Erol Sunat
  • 614 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Osman Başeğmez

Başarı hikayemiz genç kardeşlerimizden Osman Başeğmez’e ait. Osman Başeğmez, yıldızı parlayan, kendini hem gazetecilikte hem de kurumunda ispat etmiş, görevinde temayüz ederek aynı zamanda liyakat sahibi olduğunu da ortaya koymuş isimlerden biri. Şu anda Bursa Basın İlan Kurumu Şube Müdürü....

Devamını Oku

Şifacının hikayesi

Şehir şehire, Sultan Sultana, Şifacı Şifacıya, Kız kıza, Han hana, hancı hancıya, Bey Beye, Yaşlı kadın yaşlı kadına, zindan zindana, tünel tünele, ahali ahaliye benzer… Bir kıssadır anlatılan. Her kıssadan bir hisse alına denmiştir. Bu hikâyede, anlatılanlarla bir benzerlik var...

Devamını Oku

Aldatmak ateşe el uzatmaktır!

Lakin, aldatmak ateşe el uzatmaktır. Aldatanın yaptıkları yanına kâr kalmaz kalmasına da ancak o her yaptığını kâr sanır. Öyle sandığı içinde öyle bir aldanır ki, o aldanışın ne anlama geldiğini, nerelere kadar uzayıp gittiğini hepimizi yoktan var edenden başkası bilemez…...

Devamını Oku

Ekim, umuda açılan pencere

Siyasilerimiz, basınımız, yüzüncü yılı beklentiye dönüştürdü. Ekim’de zam olur mu? Ya ara zam gibi bir şey? Olur mu olmaz mı bekleyip göreceğiz. 29 Ekim’de bir defaya mahsus dillerde geze geze yorulan verileceğine inanılan, kesin sanılan, öyle umulan beş bin lira...

Devamını Oku

Yine Gücendirdik Mevlâna’yı

Konya için aslında bir vefa günüydü 30 Eylül. O vefa Mevlâna’ya olan vefasıydı şehirde yaşayanların. O var diye o bu şehirde yatıyor diye geliyordu insanlar dünyanın her yerinden. 30 Eylül o mübareğin doğum günüydü Vefa böyle günlerde sınanırdı. Sınandı yine...

Devamını Oku

Kervan Hikâyesi

Bir kıssadır anlatılan. Her kıssadan bir hisse alına denmiştir. Bu hikâyede, anlatılanlarla bir benzerlik var ise, tamamen tesadüften ibarettir. Ne kimse gönül koya ne de alınganlık göstere… Sürçü lisan eylediysek affola… Uzun uzun zaman önce memleketin birinde hoşgörüsü kıt, anlayışı...

Devamını Oku

Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine!

Sultanlar tepesi boş bir tepe değil. Mana yüklü, manevi atmosferle iç içe bir tepe. Şehrin simgesi. Hakikatlerle yüzleşmeye varsanız, hazırsanız eğer, gitmeyin bir başka yere. Gelin yüzleşin bu tepede yatanlarla…Çünkü onlar Selçuklunun Sultanları. Çünkü onlar gönüllerin Sultanları. Sultanlar tepesi neresi...

Devamını Oku

Önlük

Şimdi efendim, öğretmen önlük giyince kanat çırpıp uçacak mı? Ne katacak önlük öğretmenlerimize? Dersine bambaşka bir coşku ve heyecanla mı girecek? Sevgili büyüklerimiz… Önlük meselesi öğretmenlerimizi ve biz emekli öğretmenleri derinden yaraladı… Kusura bakmayın amma, öğretmene hediye diye önlük mü...

Devamını Oku

“Bu benim meselem, derin meselem”

Dünden dem vuranlar, biz dünü de bugünü de biliriz, dünden bugüne köprü inşa ederiz olur biter, dünde bizim bugün de diyerek sürüyorlar atlarını meydana… Ortada ne köprü var ne köprü inşasında kullanılacak malzeme… Rahmetli Müslüm baba, “Mesele” şarkısında ne diyordu?...

Devamını Oku

Kan kardeşlerin hikayesi

Şehir şehire, Sultan Sultana, Vezir Vezire, Vali Paşa Vali Paşaya, Bey Beye, Ağa Ağaya, Bey oğlu Bey oğluna, Ağa oğlu Ağa oğluna, Hanım Sultan kızı Hanım Sultan kızına, Vezir kızı Vezir kızına, ahali ahaliye benzer… Bir kıssadır anlatılan. Her kıssadan...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!