Salihli’den sonraki durağım Turgutlu oldu. Kurtuluş Savaşı’nda Turgutlu’da yaşananları yazılı kaynaklardan öğrenmek amacıyla Belediye’ye gittim. Bir görevli, “Osmanlı Dönemi Turgutlu Kitabeleri” kitabı (Doç. Dr. Muzaffer Tepekaya) ile “Turgutlu Tarihinden 52 Yıllık Bir Kesit” adlı fotoğraf albümünü verdi. Bu yazıda söz konusu iki kaynaktan ve bir de Turgutlu Kütüphanesi’nde görevli Konyalı bir yurttaşımızdan edindiğim bilgilerin bir özeti var.
Yunanlılar ciddi bir direnişle karşılaşmadan 26 Mayıs 1919 günü Manisa’yı işgal etmişler. Padişahların şehzadelerini yetiştiren Manisa nasıl olur da işgale direnmemiş? Direnmemiş işte. Manisa’daki bu utancın ana nedenlerinden birisi, Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın adamı olan Manisa Mutasarrıfı; RUM DÖNMESİ HÜSNÜ BEY’in milli mücadele karşıtı olmasıdır. Burada Atatürk’ün şu vasiyetini hatırlayalım: “Efendiler, sırası gelmişken, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!”
Yunanlılar 29 Mayıs günü Turgutlu’yu işgal etmişler, saat 21.00’dan itibaren, yalnız Türkler için geçerli olmak üzere sokağa çıkma yasağı ilan etmişler, evleri basarak silah araması yapmışlar, Türklerden topladıkları silahları Rumlara dağıtmışlar, Turgutlu’nun ileri gelenlerini (savcı, hâkim, müftü vb) götürmüşler, götürdükleri kişilerden 13’ünü İzmir’de bir vapura bindirip bilinmeyen yerlere götürmüşler, Turgutlu’daki mezar taşlarını parçalamışlar, Büyük Mezarlığı meyhane yapmışlar. Turgutlu’daki 6326 evden 201’i hariç diğerlerini hep yakmışlar, yıkmışlar. Yunanlıların Turgutlu’yu işgali 7 Eylül 1922’ye kadar sürmüş. 7 Eylül’den itibaren geri çekilmeye başlayan Yunanlılar, Yerli Rumlarla birlikte, 4-6 Eylül günlerinde (üç gün) “yangın mangaları” oluşturmuşlar, bütün devlet dairelerini, mabetleri, evleri yakmışlar.

Bu yazıya yukarıda sözünü ettiğim fotoğraf albümünden bir fotoğraf ekliyorum. Türk Heyeti’nin Lozan’da Yunan mezalimini belgelemek için kullandığı bu fotoğraf her şeyi anlatıyor. Elimdeki kaynaklardan bir bilgi daha vereyim; Yunan işgalinin başladığı günlerde 20.000 olan Turgutlu’daki Türk-Müslüman nüfusu, işgal bittikten sonra 8.000 kadar kalmış.
Turgutlu’daki çalışmalarımı bitirdikten sonra aynı gün Manisa’ya geçtim, Yunanlıların Manisa’da da başta Şehzadelerin oturdukları tarihi yapılar olmak üzere önemli birçok yeri yaktıklarını anlattılar. Geceyi Manisa’da geçirdim. 05.08.2018 günü öğleden sonrasına kadar Manisa’nın çok güzel Şifa Müzesi’ni, Spil Dağı’nın eteklerini gezdim, sonra İzmir’e yöneldim.
Dün Manisa’daki dönme Hüsnüler Türk milletine ne kadar büyük acılar çektirmişlerse, ihanet etmişlerse, bugün tüm illerimizdeki dönme Hüsnüler de Türk milletine aynı acıları çektirmekteler, aynı ihaneti yapmaktalar. Dört-beş yıl önce, “İşgal Günlerindeki İşbirlikçiler-Hüsnüyadis Hortladı” adında bir kitap okumuştum. O kitabı bulup okumanızı öneririm. Bugün, “Müslüman” etiketli dönmelerin bize ağır acılar çektirdiklerini, bizi sürekli hançerlediklerini inkâr edebilir miyiz?
Ordumuz Türkiye’yi Yunanlılardan kurtarınca Manisalı dönme HÜSNÜ Yunanistan’a kaçmış, cenazesi vasiyeti üzerine Atina’daki büyük (kilisenin bitişiğinde) mezarlığa gömülmüş. Günümüz Türkiye’sinde birçok dönme var. Bunların ad ve iddiaları ne olursa olsun, dünkü Hüsnülerden hiç farkları yoktur. Bizi öldürenler, ciğerimizi yakanlar, aklımızı kirletenler bunlar! Türk milleti 9 Eylül 1922 gibi bir zafere yeniden kavuştuktan sonra, göreceksiniz bunlar yine Sen Roma’ya, Atina’ya, Kahire’ye, Tiflis’e kaçacaklar.
Salihli’de çekilen fotoğraf, Osmanlı devletinin Anadolu’daki insanlara refah ve mutluluk yaşatmadığını; onları Afrika ormanlarında yaşayan bir kabile, uygarlıktan uzak birer ırgat haline getirdiğini gösteriyor.
Devamı var