Celal Duruoğlu

Ayna

featured
0
Paylaş

Ünlü spor yazarı Celal Duruoğlu, Manchester City mağlubiyeti üzerinden Galatasaray’ın teknik yönetimini ve saha içi performansını sert bir dille eleştirmektedir. Okan Buruk’un taktiksel yetersizliği ile Guardiola’nın oyun zekâsı arasındaki farkın altını çizen metin, takımın sistem disiplininden yoksun olduğunu savunmaktadır. Özellikle Abdülkerim Bardakcı’nın ağır kalması ve Barış Alper Yılmaz’ın verimsizliği gibi bireysel performanslar, Avrupa seviyesindeki rakiplerle kıyaslanarak analiz edilmektedir. Kaynakta, elde edilen başarıların planlı bir oyundan ziyade şans faktörüne dayandığı iddia edilmekte ve kaleci Uğurcan Çakır dışında neredeyse tüm yapı eleştirilmektedir. Sonuç olarak yazı, Galatasaray yönetiminin savunma hattını güçlendirmesi ve teknik heyetin modern futbolun gereklerine uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan bir uyarı niteliği taşımaktadır.

 

Merhaba değerli okurlarımız, Manchester City ile yapılan maç “Galatasaray’ın aynası” oldu…! Okan Buruk ile ilgili eleştirilerimizin haklılığını çok net gördük.

Galatasaraylı olarak bundan da çok üzüldüğümün bilinmesini isterim.

Şunu söyleyebilirsiniz: “Galatasaray nasılsa turu geçmişti, o yüzden böyle oynadılar…!”

Bu sadece avuntu olur, kimse kusura bakmasın; “Manchester City, Galatasaray hocasına takım oyunu nasıl oynanır dersi verdi…!”

Bu yıl Allah Galatasaray yönetiminin yüzüne baktı da Liverpool’un en kötü döneminde oynadılar. Ama bu maçta bile zor kazandı. Tabii kazanan her zaman haklıdır…!

Yine Ajax maçı da aynı biçimde oldu. İlk maç Manchester City, son maç Liverpool olsaydı ne olurdu? İkisinde de yenilirdi…!

Bu kadar para da sokağa atılacaktı…!

Galatasaray yönetimi gerçek anlamda teknik direktör nasıl olur görmüştür…! Guardiola’yı maç sırasında izlediniz mi, Okan Buruk’un hareketlerini gördünüz mü? Aradaki fark o kadar açık ki…! Pep sürekli oyunun içinde, oyun bir dakika dursa hemen bir ya da iki futbolcusuyla konuşuyor.

Okan Buruk ise dördüncü hakemle boyuna sohbet ediyor. Alın size fark…!

Pep, Galatasaray’ı o kadar iyi analiz etmiş ki, takımın zayıf yönünün Abdülkerim olduğunu çözmüş.

YouTube beğeni dilencisi yorumcularının çoğunun “takımın en iyilerinden olduğunu ve süper paslar attığını” iddia ettikleri Abdülkerim’in ne olduğunu herkese gösterdi Pep…!

Yenilen ilk golü dikkatle izlemenizi öneririm. Abdülkerim’in pozisyon bilgisinin ne kadar zayıf olduğu, bu yetmiyormuş gibi Abdülkerim’in ne kadar ağır bir stoper olduğu gerçeği göründü…!

Hele ikinci golde, top üstüne gelince vücudunu geri çekmek de neyin nesi…! Toptan kaçmasa çarpacak, geri dönecek.

Bitmedi; ikinci yarı rakibe “al da at” dedi ama Uğurcan kurtardı…! Vasat Okan Buruk bir saat ona sabretti…!

Galatasaray kesinlikle “sol stoper” almalı. Ama bizim için “Avrupa önemli değil” dense de Süper Lig’de bile takımı yakacak bir futbolcu Abdülkerim.

Bu yıl yenilen gollerin çoğu Abdülkerim’in tarafından yendi. Vasat Okan Buruk’un manevi oğlu Abdülkerim…! Ben olsam Jacobs’u oynatırım orada.

Jacobs’un pozisyon bilgisi ve hızı çok iyi. Ama bunu düşünebilecek hoca var mı? Önemli soru bu…! Düşünün; Lemina’yı zorla alan ve stoper oynayabileceğini 9 ayda ancak anlayan hocadan söz ediyoruz maalesef…!

Galatasaray yönetimi Barış için ne kadar bonservis ücreti istedi? 50 milyon Euro…! Doku’yu izlediniz mi?

Eğer Barış 50 milyonsa, Doku 300 milyon olmalı…! Adam topu ayağına aldı mı asla ayağından topu alamıyorsun; adam sadece çalım yapmıyor, pas zekâsı da yüksek.

Barış bir sağa gidiyor bir sola gidiyor, ne oluyor? Hiçbir şey…! Pasları Allah’a emanet…!

Manchester City’nin stoperleri çok iyi. Birisi bizde olsa ne birinci golü ne de ikinci golü yerdik…!

City mükemmel takım oyunu oynuyor. Bitmedi; City hem pas oyununu hem de geçiş oyununu mükemmel oynuyor…!

Vasat Okan Buruk bu maçı tekrar tekrar izlesin…! Böylesi bir takıma karşı savunmayı öne çıkarmak, intihar etmektir…!

