1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yasin Aslan
  4. Tarihin En Büyük Fon Hortumlanmasında ‘6 Kamu Kurumunun Hem İhmali, Hem Suiistimali ve Hem de AKP’li Şirketler Var’ Resmî İtirafı

Tarihin En Büyük Fon Hortumlanmasında ‘6 Kamu Kurumunun Hem İhmali, Hem Suiistimali ve Hem de AKP’li Şirketler Var’ Resmî İtirafı

featured

Maskeleri ve tüm bu sahte kılıfları kökünden darmadağın eden o nihai itiraf, bizzat AK Parti Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci tarafından haykırılmıştır: “Bu fon meselesinde maalesef yaklaşık 6 kamu kurumunun hem ihmali hem suiistimali vardır. Kamu görevlilerinin üst derecede ihmali var. Vurgun yapanlar diye bir ordu var. Bir de vurgunu yiyenler var. Onların içinde bizim şirketlerimiz de var!”

Bundan daha açık, bundan daha net bir idari ve kurumsal suçüstü belgesi finans tarihine geçmemiştir. İktidarın en tepe ekonomi yönetimi bizzat “Kendi kurumlarımızın suiistimali ve bizim şirketlerimizin de içinde olduğu bir vurgun ordusu var” derken, rejim Mecliste ve kürsülerde bambaşka bir illüzyon sahnelemektedir.

Bu büyük enkazın faturasını bir gece yarısı operasyonuyla 450 binden fazla masum fon mağduru vatandaşın üzerine yıkmaya çalışan idari nizam, hesap vermekten kaçmak adına bir kez daha 24 yıldır ezberlediği o bildik slogan kalkanına sığınmıştır. Nitekim resmî TBMM Genel Kurulu tutanaklarına düşen ibretlik vesika bütünüyle ortadadır: AK Parti Konya Milletvekili Gülay Samancı, milyarlarca liralık nakdin yasal zırhlarla buharlaştırılmasına karşı Meclis kürsüsünde elindeki kâğıttan şu hazır kılıfları peş peşe dizmiştir: “Ekonomik terör hareketlerine tek bir cevabımız vardır; Başaramayacaksınız! Milletimizi bölemeyeceksiniz. Bayrağımızı indiremeyeceksiniz. Vatanımızı parçalayamayacaksınız. Devletimizi yıkamayacaksınız. Ezanlarımızı susturamayacaksınız!”.

AKP’liler 24 yıldır ezberledikleri sloganları peş peşe dizerek, fonların hortumlanmasına kendilerince güçlü bir çözüm bulmuşlardır (!). Şimdi o kürsülere ve bu hamaset perdelerini üreten akla sormak gerekir: Ey Gülay Samancı, tarihin en büyük fon hortumlanmasını basit sloganlarla çözebileceğinizi, gizleyebileceğinizi mi sanıyorsunuz?

Milyarlarca liralık nakdi ve vatandaşın saf inancıyla toplanan paraları bizzat kendi resmî MKK belgeleriyle yandaş holdinglerin fon havuzlarına sinsice aktaranlar ortadayken, bu soygunu “dış güçler ve ezan bayrak edebiyatı” ile örtbas etmeye çalışmak kurumsal bir akıl tutulmasıdır.

Üstelik bu teolojik ve siyasi kalkan mekanizması topluma telkin edilirken, sistemin tam göbeğinden yükselen sosyolojik çelişkiler de birer birer patlamaktadır. Bilal Erdoğan kürsülere çıkıp, “Kolay yoldan zengin olmak isteyen kitle az buz değil. Bizim de ülkemizde kolay yoldan zengin olmuş insanları örnek göstermemek lazım. Kolay yoldan zengin olanları örnek gösterdiğimiz zaman toplumu bozuyoruz” diyerek adeta sosyolojik bir günah çıkarma seansına soyunmaktadır.

Soru yalın ve çıplak gözle görülecek kadar nettir: Ey Bilal Erdoğan, kolay yoldan zengin olanları örnek göstermezsen, bu halka dürüstlüğü vaat etsen ama arka planda 3 yılda %60.000, 17 ayda %7.000 şişirilen Ponzi fon çarklarına sessiz kalsan, bu toplum nasıl düzelir?

Sormak bizim anayasal ve yazar onurumuzun gereğidir: Milyarlar holding fonlarına akıtılırken, 250 bin masum mağdurun anayasal alacağına bir gece yarısı önergesiyle, “Takas Kesinliği İlkesi” (PBLK) çiğnenerek geriye dönük hukuksuzluklarla çökülürken neden sustunuz? Neden Meclis kürsülerinden kendi hırsızlarınızı ve bu vurgun ordusunu koruyan hamaset açıklamaları yaptınız da derhal adaleti tesis etmediniz?

Bizim kitabımızda haksızlıklar karşısında susarak dilsiz şeytan olmak yoktur. Hakikati en yüksek perdeden haykırmaya devam edeceğiz!

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!