Çukurlar ve Foncular

featured

Mehmet Özkendirci’nin Çukurlar ve Foncular başlıklı yazısı, Türkiye’deki mevcut siyasi adaletsizlikleri ve çifte standartları sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, Nagehan Alçı’nın teğmenlerin Atatürkçü söylemlerini kutuplaşma olarak nitelendirmesine tepki gösterirken, aynı zamanda iktidara yakın isimlerin sefa sürmesini eleştirir. Vatandaşlara şükretmeyi öğütleyen AKP’li vekil Mustafa Güneş’in lüks gezilerine dikkat çekilir ve halkın ekonomik sıkıntılarıyla olan tezat gözler önüne serilir. Yazıda ayrıca, fon vurgunu iddialarına karışan iktidar mensuplarının ve yakınlarının yargıdan muaf tutulduğu vurgulanmaktadır. Adalet mekanizmasının sıradan vatandaşlara sert, ancak iktidar yanlılarına karşı hoşgörülü olduğu savunularak hukuktaki eşitsizlik eleştirisi yapılmaktadır.

 

Bir kişi kendisine alçak diyen için “Alçaklığın bile bir seviyesi var, sen çukursun.” demişti. Bugünlerde ortalık iki ayaklı çukurlardan geçilmiyor.

İlki FETÖ’nün sadık kullarından Nagehan Alçı. Kendileri şöyle buyurmuşlar: “‘Mustafa Kemal’in Askerleriyiz’ demekle açıkçası Türkiye zaten çok kutuplaştı, bu kutuplaşmaya çomak sokmak demek gibi geliyor…” Nagehan! Bizler “Ne mutlu Türk’üm diyene!” diyen bir neslin devamıyız ve bizlere bu vatanı emanet edip senin gibi hatunlara seçme ve seçilme hakkı veren Mustafa Kemal’in askerleriyiz. Sen, 40.000 kişinin katiline İmralı Adası’nda denize nazır köşk yaptıranlar, seçilmek için onun partisiyle kanka olanlar kutuplaşma olmuyor da şerefli teğmenlerimizin yemin töreni sonrası “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” demeleri mi kutuplaşma oluyor? Milletçe hangi kutupta olduğun bir kez daha onaylandı.

İkinci çukur vakası, devletin parasıyla Kenya’ya safari turuna giden AKP’li vekil Mustafa Güneş: “Kenya’da yaşamadığınıza şükredin.” buyurmuşlar. Yani kıçınızda yaprak, elinizde mızrak karın doyurmak için av peşinde koştururdunuz demek istiyor. Mustafa, herkes senin gibi 310.332 TL maaş almıyor, bedava harcırahlı dünya turlarına çıkmıyor. Mustafa, bir de fon vurgunu yapsan kimse hesap sormaz, yetmiş sülalen ihya olur. Mustafa, bu sefer de İsviçre’ye, Belçika’ya, Norveç gibi ülkelere git masraflar benden; şükretmenin ne olduğunu öğren, benden sana abi nasihati…

Nagehan, “Ülke zaten kutuplaşmış.” derken haklıydı. Bir tarafta sabah baskınıyla ailesinin gözlerinin önünde bir katil gibi derdest edilip aylarca dosyaları hazırlanmayan muhalif siyasetçiler; bir tarafta fon vurgunuyla gelirlerine el konulup bir iki saat içinde kaldırılan AKP’li foncu vekillerin evlat ve eşleri.

Devlet yetkilileri “Adalete güvenin” derken, bu adaletin daha önceki soygunlarda, yolsuzluklarda neden işlemediğini çok gördüler. 17-25 Aralık soygununda 4 bakan için ne yapıldı? “Allah beni zenginlikle sınıyor” diyen iki dönem AKP vekilliği yapmış Zehra Taşkesenlioğlu bacınız gibi…

Sayın Recep Erdoğan fon soygununda ucu nereye giderse gitsin derken henüz tutuklu bir AKP’li görmedik. F. Betül Parasayan, İBB bursuyla ABD’ye giderken yoksuldu da dönüşte milyarlık gayrimenkul ve gelirlere nasıl sahip oldu? Yasada foncular haksız kazanç elde ettikleri paranın iki katını devlete vermeleri gerekir derken, muhterem Sayan hanımefendi sadece nefsine uyup WhatsApp hesabından mı engellendi?

O zaman hapishanelerde tutuklu binlerce kişi “Biz de nefsimize uyup adam öldürdük, gasp yaptık, tecavüz ettik” derlerse, onların da mı WhatsApp hesapları engellenecek?

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!