Yasin Aslan’ın İngiliz Ulusal Arşivleri belgelerine dayandırdığı incelemesi, Orta Doğu’daki mevcut çatışmaların kökeninin bir asır önceki emperyalist politikalara dayandığını ortaya koymaktadır. T.E. Lawrence tarafından kaleme alınan gizli raporlar, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ve İslam dünyasının bölünerek küçük, birbiriyle çatışan mikro devletçiklere ayrılması stratejisini gözler önüne sermektedir. Bu stratejinin en somut adımlarından biri, İbn Suud ile İngiltere arasında imzalanan Darin Antlaşması olup, Suud’un sömürge çıkarları uğruna kendi halkını dahi bastırdığı belgelerle aktarılmaktadır. Metin, geçmişte kurulan bu sömürge düzeninin günümüzdeki bölgesel güç savaşları ve ittifaklar üzerinden hala aktif bir şekilde işletildiğini savunmaktadır. Son olarak yazar, yaşanan tüm bu tarihsel komploların ve güncel finansal suçların üstünün örtülmeye çalışıldığını, ancak hakikatin her koşulda savunulacağını vurgulamaktadır.
Bugün Orta Doğu coğrafyasında dumanı tüten Yemen bataklığını, Kızıldeniz’deki güç savaşlarını ve kamuoyu önünde “hasmane söylemlerle” tiyatro oynayan düşman kamplarının perde arkasında nasıl sinsi bir askeri ittifakta birleştiğini anlamak, popülist tarihçilerin ezberleriyle mümkün değildir. Hakikatin çıplak haritasına ulaşmak için, siber barikatları yıkarak İngiliz Ulusal Arşivleri’nin en karanlık koridorlarına, tam 110 yıl öncesine inmek zorunludur. Karşımızda duran gerçek, anlık bir bölgesel kriz değil; İngiliz emperyalizminin DNA’sına kodlanmış asimetrik bir mülksüzleştirme operasyonudur.
İngiliz istihbaratının sömürge arşivlerindeki en meşhur vesika, meşhur İngiliz ajanı ve askeri görevlisi T.E. Lawrence tarafından Birinci Dünya Savaşı’nın tam kalbinde, 1916 yılında kaleme alınan ve “File 53/1915 Part IV” (German War: Turkey; Caliphate) dosyalarında saklanan “The Politics of Mecca” (Mekke Siyaseti) başlıklı gizli rapordur. Lawrence, İslam dünyasının sarsılmaz kalesi olan Osmanlı İmparatorluğu’nu ve Türk egemenliğini yıkmanın yegâne formülünü şu sözlerle kurumsal kayda geçirmiştir: “Şerif Hüseyin’in faaliyetleri bizim anlık hedeflerimizle uyuşmaktadır. Bu hedefler, İslami blokun parçalanması, Osmanlı İmparatorluğu’nun yenilgisi ve dağıtılmasıdır. Eğer bu siyasi değişimin şiddetli bir şekilde gerçekleşmesini sağlayabilirsek, İslam tehdidini kendi kalbinde, onu kendi içinde bölerek tamamen ortadan kaldırmış oluruz. İşte o zaman Arabistan’da ve Türkiye’de birbirine teolojik olarak savaş açmış halifeler olacak ve İslam, Papa Avignon’da yaşarken Papalık ne kadar tehlikeliyse, bizim için ancak o kadar az tehlikeli olacaktır.”

Ancak Lawrence’ın vasiyetindeki asıl sinsi dehşet, imparatorlukları yıktıktan sonra arkada bırakılacak coğrafyanın genetik haritasıdır. İngiliz sömürge aklı, Arap milliyetçisi grupları bağımsızlık vaatleriyle Osmanlı’ya karşı kışkırtırken, arkadaki toplumsal dokuyu şu soğuk analizle deşifre etmiştir: “Araplar Türklerden bile daha istikrarsızdır. Eğer doğru şekilde yönetilirlerse, siyasi bir mozaik halinde, birbirine kenetlenmekten aciz ama dış bir güce karşı her an birleşmeye hazır küçük, kıskanç emirlikler dokusu halinde kalacaklardır.” Bu sinsi planın gayesi nettir: Osmanlı Hilafetini arkadan vuran paktları mikro devletçikler halinde bırakarak birbirleriyle sonsuz bir savaşa mahkûm etmek ve küresel sermaye için bir daha asla tehdit oluşturamayacak şekilde zayıf tutmaktır.
