Müyesser Yıldız
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Halit Yarbayın TSK’ya Dönüş Maratonu

Halit Yarbayın TSK’ya Dönüş Maratonu

featured

Bu köşe yazısı, 2024 yılındaki mezuniyet töreninde teğmenlerin kılıç çatıp ant içmesi nedeniyle ordudan ihraç edilen Kurmay Yarbay Halit Türkoğlu’nun hukuk mücadelesini konu almaktadır. Mahkeme süreci boyunca Türkoğlu’nun üstün başarılarla dolu sicili ve törenin düzenlenmesindeki fiili sorumluluğunun bulunmadığı belgelerle ortaya konulmuştur. Savunma tarafı, başarılı bir subayın siyasi saiklerle ve orantısız bir ceza ile mağdur edildiğini vurgularken, mahkeme de bu görüşü destekleyen önemli tespitlerde bulunmuştur. Yapılan incelemeler sonucunda, yarbayın ihracını gerektirecek bir kusurunun olmadığına hükmeden mahkeme, ihraç kararını oybirliğiyle iptal etmiştir. Bu karar, ordudaki liyakatli subayların haklarının korunması ve hukuksuz yaptırımların durdurulması açısından kritik bir örnek teşkil etmektedir. Üst mahkeme süreci devam etse de mevcut karar, Türkoğlu’nun TSK’daki görevine iadesi için büyük bir umut ışığı olmuştur.

 

Kara Harp Okulu’nun 2024 yılı mezuniyet töreninin resmi kısmının bitiminin ardından teğmenlerin kılıç çatıp mevzuattan çıkarılan Subay Andı’nı okuması ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” demesine engel olmadığı gerekçesiyle Millî Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nca oy birliğiyle TSK’dan ihracına karar verilen, dönemin Tabur Komutanı Kurmay Yarbay Halit Türkoğlu’nun bu kararın iptali için açtığı davada tam anlamıyla bir hukuk maratonu yaşandı.

Yaklaşık 4 ayda tamamlanan bir süreçle 16 Ocak 2025’te TSK’dan ihraç edilen Yarbay Türkoğlu, yürütmenin durdurulması yoluna başvurmayıp, doğrudan kararın iptali için İdare Mahkemesi’ne dava açtı.

Ankara 10. İdare Mahkemesi de 11 Aralık’ta yaptığı duruşmada Yarbay Türkoğlu ile avukatı Cengiz Demirtaş ve MSB avukatlarını dinledi.

“ARAZİDE GERİ BIRAKILANLAR GİBİ”

Aynı olaydan dolayı ihraçlarına karar verilen, dönemin Okul Komutan Vekili Albay Alper Topsakal ve teğmenlerde olduğu gibi, Yarbay Türkoğlu’nun da duruşmasını izledim.

Neler mi yaşandı?

Önce avukatı Cengiz Demirtaş savunma yaptı. Yarbay Türkoğlu’nun başarılı bir komutan olduğunu, Kara Kuvvetleri Komutanı’nın özel kalem müdürlüğünü yaptığını, Kara Harp Okulu’ndaki görevine törenden çok kısa bir süre önce başladığını, teğmenlerin Subay Andı’nı mezuniyet töreninin resmi bölümünde okuma talebini reddettiğini anlatıp şöyle devam etti:

“Halit Türkoğlu, ‘Tören sonrası için neden tedbir almadın?’ diye suçlanıyor. Talebi reddettikten sonra teğmenler Dekana, Dekan Yardımcısına gidiyor. Ama bundan haberi yok. Dekan niye, ‘Bu teğmenler iki kez geldi’ diye haber vermiyor, neden ona bir şey sorulmuyor? Tören bitmiş, son dakikalar, güvenlik nedeniyle taburun önü kesiliyor, sıkışma oluyor, aileler geliyor. Bunları öngörüp tedbir alması beklenemez. 30 Ağustos’ta ağır bir disiplinsizlik varsa, niye 6 Eylül’e kadar bekleniyor? Ortada siyaset var. Öngörmediğini varsayalım; bu kadar başarılı bir subayın ihracı orantısız bir yaptırımdır.”

Yarbay Halit Türkoğlu de, “Yüksek Disiplin Kurulu’nda da söyledim; 13 yaşındaki Halit Türkoğlu’nun hayalleri vardı. Astlarıma rol model olmak için, yaptığım her şeyde bana gıptayla bakacak, verdiğim emri sorgulamaksızın ve inanarak yapacak bir tutum sergiledim. Hafta sonu, gece gündüz demeden çalıştım. Ancak ömrümü verdiğim TSK’da bu acı durumla karşılaştım. Acı olan şu; yalnız bırakıldık, arazide geri bırakılanlar gibi olduk.” demekle yetindi.

MSB avukatları ise yapılan tüm işlemlerin mevzuata uygun olduğunu belirterek iptal talebinin reddedilmesini istedi.

 

İSTİHBARAT YOK… SİCİLİ PARLAK

İdare mahkemelerinde normalde 1.5-2 ay içinde karar açıklanırken, Yarbay Türkoğlu’nun davasında böyle olmadı; mahkeme, aldığı ara kararlarla Milli Savunma Bakanlığı’ndan çok sayıda bilgi ve belge talep etti. İşte bu nedenle davayı yaklaşık 6 ay sonra, ancak 20 Mayıs’ta sonuçlandırdı ve önceki gün de taraflara tebliğ etti.

