Erol Sunat
  • 590 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Yorgun muyuz?

En yorgun zamanında, yorgun savaşçı diye anlatıldığı zamanda, Millî mücadele için ayağa kalkmıştı Türk Milleti. Bu millete yorgunluk demeyin! İşin mecaz kısmı, edebiyat kısmı, tevatür ve rivayet faslı öyle olabilir. Varsın yorgun bilsinler… Varsın yorgun desinler… Varsın öyle zannetsinler. Soluklanmak,...

Devamını Oku

“Dil şâd olacak diye”

Güftesi Turgut Yarkent’e, bestesi Avni Anıl’a ait olan içli mi içli bir Hicaz şarkı vardı. “Dil şâd olacak diye” başlardı. Rahmetli Zeki Müren’den… Mustafa Sağyaşar’dan… Ve rahmetli Mediha Demirkıran’dan dinlerdiniz kalbe dokunan o güzel şarkıyı. Mediha Demirkıran 1988 yılında bu...

Devamını Oku

Babalar Günü

Babalarımız haklarını hiçbir zaman ödeyemeyeceklerimiz. Onların kapısı, derman kapısı, çare kapısı. Rahmetli babam Vedat Sunat’ı toprağa vereli 29 yıl oldu. Sevgili kardeşim İsmail Hakkı Sunat’ı ise 19 yıl. Ebediyete uğurladığımız bütün babalarımızın mekânı cennet olsun! Bizleri büyüten, okutan, elimizden tutan,...

Devamını Oku

Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle!

Günümüz, dil ve kalbin birbirini tutmadığı sözlerin söylendiği bir zaman dilimine şahitlik ediyor. Dilinizle söylediğinizi, kalbinizle de söyleyebilir misiniz? Ne kadar söylersiniz? Ne kadarını söylersiniz? Dil kalbe, kalp dile uyarsa ne olur? Dünya bir başka, bambaşka olur, umut çiçekleri açar....

Devamını Oku

Fetih ve İstanbul

Bu İstanbul, 570 yıldır bizim İstanbul! Rabbimin izniyle hep bizim kalacak İstanbul! Türk Milletinin ölümüne sevdiği bir şehri, sevdalanarak aldığı bir şehri, sevdasını kanıyla, canıyla, gözyaşıyla, alın teriyle birlikte yüreğiyle birlikte sunduğu bir şehri, Hele Yaradan müjdelerle birlikte bahşetmişse bir...

Devamını Oku

“Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!”

İnsanlar, toplumlar, milletler, devletler ayakta durdukları ve kaldıkları süre içinde, aydınlığı görebilme adına çok mücadele ettiler. Aydınlık kolay gelmedi. Bütün hürriyet mücadeleleri, haksızlıklara, işgallere, işgal teşebbüslerine karşı koymalar, karanlıklardan kurtulma adına verilmiş mücadeleler olarak anlatılırlar. Karanlıkların aydınlanması için sebep lazımdı....

Devamını Oku

Yıl 1919, Mayıs’ın Ondokuzu…

Yıl 1919’du. Mayısın on dokuzuydu... O gün nasıl bir gündü diye soruyorlar! O gün var ya o gün; Vatan topraklarının üzerinden gitmeyen karardıkça kararan kapkara bulutlar arasından çakan şimşeklerin, esen deli rüzgarların, bulutları dağıttığı, hürriyet yağmurlarının Türk Milletini sırılsıklam ıslattığı...

Devamını Oku

Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!

Ok gibi doğru olanlara sözüm ona bayılırız. Doğru söyleyenleri el üstünde tuttuğumuzu dile getirirken insanların bize karşı olan tutum ve davranışları hoşumuza gider. Bu söylemlerden dolayı büyük bir keyif alırız. Doğru bir tane olduğu halde…Apaçık ortada durduğu halde…Doğrunun varlığı yalana…...

Devamını Oku

Annem

Rahmetli dedem İsmail Hakkı Sunat,” Benim Annem” adlı şiirinin son dörtlüğünde şöyle yazmış; “Açar bana kanadını / Melek koydum ben adını / Varlığımın tek kadını / Benim annem benim annem.” Kanatları altına sığındığımız, korunduğumuz, uyuduğumuz, huzur bulduğumuz, sevgisinden ve iyi...

Devamını Oku

Karanlığın Ardında Nice Güneşler, Ümitsizlikten Sonra Nice Ümitler Var!

Ümit insanları yaşatan bir kavramdır. Ümitsizlik denen o karamsar düşüncenin gerisinde, sayısı bilinmeyen ümit müjdelerinin var olduğu bilmek dahi, insanları hayata geri döndürür. Bir anda bütün hayallerin bitmesi, ümitlerin tükenmesi insanlarda şok etkisi yapar! Buna eklenen hayal kırıklıkları, Üst üste...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!