Erol Sunat
  • 633 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Hâlimiz Hâl Değil

Erol Sunat tarafından kaleme alınan bu metin, toplumun içinde bulunduğu ekonomik dar boğazı, sosyal yozlaşmayı ve bireylerin ruhsal tükenmişliğini hüzünlü bir dille ele almaktadır. Yazar, yüksek enflasyonun ve geçim derdinin gölgesinde bayram sevincini dahi yaşayamayan insanların çaresizliğini vurgularken, Türkçenin maruz...

Devamını Oku

Beni de Yaz O Yarımların İçine

Erol Sunat'ın bu yazısı, hayatın her alanına sirayet etmiş olan yarım kalmışlık ve eksiklik hissini derin bir hüzünle ele almaktadır. Yazar; ekonomik sıkıntılar, enflasyon ve toplumsal yozlaşma nedeniyle paylaşma kültürünün zayıfladığını ve hayallerin yarıda kaldığını vurgular. Metinde, bireylerin hem maddi...

Devamını Oku

ZİNDAN KUŞUNUN HİKAYESİ

Bu hikaye, "zindan kuşu" lakaplı kimsesiz bir gencin, zalim bir Bey tarafından yönetilen bir şehirdeki zorlu mücadelesini anlatmaktadır. Sürekli hapse girmesine rağmen haksızlıklara boyun eğmeyen genç, yaşlı bir kadının ve bir Sultan temsilcisinin yardımıyla hayatını düzene sokmayı başarır. Hikaye boyunca...

Devamını Oku

PAZARA PAZARA ÇOKTAN GELDİK NAZARA

Bu metin, Anadolu kültüründe köklü bir yere sahip olan nazar ve göz değmesi kavramlarını toplumsal ve psikolojik boyutlarıyla ele almaktadır. Yazara göre nazar, sadece batıl bir inanç değil, aynı zamanda insanların yaşadığı talihsizlikler, ekonomik sıkıntılar ve bozulan sosyal ilişkiler karşısında...

Devamını Oku

Hızırın Elinin Değdiği Gün

Yazar Erol Sunat, Hıdırellez'i Türk milletinin manevi baharı ve toplumsal bir arınma vesilesi olarak tanımlamaktadır. Metinde bu özel günün, küslüklerin sona erdiği, kalplerin onarıldığı ve birliğin pekiştiği kutlu bir zaman dilimi olduğu vurgulanmaktadır. İnsanların kibir ve tartışmalardan uzaklaşarak umuda tutunması...

Devamını Oku

Düşen Bir Yaprak Görürsen

Erol Sunat’ın bu yazısı, dalından kopan bir yaprağı insan yaşamının geçiciliği ve kaçınılmaz sonuyla özdeşleştiren derin bir tefekkür sunmaktadır. Yazara göre yaprakların yere inişi sadece fiziksel bir ölümü değil, aynı zamanda yıkılan hayalleri, kopan bağları ve hüzünlü ayrılıkları simgelemektedir. İnsanların...

Devamını Oku

Hastanın Hikayesi

Erol Sunat tarafından kaleme alınan bu anlatı, ailesi tarafından terk edilen yaşlı bir kadının dokunaklı hikayesini ve sonrasında yaşanan adalet sürecini konu almaktadır. Çocukları ve akrabaları, kadının servetine konmak amacıyla onu ölüme terk etse de Hekimbaşı ve bir şifacı kızın...

Devamını Oku

Doluya Koyduk Almadı Boşa Koyduk Dolmadı

Yazar, 2026 yılının Mayıs ayına girerken toplumun hissettiği derin ekonomik çaresizliği ve ruhsal yorgunluğu nostaljik bir bakış açısıyla ele almaktadır. Metin, artan enflasyonun ve geçim sıkıntısının gölgesinde kalan bahar coşkusunu, eski bayramların masumiyetiyle kıyaslayarak hüzünlü bir tablo çizmektedir. Yaşama sevincinin...

Devamını Oku

Mağdur-u Bahar

Bu yazı, baharın geleneksel anlamını yitirerek artık neşe ve diriliş yerine hüzün, savaş ve mağduriyet getiren bir mevsim haline gelmesini ele almaktadır. Yazar, doğanın canlanışını temsil eden bu dönemin günümüzde çatışmaların, siyasi krizlerin ve ekonomik zorlukların gölgesinde kaldığını vurgular. Eskiden...

Devamını Oku

Alem Ne Der, Ya El Alem?

Bu köşe yazısı, toplumun bireyler üzerindeki yoğun baskısını ve "el alem ne der" korkusunun yaşam sevincini nasıl körelttiğini ele almaktadır. Yazar, dedikodu ve gıybet kültürünün insan ilişkilerini zehirleyen, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yıkıcı etkilerine dikkat çeker. Toplumun her an...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!