Mahkeme, MSB’ye neler mi sordu?

Öncelikle ve özetle şunları:

“Tören öncesi veya sonrasına ilişkin istihbarat raporları alınmış mıdır?.. Tabur Komutanının, teğmenlerin andı okuyacağını bilebileceği kabulü neye dayanmaktadır?.. TSK’nın itibarının zedelendiği tespitinin dayanağı nedir?.. Tören sonrasına ilişkin planlama yapılmış mıdır, yapıldı ise yetki ve görevi kime aittir?.. Mevzuat açısından mezuniyet töreni ne zaman başlayıp ne zaman bitmiş sayılmaktadır?..”

Tören öncesi veya sonrasına ilişkin herhangi bir istihbarat raporu alınmadığını bildiren MSB, Yarbay Türkoğlu’nun teğmenlerin andı okuyacağını bilebileceği kabulünü de Okul Komutanı, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü, Dekan ve Dekan Yardımcısının ifadeleri ile teğmenlerin bir gece önceki kutlamada andı okumasına dayandırdı. TSK’nın itibarının zedelenmesi konusunda ise kamuoyundaki tartışmalara işaret edilerek, “TSK’nın Atatürk’e bağlılığının sorgulandığı” öne sürüldü.

Mezuniyet töreninin tören birliğinin takdimiyle başlayıp, tören geçişi ile sona erdiğini, Yarbay Türkoğlu’nun göreve yeni atandığı için tören programında hiçbir dahli olmadığını ve tören sonrasına ilişkin herhangi bir planlama yapılmadığını kabul eden MSB, yine de Yarbay Türkoğlu’nun, “tören emrinde yer almayan hususları planlaması, tören sonrasına ilişkin astlarına emir vermesi ve teğmenleri Okulun nizamiyesinden çıkana kadar takip etmesi gerektiğini” savundu.

İdare Mahkemesi, aldığı bir başka ara kararla da MSB’den, mezuniyet töreninde görevlendirilen personelin listesini istedi.

MSB’nin gönderdiği listede Yarbay Türkoğlu’nun adının yer almadığı, ayrıca andın okunduğu stadyumda emniyet, tertip ve düzenin sağlanmasından Destek Hizmetleri Komutanlığı’nın sorumlu olduğu ve bu komutanlığın görevlendirildiği anlaşıldı.

 

“HARP OKULU ÖĞRENCİLERİNE MODEL OLABİLECEĞİ”

Mahkeme, 31 Mart tarihli son ara kararıyla da MSB’den, Yarbay Türkoğlu’nun geçmiş yıllara ait sicil notlarını talep etti. Türkoğlu’nun sicil özet formlarında şunların yazıldığı görüldü:

“2021: Vazife bilinci yüksek, sürekli kendini geliştirme gayreti içerisinde olan, TSK’ya gönülden bağlı, çok çalışkan ve fedakâr bir personel… 2023: Gerek mesleki bilgisi gerekse iş disiplini açısından örnek seviyededir, mesleki değerlerine bağlılık ve sorumluluk bilinci yüksektir. Temsil yeteneği üst seviyededir. Sahip olduğu nitelikler ve mesleki safahatı göz önüne alındığında Harp Okulu öğrencilerine model olabileceği düşünülerek, Harp Okulu Tabur Komutanlığı görevinde değerlendirilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir… 2024: Etkin çalışan, inisiyatif kullanan, pratik; planlama, koordinasyon ve icra yeteneği ile liderlik ve komutanlık vasıfları yüksek, sosyal yönü kuvvetli mümtaz bir subaydır. Karargâh tecrübesi yanında kıta ve harekât tecrübesine de haizdir.”

Bu notlardan hareketle, Yarbay Türkoğlu’nun TSK’dan ihracının gerekçesi olan “hizmete engel davranışlarda bulunmak” eylemini gerçekleştirebilecek bir kişiliğe sahip olmadığı tespitinde bulunan Mahkeme, Türkoğlu’nun Kara Harp Okulu’na atanmadan önce 2023-2024 yıllarında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Özel Kaleminde İcra Subayı olarak görev yaptığına da dikkat çekti.

Tüm bu bilgi, belge tespitlerden sonra Yarbay Türkoğlu’nun ancak yürürlükten kaldırılan andın okunmaması konusunda gerekli tedbirleri almayarak, ihmali davranışı nedeniyle bir disiplinsizlik halinin söz konusu olduğu, bunun da “aylıktan kesme cezası gerektiren disiplinsizlikler” kapsamına girdiği sonucuna varan Mahkeme, ihraç kararını oy birliğiyle iptal etti.

Mahkemenin bir üyesi ise iptal kararının gerekçesine karşı çıkarak, Yarbay Türkoğlu’nun hiçbir ihmali davranışı olmadığını savundu.

Yarbay Halit Türkoğlu, 11 Aralık’taki duruşmada son söz olarak, “Eşim de asker. Göreve dönmek, birlikte çalışmak istiyorum.” demişti.

İnşallah MSB karara itiraz etmez de bu mümtaz subay, eşiyle omuz omuza TSK ve Türk Milleti’ne hizmeti sonuna kadar sürdürür.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!