Yusuf Dülger tarafından kaleme alınan bu metin, Türkiye’nin egemenliği ve NATO üyeliği arasındaki çelişkileri sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, Türkiye’nin bir “NATO toprağı” olduğu fikrini reddederek, Batılı güçlerle kurulan ittifakın millî bağımsızlığa ve devletin temel değerlerine zarar verdiğini savunmaktadır. Makalede, dinin siyasi bir araç olarak kullanıldığı ve “Yeşil Kuşak” gibi projelerle toplumun yanıltıldığı öne sürülmektedir. Ayrıca, mevcut siyasi yapıların dış destekle meşruiyet kazandığı ve bu durumun Atatürk’ün tam bağımsızlık ilkesiyle bağdaşmadığı vurgulanmaktadır. Metin, Türkiye’nin kendi kimliğini koruyabilmesi için dış bağımlılıktan kurtulması gerektiği çağrısıyla son bulmaktadır.
“Türkiye aynı zamanda NATO toprağıdır” diyenler var. Böyle mantık olmaz. Türkiye Türk toprağıdır, Türkiye Türklerindir.
Türkiye aynı zamanda NATO’nun toprağı olacaktı da biz niye dünün yedi düveliyle (bugünün NATO ülkeleriyle) savaştık? Dün Haçlılar, “komünizm tehlikesi” diyerek Asya ve Afrika halklarını ezdiler, bugün işlerine gelecek yöneticiler bulup yeni işgallere hazırlanıyorlar.
Türkiye NATO’ya girdikten sonra Amerika’nın Doğu’da “Ön Karakolu” oldu; millî değerlerimiz, millî egemenliğimiz kirlendi, “Küçük Amerika” oluyoruz.
Amerika ve NATO bu süreçte inancı alet olarak kullandı, Musevi-Hristiyan-Müslüman İttifakını oluşturdu; artık din, “ehli kitap” kurgusuyla uyutuluyoruz.
NATO ve Amerika’ya karşı çıkanlar “dinsiz, ahlaksız” ilan edildi. “Üstat ve dindar” şair, “Amerika piyadelerinin bacaklarına sarılmamızı” önerdi; “hoca” görünümlü CIA elemanları Amerika’nın “Yeşil Kuşak” projesinde görevliler.
Sonrası belli; düşünce ve kişilik kaybı, masum halk ve coğrafyaların acıları, birbirine düşürülen Müslümanlar.

Türkiye’de, “İslam! Siyonizm, Haçlılara karşı cihat!” diyerek iktidara gelenler Kur’an’ın, “Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin…” mesajına peçe giydirdiler. Böyleleri Amerika ve NATO’nun desteğiyle meşruiyet kazanıyorlar.
Böyleleri aynı zamanda T.C. ve Atatürk karşıtıdır. Bu bir tesadüf mü? Bunlar aynı zamanda iftiracı ve bozguncu. Bunların gazetelerinden biri, NATO karşıtları için, “DÜNKÜ KERHANECİLER NATO KARŞITI OLDU” diye manşet atıyor. Oysa dün İstanbul’a gelen Amerikan askerlerini hoşnut etmek için alımlı karşıt cinsler ayarlayanlar, İstanbul’u süsleyenler bunlardı.
Türkiye’nin çiftçi, öğretmen, akademisyen, general, hukukçu vb. bütün kesimleri Atatürk’ün “TAM BAĞIMSIZLIK” ilkesini yaşatmak zorundadır. Aksi hâlde eski Gırnata, Bağdat, Kahire güzellemeleri Ankara için de yapılır.
Savaş toptan yapılırsa kazanılır.