Bu asimetrik planın sahada ete kemiğe büründüğü en somut laboratuvar vesikası ise modern Suudi devletinin kurucusu İbn Suud ile İngiliz İmparatorluğu arasında 1915 yılında imzalanan Darin Antlaşması’dır. Resmî İngiliz misyon raporlarına (Report on Najd Mission 1917–1918) göre; İbn Suud, Osmanlı Devleti’ni ve Türk idarî nizamını “tekfir” ederek tamamen saf dışı bırakmış, İngiliz sömürge valilerini “kuzenlerim” diyerek övmüş ve İngiliz koruması (vassal) altına girmeyi resmen taahhüt etmiştir. İngiliz sömürge fonlarından (File 4931/1916 – Bin Saud’s Subsidy) aylık düzenli 5.000 İngiliz sterlini altın, binlerce tüfek ve makineli tüfek alarak mühimmatlandırılan bu zihniyet, Filistin topraklarında bir İsrail devletinin kurulmasını öngören 1917 Balfour Deklarasyonu’na karşı esnek ve uyumlu davrandığı için, İngiliz yasal planlarına direnen Şerif Hüseyin’in yerine bizzat sömürge eliyle tercih edilerek Hicaz’ın hâkimi kılınmıştır.

Arşiv belgelerindeki (File 61/11 V – Hejaz-Nejd, Miscellaneous) en sarsıcı ve kan dondurucu itiraf ise İbn Suud’un İngiliz sömürge çıkarlarını korumak adına kendi halkına karşı giriştiği katliamdır. İngiliz hatlarını ve sömürge emirliklerini korumak için, sınır ötesine cihat açmak isteyen kendi radikal tebaasını (İhvan’ı) 1929-1930 yıllarında bizzat sömürge silahlarıyla katleden İbn Suud, İngiliz büyükelçisi Sir A. Ryan’a resmen şu beyanatı vermiştir: “Büyük Britanya ile ilişkilerimi korumak ve kendimi onunla karşı karşıya getirmemek adına kendi tebaamı azaltmayı ve onları ezmeyi seçtim.” Kendisini var eden sömürge efendilerine sadakat uğruna kendi halkını kurşuna dizen bu genetik kod, sömürge hâkimiyetinin Orta Doğu’daki kalıcı yasal zırhıdır.
Bugün Orta Doğu’da tarih tekerrür etmemekte, 1916’da masada kurulan o sinsi plan tıkır tıkır işletilmektedir. Dün ecdadımızı kutsal topraklarda kalleşçe kuşatma altına alan, Medine’yi aslanlar gibi savunan Fahreddin Paşa’nın karşısına sömürge silahlarıyla dikilen zihniyet, bugün de aynı asimetrik paktın sadık birer halkasıdır. Meclis bütçe koridorlarında fon hortumlamalarını deşifre eden araştırma önergelerini jet hızıyla reddedenler, fondaki kirli ortaklıklara 11 Ekim’de sansür kalkanı gerenler ve İsrail’in Eylat Limanı ile Siyonist gemilerin Kızıldeniz’deki güvenliğini sağlamak adına Suudi Krallığı’na asker, silah ve hava savunma sevk etmeye kalkanlar, Lawrence’ın vasiyetini sahada uygulayan görünmez aktörlerdir. Ancak unutulmamalıdır ki; kâğıt üzerinde ve bültenlerde üstü kapatılmak istenen her finansal suçun, ulus devletleri mülksüzleştirmeyi hedefleyen her sinsi planın satır aralarını soğuk laboratuvar vesikalarıyla sahada aramaya, hakikati en yüksek tirajlı kürsülerden haykırmaya devam edeceğiz. Hakikatin sesini hiçbir siber abluka kesemeyecektir.