City her topu kaptığında soluğu Galatasaray ceza sahasında aldı. Vasat Okan Buruk bunu hiç hesap edememiş…!

Ne diyorduk? “Galatasaray pas oyunu oynayamadığı için Avrupa’da maçların sonunu getiremiyor ve maçı kontrol edemiyor…!”

Bu maç bunu çok güzel ortaya koydu. Buradan nereye geleceğiz; maç sonrası herkesin hedefi İlkay oldu.

İlkay’ı alın, City forması giydirin, maç beş olurdu ve en az bir golü vardı…!

Pep’in hayran olduğu futbolcu kimdi, bileniniz var mı? Bilmiyorsanız söyleyelim: İlkay’dı. City İlkay’ı boşuna mı kaptan yaptı…!

Hep belirtiyoruz: “Vasat Okan Buruk, taktik anlayışı olmayan, oyuncuya dayalı sistemsiz bir oyun anlayışına sahip…!”

City’de sistemin en önemli oyuncusu, vasat Okan Buruk’un oyun anlayışında sıradanlaşıyor…! İlkay da ne oynadığını anlamıyordur, bu kesin.

Galatasaray pas oyunu oynayamadığı için oyuncular topsuz oyunda hemen hemen hiç yoklar…! Niye dersiniz?

“Kolaycı futbol anlayışından”; uzun top at, Osimhen ya da Barış alsın hücum edelim mantığının sonucu.

Galatasaray maçlarını izleyin, futbolcuların ne kadar statik olduğunu rahatlıkla görürsünüz. Ayağına topu alan hemen geriye pas yapıyor.

Niye derseniz, paslı oyunu beceremedikleri için…!

Gelelim maçın iyileri ve kötülerine. Manchester City stoperleri Osimhen’i resmen sahadan sildi.

City’nin bekleri Barış’ın karşısında o kadar rahat oynadılar ki; Barış sağ tarafı denedi olmadı, sola gitti olmadı…!

Kötülerin en başında Abdülkerim vardı. Zaten çok ağır, bir de ofsayt taktiği yapayım derken rakip topu alıp gol attı…!

Karşısında Haaland gibi hızlı ve zeki bir futbolcunun olduğunun farkında değil Abdülkerim.

Golde Abdülkerim “Doğan görünümlü Şahin” gibiydi, Haaland da “Mercedes”…! Bunu göremeyen ve hesap edemeyen vasat Okan Buruk’u unutmamak gerek.

İlkay ve Sara aynı anda oynayamaz…! Çünkü pas oyunu oynayamıyorsun…! Yunus o kadar şişirildi ki kendini büyük usta sanıyor…!

Tek pas oynamak yerine üç dört kişinin arasından çıkmaya çalışıyor, Sane ile yarış etmek istiyor maalesef…!

Yapılan kanat transferleri sonrası Barış ve Yusuf zor oynarlar. Oyunun kötüleri: Abdülkerim, Barış ve Yusuf.

İlkay ve Sara yanlış oynatıldıkları için vasat göründüler. Osimhen, City stoperlerinin arasında kayboldu ve vasat bir oyun oynadı.

Maçın yıldızı Uğurcan oldu. Net dört gol pozisyonunu önledi. Bu arada Uğurcan, Şampiyonlar Ligi’nin en çok kurtarış yapan 10 kalecisi arasına girdi. Ayrıca en isabetli pas atan 5 kaleci arasına girdi. Uğurcan’ı kutluyorum. Davinson, Sallai, Jacobs ve Lemina iyilerdendi.

Yarın kurada Juventus ya da Atletico Madrid rakip olacak. Umarım bu maçlarda fark yemeyiz. Bu hocayla şans eseri çıkıldı.

Bundan sonrası çok çok zor…!

Kardeş Azerbaycan takımı Karabağ da tur atan takımlardan. Bütçe karşılaştırması yapıldığı zaman Karabağ’ın ne kadar önemli bir iş başardığı ortada.

Norveç takımı Bodo/Glimt inanılmaz sonuçlara imza attı. Önce Manchester City’i evinde, sonra Atletico Madrid’i İspanya’da devirdiler.

Jose Mourinho’nun takımı Benfica, kalecisinin uzatma dakikalarında attığı golle üst tura geçti. Umarım Benfica ile Galatasaray eşleşmesi üst turlarda olmaz.

Olursa vasat Okan Buruk çok ama çok zorlanır. Elenirse Mourinho’nun dilinden kurtulamaz. Çok ilginç bir düelloya şahit oluruz…!

Bu arada Mourinho’nun Fenerbahçe hakkında; “Tek amaçları Galatasaray’ı yenmek, başka amaçları da yok. Fenerbahçe buraların takımı değil…!” demesi, Türk futbolunun nerelerde olduğu gerçeğinin ortaya çıkmasıdır.

Son olarak Manchester City maçı, Galatasaray takımının defolarını net gösterdiğinin altını çizelim.

Vasat Okan Buruk, City maçını izlerken aynaya bakmalı, ders almalı ve gerekenleri yapmalı; tabii becerebilirse…!

Ne dersiniz, olmayacak bir şey mi istedik…!

 

NOT: Bize ulaşmak isteyen dostlarımız ve okurlarımız [email protected] adresine mail atabilir. Düşünce ve önerilerinizi bekliyoruz. Sevgiyle kalın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!