Yusuf Dülger tarafından kaleme alınan bu yazı, bir toplumun millet olma ve bu varlığı sürdürme sürecindeki temel unsurları ele almaktadır. Yazara göre, bir ulusun ayakta kalabilmesi için ortak dil, kültür ve vatan birliği hayati bir önem taşımaktadır. Ancak metin, Türkiye’deki millî bütünlüğü tehdit eden bölücü unsurların ve kimlik kaybına uğramış kesimlerin yarattığı tehlikelere dikkat çekmektedir. Özellikle millî değerlerden kopan ve dini kavramları yanlış yorumlayarak siyasal çıkarlara alet eden grupların toplumsal yapıya zarar verdiği vurgulanmaktadır. Yazar, bu olumsuz tutumların tarih bilinci eksikliğinden kaynaklandığını belirterek, millî bayramlar üzerinden sergilenen karşıt tavırları eleştirmektedir. Sonuç olarak eser, Türk halkının kendi öz kimliğini koruması gerektiğini savunan toplumsal bir uyarı niteliği taşımaktadır.
İnsanlar bir ana-babadan çoğalmışlar; sonra aileler, boylar, milletler oluşmuş.
İlgili bilim dallarına göre insan tek başına yaşayamaz, yaşasa da mutlu olamaz, varlığını sürdüremez; birliktelik kuracak, dayanışacak, gelişecek ve milletleşecek.
Millet olmak için millî dil, kültür ve bir yurt olacak. Bunları oluşturmayan, sürdürmeyen bir ulus dağılır, devleti yıkılır veya yozlaşır.
Bunlar hepimizin bildiği şeyler, doğrulukları kesin.
Buna rağmen Türkiye’de millî kültürümüze karşı olanlar var. Bunlar bütünün içinde yer alma yerine bütünü parçalama, farklı unsurlar yaratma gibi bir emel taşıyorlar ve tabii hadlerini aşıyorlar, Türk halkının iyi niyetini zorluyorlar. Bundan kimse hayır görmez, en başta kendileri zarar görür; tarih bunun örnekleriyle doludur.

Millî varlığımızı sürdürmede sıkıntı veren bir kesim daha var. Bu kesim bütünün bir parçası olmasına rağmen; çok kimlik kaybına uğradığı, düşünme yeteneği kazanmadığı, Arap kültürünün etkisinde kaldığı, her şeyi din gözüyle gördüğü, siyasal ümmetçilik yaptığı ve çıkarcılığa alıştığı için Türk ve Türkiye düşmanlığı yapıyor.
Bu kesim Kur’an’daki “Millet, Ümmet” gibi kavramların tarihî süreç ve anlamlarını bilmiyor. Bu kesim geçmişi bilmiyor, güne ayak uyduramıyor, geleceği hesaplayamıyor; bu kesimde son dönem Osmanlı kültürü var.
Bu kesimde soysuzluk ve hatta elemanlık bile var. Son yıllarda çektiğimiz acıların ana nedenlerinden birisi de budur.
Geçen gün 23 Nisan Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramı‘ydı. Bayramla ilgili olarak düşündürücü bazı söz ve tutumlara tanık olduk. Bu yazıya o söz ve tutumlar neden oldu; sonraki yazımda onlara değineceğim.