Mehmet Özkendirci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Şiiristan 3

Şiiristan 3

featured
0
Paylaş

Mehmet Özkendirci’nin Şiiristan 3 isimli eseri, toplumsal sıkıntılardan bunalan okuyucuya bir nebze huzur ve teselli sunmayı amaçlayan kısa, vurucu şiirlerden oluşmaktadır. Şair, yaşamın geçiciliği karşısında sevgi, merhamet ve özlem gibi evrensel duyguları yalın bir dille işleyerek insan ruhuna dokunmaktadır. Metinlerde yalnızlık, hüzün ve imkansız aşklar temaları, doğa tasvirleri ve çocukluk hatıralarıyla harmanlanarak derin bir duygusallıkla yansıtılır. Yazar, hayatın yoruculuğundan kaçışı kelimelerin gücünde ararken, kalıcı olanın yalnızca içtenlikle yazılmış mısralar olduğunu vurgular. Bu derleme, modern insanın içsel yolculuğunu ve duygusal derinliğini yansıtan kısa bir edebiyat seçkisidir.

 

Ülkemizde son yıllarda bilhassa son yıllarda yaşanan olayları hayret ve ibretle izleyen sayın halkımızın sinir katsayılarını biraz olsun düşürmek için “Şiiristan 3” sizlerle.

 

SON

Bu ne hırs bu ne tamah

Sanma bu alemin sonu yok

Bir bak mezarlıklara

Hiçbirisinin donu yok.

 

HAYÂL

Yemek içmek

Dünyayı gezmek

Kâinat güzeliyle sevişmek

Bir hayâle hepsi bedava.

 

HÂL

Dünyanın bin türlü hali varken

Benim bir türlü halim var

O da sen.

 

MECHUL ŞAİR

Birgün alıp gideceğim başımı

Ne ismim ne cismim kalacak

Belki kalplerine dokunduğum

Şairi meçhul şiirlerim kalacak.

 

SENSİZ

Sensiz bir gece kaç sabah yapar

Çok saydım sabahlara kadar

Gözlerimi kırpmadan

Cehennemi ahrete bırakmadan.

YAĞMUR

Bu kuraklık bu yangınlar benim

Yağmurlar yağdırır

Bir konuşsa gözlerim.

 

SENİ SEVİYORUM

Bakma yalnızlığıma sitemlerime

Ben böyle de mutluyum

Az şey mi

Seni seviyorum.

 

GÖZYAŞLARI

Sizin hiç böyle gözyaşlarınız oldu mu

Yağmurlarla yarışan

Güneşte kurumayan

Tüm acılarınızı her damlasında topladığınız

Gözpınarlarınızdan düşmesine kıyamadığınız

Sahi sizin hiç böyle gözyaşlarınız oldu mu?

 

YAĞMURDA AŞK

*İlk defa gözleri parladı kadının

İlk defa elleri ısındı adamın

İlk defa mutluluğunu yaşadılar

Yağmurda ıslanmanın.

 

KÜÇÜK ÇİÇEK

Ulu ağaçların en uç dallarında

Bir küçük çiçeksin

Öpülmeden koklanmadan

Kuruyup gideceksin.

 

AÇLIK

Sana öyle açım ki

Nefesim sen kokuyor.

 

BOŞLUK

Bir derya iken boşluğun

Doldurmaz bilirim

Kadeh kadeh sarhoşluğum.

 

KABUK

Kabuk bağlamaz ki kalbim

Seni unutayım.

 

KALP

Sanma kalp dediğin bir avuç ettir

Onu kalp yapan

Sevgidir merhamettir.

 

OYUNCAK

Bakar giderim her gidenin ardından

Oyuncağı alınmış çocuk gibi.

 

TOPRAK

Sanma bıraktığın yerde kalacağım

Gittiğin gün toprak olacağım.

 

YOLLAR

Yollar yollar

Kimine gidilen

Kiminden gidilen

Yollar yollar.

 

GEÇEN GÜNLER

Sahi geçen günler nereye gider

Mesela çoçukluğum

Hacı Fettah mahallesinin

Sokak ressamı kara bilyası

Düş zengini Mehmet’i

 

GÖKYÜZÜ

Aynı gökyüzü altında yaşıyoruz

Sen güneşle

Ben senle ısınıyoruz.

 

ZEMBEREK

Çözüldü pas tutmuş zembereğim

Şimdi ben

Saatleri peşinden koşturan

Zır deliyim.

 

YÜREK MAHKÛMU

Çok yorgunum be usta

Bu derya bitmez ben bitmeden

Beni ıssız bir çöle bırak

Bıktım geçikmiş saatlerden

Keşkelerden sevgisizlik lerden

Çok yorgunum be usta çok

Bir anlayanım olmadı

Bir soranım olsa ne yazar

Sana vasiyetim olsun

Her yağmurda bir şiirimi oku

Bitsin bu yürek mahkûmluğum

Çok yorgunum ve usta çok

Bedenim ayaklarıma yük

Nefes almaya gücüm yok

Çok yorgunum çok be usta.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!