez.
İndiğinde karşısına Türk çıkacağını bilir.
***

“Bilmeyen ne bilsin bizi, bilenlere selam olsun…” dememiş mi Yunus?
Kim o Yunus?
Bu toprakların, bu coğrafyanın, Türk Milletinin özbeöz evladı değil mi?
Demiş zaten diyeceğini…
Anadolu çok daha derin sırlar saklıyor bağrında.
O sırları bir bilen, bir çözen vardı.
Onun adı da Gazi Mustafa Kemal Paşa idi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, asrın dâhisi…
Diyor ki: “Büyük devletler kuran ecdadımız, büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur.”
Diyor ki: “Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağımdır.”
Diyor ki: “Bu ülke, tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.”
Her açılan höyükten ürkmeye ve korkmaya başladılar aslında.
Göstergeler onların iddialarının dışında Türkleri işaret etmeye başladı.
Höyükler açıldıkça saçılıyor Türk’ten izler, nişaneler.
Anadolu haykırıyor…
Türk Anadolu, Türk’ün Anadolu, Türk’tür Anadolu…
***
Türkler Doğu Türkistan’da, Kerkük’te, Musul’da, Erbil’de, Halep’te, Batı Trakya’da, İran’da, Bulgaristan’da, Balkanların birçok köşesinde.
Türk yeter ki sağ olsun…
Yaklaşık 300 milyon Türk, dünyanın her tarafındalar…
Yedi bağımsız Türk devleti var dünya üzerinde, Macaristan gibi bir destekçimiz daha var aslı nesli Türk olan…
Bağımsız Türk devletleri dediğimiz devletler başta:
Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Kazakistan Cumhuriyeti, Özbekistan Cumhuriyeti, Kırgızistan Cumhuriyeti, Türkmenistan Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC).
Türk kardeşlerimiz Rusya Federasyonu’na bağlı da olsalar ayaktalar.
Cumhuriyetlerini kurarak “Türk’üm” demeye devam ediyorlar.
Rusya Federasyonu’na bağlı olarak yaşayan yedi özerk Türk cumhuriyeti bulunuyor:
Tataristan Cumhuriyeti, Başkurdistan Cumhuriyeti, Çuvaşistan Cumhuriyeti, Saha (Yakutistan) Cumhuriyeti, Tuva Cumhuriyeti, Hakasya Cumhuriyeti ve Altay Cumhuriyeti.
Ayrıca yine Rusya Federasyonu’na bağlı olarak kurulan, diğer etnik gruplarla birlikte Türklerin de içinde bulunduğu iki cumhuriyet daha var:
Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti (Karaçay Türkleri ve Çerkesler), Kabardey-Balkar Cumhuriyeti (Balkar Türkleri ve Kabardeyler).
Bizim başı dumanlı, gözü yaşlı ve yaslı, eli ayağı, dili bağlı bir kardeşimiz daha var:
Doğu Türkistan.
Zalim Çin; baskıyla, zindanla, ölümle, işkenceyle Uygur Türkü kardeşlerimizin vatanını dünyanın en büyük açık hava hapishanesine çevirdi.
Hâlâ inkâr ediyor, ettikçe de battığı yalan bataklığında debelenip duruyor.
Hür dünya Doğu Türkistan dramına seyirci.
Doğu Türkistan, 300 milyonluk Türk dünyası desteğini arkasında görmelidir.
Ayrıca İslam aleminin de.
Uygur Türkleri hem soydaşlarımız hem de din kardeşlerimizdir.
***
Türk demek, açık sözlü demek.
Doğru düzgün demek.
Türk’e dostsanız sırtınız yere gelmez demek.
Türk, her nereye giderse gitsin kendini tanıtırken “Ben Türk’üm” diye söze girer.
Türk’ün gözünün karalığı; sevdikleri için, yurdu, toprağı ve vatanı için gözünü kırpmadan ölüme yürümesi hiç kimseye benzemez, zaten bir başka örneği de yoktur.
Türk’ün benzeri kahramanlık gösterenler için “Türk gibi karşı koydu, karşı durdu, çarpıştı” denmesi en az iki bin yıldan beri yaygındır dünya üzerinde…
Türk; mertliği, açık sözlülüğü, pratik zekâsı, çözüm odaklı olmasıyla öne çıkmış, farkındalık yaratmasını bilmiş, “Türk gibi” denilmesine yol açmıştı.
Türk, yalan söylemez…
Hile hurda bilmez…
Haksızlığa tahammülü yoktur.
Canını emanet edebilirsin.
Emanete hıyaneti yoktur.
Türk, kimseye yan gözle bakmaz da baktırmaz da…
Altına, akçeye tamah etmez, dönüp bakmaz.
Hakkından fazlasını kabul etmez.
***
Türk yeter ki sağ olsun…
Türk’ü iyi tanıyanlar, tanımayanlara dediler ki:
Aklın varsa Türk’e hasım olma… Onun aleyhinde bulunma… Arkasından iş çevirme… Kuyusunu kazma… Kafasının arkasında gözleri varmışçasına bilir, görür, sezer…
İşte o zaman o içten pazarlıklıların vay haline…
Türk’ün en önemli vasfı, “devletsiz millet olmaz” kararlılığıdır.
Türk’ü diğer milletlerden ayıran en önemli özelliği budur.
Türk, kartal gibidir.
Kanat uzunluğu tahminler ötesi olanlardan…
Bazen üç kıtayı kaplar, diğerlerine gölgesi düşer…
Türk, aslan gibidir.
Kılıçarslanları vatan toprağını ölümüne savunur.
Kudüs’e kalkan olur, Çanakkale’yi geçilmez yapar.
Antep’te de Urfa’da da Maraş’ta da destan yazar…
Anadolu’dan, Gazi Mustafa Kemal Paşa efsanesi doğar…
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın…” düsturu Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e sadece vasiyeti değil, Türk Milletinin özünü ve ruhunu da yansıtan, Türk Milletinin var oluşundan bu yana gelen temel felsefesidir.
Türk sağ olsun yeter ki…
Yurt da tutar…
Ocak da yakar…
Devlet da kurar…