Bu köşe yazısı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki hayali bir sadakatsizlik iddiasını ele alan hiciv dolu bir senaryoyu sunmaktadır. Yazar, ciddi siyasi ve ekonomik meseleler yerine magazinel dedikoduların gündemi nasıl meşgul ettiğini eleştirel bir dille yansıtmaktadır. “Pembe Mikrofon” isimli kurgusal bir mecrada gerçekleştirilen röportajlar aracılığıyla, toplumun farklı kesimlerinin asılsız söylentilere verdiği absürt tepkiler sergilenmektedir. Metin boyunca, Türk siyasetindeki hukuki süreçler ve kayyum tartışmaları mizahi bir anlatımla yerilmektedir. Sonuç olarak bu içerik, kamuoyunun manipülasyona açık yapısını ve siyasi figürlerin özel hayatları üzerinden yürütülen algı çalışmalarını alaycı bir üslupla özetlemektedir.
Hakkında 2000 yıldan fazla hapsi istenilen İmamoğlu için yolsuzluktan casusluğa kadar suçlama varken bir İmamoğlu’nun şeyi eksikti derken o da oldu. Meğer İmamoğlu ne saman altından nehirler akıtan gizli bir zamparaymış.
ABD mallarının Türkiye’ye gümrük vergisiz girişi gibi eften püften konular varken İmamoğlu’nun şeyi yani zamparalığı flaş konu oldu. Bizler de Pembe Mikrofon olarak bu konuya kayıtsız kalamazdık; muhabirimiz Çetin Ceviz halkımıza mikrofon uzattı.

Ç.C: Efendim, İmamoğlu’nun siyahi bir güzelle yatta birlikte oldukları söyleniyor. Sizin bu hayati konuda yorumlarınızı bekliyoruz.
- Şahıs: Bizde âdettendir; adamın eli para görünce önce arabasını sonra karısını değiştirir yahut aldatır.
- Şahıs: Yahu adamın dünyalar güzeli eşi var. Neden aldatsın?
- Şahıs: Muta nikahı yoksa zina sayılır. Kadın taşlanarak recm edilirken, İmamoğlu’na 1000 kırbaç vurulması dinen caizdir.
- Şahıs: Yahu el insaf, kim nerede görmüş?
- Şahıs: Valla ben kahvede okey oynayanlardan duydum. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
- Şahıs: Ben Kemal. Kayyum Kemal… İmamoğlu kanunlara saygılı olmalı. Bakın ben oyla değil kanunla CHP’nin başına kayyum oldum. Ekrem de kanunlara saygı duymalı. Türkiye’de adalet kimsenin aldığı oya, kaşına gözüne bakmaz.
Ç.C: Evet merkez, söz sizde.
