Mehmet Özkendirci tarafından kaleme alınan bu yazı, Türkiye’nin güncel sosyo-ekonomik ve politik sorunlarını sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, yolsuzluk iddialarından liyakat eksikliğine, ekonomik verilerdeki tutarsızlıklardan eğitim sistemindeki can kayıplarına kadar geniş bir yelpazede toplumsal aksaklıkları dile getirmektedir. Özellikle Merkez Bankası’nın zararları, şaibeli diploma süreçleri ve devlet harcamalarındaki tezatlar üzerinden yönetim anlayışına yönelik mizahi ancak sitemkar bir yaklaşım sergilenmektedir. Metin, halkın karşılaştığı geçim sıkıntısı ve iş güvenliği yetersizliklerini vurgulayarak ülkedeki adalet ve refah dengesizliğine dikkat çekmeyi amaçlar. Sonuç olarak eser, okuyucuyu ülkenin içinde bulunduğu kaotik gerçekliklerle yüzleşmeye davet eden çarpıcı bir toplumsal hiciv niteliği taşımaktadır.
Ve bir dünya rekoru bizde sıradanlaşan… Bir kişi, 27 yıl boyunca bir kazma bile vurulmayan bir tesisten emekli olmuş. Yine de vicdan sahibiymiş, her gün işe gitmiş. Hiç üniversiteye gitmeden alınan diplomalar ülkesinde, olmayan bir tesisten emekli olmak pek yadırganmamalı. Bastır parayı, al diplomayı.
- TÜİK Başkanı, Avrupa’nın yıllık enflasyonunu Türkiye’nin aylık enflasyonu gibi gösterdiği için görevden azat edildi. Bir de T.C. Merkez Bankamız var ki; özel bankalar kâr rekorları kırarken, dünyada zarar rekorları kırıyor. Duruma “Ekonomistim” diyen yöneticiler acilen el atmalı; yoksa seçimlere kadar açlık sınırı altındaki halkımız Hint fakirlerine döner.
- Ufukta pek erken seçim olasılığı görülmüyor. Dibi gözüken Merkez Bankasına para akışı için Mevlâna gibi; “Gel ne olursan gel; ak para, kara para fark etmez, yirmi yıl vergi vermeden yaşa” Bunca vergi vermeyen patronlar varken sen de arada kaynarsın. Hem daha yeni bir astronot, uzayda yer çekimi olmadığının kanıtı için gönderilmedi mi?

- Daha ne Gabar’daki petrol ne de Akdeniz’de ihraç edilecek kadar doğalgaz bulunamadı. Burnumuzun dibinde ucuz Azeri doğalgazı varken, ta okyanus ötesi Amerika’dan üç katı fiyatına satın almak, sıkışan Trump ekonomisine bir katkıda bulunmak diye algılanmasın. Bunlar devletler arası, halkın kafasının basmadığı işler.
- Son aylarda sosyal medyada tanınmış kişilerin zekâsı ile yapılan haberler var. Bunlardan biri, Nobel ödülü aldığı söylenen Ender Saraç.
- Yirmi bir günde kilo alma derdinden sonsuza kadar kurtaracakmış; hem de ne yersen ye!
- Bay Saraç, gerçek bir Nobel ödülü almak istiyorsan halkın midesini doldurmanın yolunu göster…
- Son örnek hepten akıllara ziyan: MESEM’de öldürülen öğrenci sayısı 18 oldu. Öğrencilerin %90’ı iş kazası geçirirken Bakan, “Anlatsak da bir şey değişmez” Patronlara ucuz iş gücü sağlamak Milli Eğitim Bakanı’nın görevi mi? Biz de bunu anlamadık Bay Yusuf… Sizin çocuklarınız özel oldukları için özel okullarda okuyorlar; onlarda ölen, yaralanan yok.