Erol Sunat
  • 614 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Fırtına

Laf arasında fırtına gibi başladı derler. Fırtına gibi bir giriş yaptı derler. Fırtına kavramı övgüdür, ayrıcalıktır, fırtına yerine göre bir lakaptır. Yakıştırmadır. Lakin, öyle bir fırtınaya yakalandık ki. Önünde durulacak gibi değil. Kaçmak zor, kurtulmak zor. Kaçacak yer yok. Aslında...

Devamını Oku

Akran-ı yetim

Bizde asker arkadaşlığı, yatılı okul arkadaşlığı, sınıf arkadaşlığı, mahalle arkadaşlığı gibi unutulmaz arkadaşlıklar ön plandadır. Son yıllarda aynı okul mezunlarının bir araya gelmeleri, toplanmaları, birbirleriyle buluşmaları göz yaşartan duygusal sahnelerle dolu. Otuz yıl sonra, kırk yıl sonra bir araya gelmek...

Devamını Oku

Dönmek…

Murathan Mungan’ın sözlerini yazdığı Derya Köroğlu’nun bestelediği, Yeni Türkü grubunun çaldığı ve Hümeyra’nın seslendirdiği “Dönmek” şarkısını hiç dinlediniz mi? Şöyle başlıyordu “Dönmek”; “Dönmek, mümkün mü artık, dönmek / Onca yollardan sonra / Yeniden yollara düşmek” “Neresi sıla bize, neresi gurbet...

Devamını Oku

Bozguncunun hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde, oldukça sakin kendi halinde, maraza çıkarmayan, kavga sevmeyen, kimsenin aleyhinde suizanda bulunmayan kendi halinde insanların yaşadığı bir şehir varmış. Şehir kendi yağı ve tuzu ile kavrulup gidiyormuş. Ve olabildiğince sakinmiş. Şehrin ileri gelenler, şeytan...

Devamını Oku

“Öğretmenim” kelimesiyle geçen bir ömür

Birçoğunu kaybettik. Birçoğu bulunduğumuz yere çok uzak, ancak bir telefon kadar yakın. Onlar uğurlarına şiirler yazdıklarımız. Çünkü, Öğretmenler her şeyden vazgeçtiler de bir tek şeyden vazgeçemediler. Öğrencilerini sevmekten!   Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Mustafa Kemal Atatürk şöyle demişti; “Öğretmenler! Yeni nesli,...

Devamını Oku

“Bir yastıkta tam kırk yıl”

Rahmetli Barış Manço, bir yastıkta kırk yıl süren o eski evlilikleri, “Süper Babaanne” adlı şarkısında anlatmıştı. “Ufacık bir yuva, nohut oda bakla sofa / Ama sapasağlam ayakta / Çeyiz dedikleri yorgan yastık / İki sandık iki de bohça” “Bir yastıkta...

Devamını Oku

Barışı mahşere mi saklıyoruz?

Barışı kime saklıyoruz, mahşere mi? Bu dünyada barışamayan, barış yapamayan, barışı tesis edemeyen, barış için olumlu adımlar atamayanlar… Ey mahşer! Biz aslında barışacaktık, madem dünyada olmadı, gel barışalım artık mı diyecekler? Barış bu dünyada hallolmalı. Mahşere kalmamalı…Mahşer demek, barışı daha...

Devamını Oku

Okçunun hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde kuş uçmaz kervan geçmez diye tabir edilen dağların başında yolları patikaya benzer, ulaşımı zor, gitmesi ömür törpüsü diye anlatılan bir şehir varmış. Bu şehri buraya neden kurdunuz, niçin kurdunuz diyende az değilmiş. Şehrin en...

Devamını Oku

Krezüs

Altın sevgisi ölümcül bir sevgi. Ne kadar seversen ne kadar bağlanırsan, bir insanda var olması gereken bütün özellikleri birer, ikişer elinden alıyor. Geriye altın sevgisi adına hırs, kin ve sevgisizlik kalıyor. Bir de hiç sönmeyen, eksilmeyen Krezüs olma sevdası…  ...

Devamını Oku

Marifet sandık sevgisizliği

Biz, hepimiz seyirci olduk olan biten her şeye… Bomboş gözlerle seyretmekten başka yaptığımız bir şey yok… Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diye diye geldik, gelmesine de sevgisizlik denen yılan her yerde…Yok öyle, bundan sonra böyle demeye başladı… Sevgisizliğin sevgiyi...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!