Erol Sunat
  • 589 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Kervan Hikâyesi

Bir kıssadır anlatılan. Her kıssadan bir hisse alına denmiştir. Bu hikâyede, anlatılanlarla bir benzerlik var ise, tamamen tesadüften ibarettir. Ne kimse gönül koya ne de alınganlık göstere… Sürçü lisan eylediysek affola… Uzun uzun zaman önce memleketin birinde hoşgörüsü kıt, anlayışı...

Devamını Oku

Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine!

Sultanlar tepesi boş bir tepe değil. Mana yüklü, manevi atmosferle iç içe bir tepe. Şehrin simgesi. Hakikatlerle yüzleşmeye varsanız, hazırsanız eğer, gitmeyin bir başka yere. Gelin yüzleşin bu tepede yatanlarla…Çünkü onlar Selçuklunun Sultanları. Çünkü onlar gönüllerin Sultanları. Sultanlar tepesi neresi...

Devamını Oku

Önlük

Şimdi efendim, öğretmen önlük giyince kanat çırpıp uçacak mı? Ne katacak önlük öğretmenlerimize? Dersine bambaşka bir coşku ve heyecanla mı girecek? Sevgili büyüklerimiz… Önlük meselesi öğretmenlerimizi ve biz emekli öğretmenleri derinden yaraladı… Kusura bakmayın amma, öğretmene hediye diye önlük mü...

Devamını Oku

“Bu benim meselem, derin meselem”

Dünden dem vuranlar, biz dünü de bugünü de biliriz, dünden bugüne köprü inşa ederiz olur biter, dünde bizim bugün de diyerek sürüyorlar atlarını meydana… Ortada ne köprü var ne köprü inşasında kullanılacak malzeme… Rahmetli Müslüm baba, “Mesele” şarkısında ne diyordu?...

Devamını Oku

Kan kardeşlerin hikayesi

Şehir şehire, Sultan Sultana, Vezir Vezire, Vali Paşa Vali Paşaya, Bey Beye, Ağa Ağaya, Bey oğlu Bey oğluna, Ağa oğlu Ağa oğluna, Hanım Sultan kızı Hanım Sultan kızına, Vezir kızı Vezir kızına, ahali ahaliye benzer… Bir kıssadır anlatılan. Her kıssadan...

Devamını Oku

İnsanlık ölmedi biz öldük!

İlgisiz, alakasız, gailesiz yaklaşımlar içerisinde var mı insanlığın yaşama şansı? Zaten yaşamıyor, bitkisel hayata girdi can çekişiyor diye anlatan yine insanlar. Önemli olan insanlık diye kocaman laflar edenlerde yok değil. Madem bu kadar değerli bu insanlık, kime saklıyoruz insanlığımızı? Kimi...

Devamını Oku

Dip dediğin balçıksa…

Dip dediğin balçıksa… Balçık yapışkan mı yapışkan bir çamursa… Yakaladım seni deyip bırakmıyorsa… O hali her gören, Allah yardımcın olsun, hadi bana eyvallah deyip çekip gitmişse… Üstelik bunlar dost, arkadaş, akraba ve yakınsa…Ne yapsın dibe vuran? Duvar dibi, tencere dibi,...

Devamını Oku

“Üç Lâf Etsem Türküm Derim, Üçünde!”

Bin yıldır, hatta çok daha ötesinde bu coğrafyada Türk var, Türk var, Türk var! Gerisi lafı güzaf! Ne mi diyelim? Mevzubahis olan Türk ve Türklükse, gerisi teferruattır. 2014 yılında kaybettiğimiz rahmetli Şair Bekir Sıtkı Erdoğan, “Bizim Türkümüz” adlı şiirinde diyor ki; “Atlarımız...

Devamını Oku

Meddah’ın hikayesi

Şehir şehire, Meddah Meddaha, Bey Beye, Yoksulların Ağası Yoksulların Ağasına, Delikanlı delikanlıya, han hana, oda odaya, konak konağa, yalı yalıya, kervan kervana, ambar ambara, ahali ahaliye benzer. Bir kıssadır anlatılan. Her kıssadan bir hisse alına denmiştir. Bu hikâyede, anlatılanlarla bir...

Devamını Oku

Derin yoksulluk!

Yoksulluk ve açlık üzerine o kadar çok konuşuldu, o kadar çok tartışıldı, o kadar çok araştırmalar yapıldı ki, sanırsınız bu mesele çözüldü gitti. Çözülecek inşallah diye-diye sonunda öyle bir kördüğüm oldu ki ne çözülüyor ne açılıyor ne kesiliyor. Her geçen...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!