Bu köşe yazısı, Türkiye’deki mevcut siyasi atmosferi ve erken seçim tartışmalarını iktidar ile muhalefet arasındaki gerilim üzerinden ele almaktadır. Yazar, hükümetin milli birlik çağrılarını sorgularken, CHP’li belediyelere yönelik artan hukuki baskıları ve kayyum atamalarını demokrasiye yönelik bir tehdit olarak nitelendirir. Özellikle Ekrem İmamoğlu gibi figürlere açılan davaların ve belediye başkanlarının tutuklanmasının toplumdaki kutuplaşmayı derinleştirdiği savunulmaktadır. Bölgesel güvenlik riskleri ile iç siyasi çekişmelerin iç içe geçtiği bu süreçte, demokratik meşruiyetin korunması gerektiği vurgulanmaktadır. Son olarak yazar, anayasal bir hak olan erken seçimin, mevcut siyasi düğümü çözmek adına bir çıkış yolu olabileceğini ifade eder.
Erdoğan, etrafımızda savaş çığlıkları atılırken CHP erken seçim istiyor dedi. Milli birlik ve beraberliğe en muhtaç olduğumuz günlerde Erdoğan doğru mu söylüyor bilemeyiz; çünkü PKK’lılarla iç barış sağlamanın mantığını çözebilmiş değiliz. O PKK’lılar Türkiye sınırları içinde resmen milli birliğimizi tehdit ediyorken Türkiye, Suriye, Irak ve İran topraklarında büyük Kürdistan hayalleri kuruyorlar. Hem de ABD’ye kara ordusu olarak destek vermenin karşılığı olarak bağımsız devlet olma hayalleriyle…
Bir de bir yıldan fazla süren, Erdoğan’ın “silkeleyin” talimatıyla CHP belediyelerinde yaşananlar var. Gün geçmiyor ki İmamoğlu cumhurbaşkanı adaylığını ilan ettiği günden beri CHP belediyelerine soruşturma açılmasın. Cumhurbaşkanlığının en iddialı adayı için 2500 yıldan fazla ceza var; içlerinde casusluk ve suç örgütü kurmak ve liderliğini yapmak bile var.

Öyle ki bu soruşturmalarda dava ile pek ilgisi olmayan sorular soruluyor. Örneğin İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürüne sorulan: “İmamoğlu ile neden bu kadar çok görüşüyorsun?” Bu sorunun altında ne olabilir? Ne kadar görüşüp görüşmeyeceğine kim karar verecek, mahkeme heyeti mi?
İstanbul, Adana, Mersin, Bolu gibi büyükşehirlerden sonra yıllardır AKP’nin kalelerinden olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı da tutuklandı. Artık güne, “Hangi belediyeye el konulacak?” diye göz açıyoruz.
Evet, milli birlik ve beraberliğe en muhtaç olduğumuz bu günlerde her gün kan kaybeden AKP ve onun iktidar olma amacı hiç olmayan MHP’nin söylemleri ne kadar doğru? İktidar söylemlerinde ciddiyse ivedilikle tartışılan bu “silkelemelerden” vazgeçilmeli; seçimle gelen belediyeler seçimle gitmeli.
Sayın Erdoğan, “Gündemimizde ara seçim yok” derken bunun Anayasal bir hak olduğunu hatırlamıyor mu? Bunun için milletvekillerinden yeterli sayıda istifanın olması (gerekir).
CHP bu sayıya ulaşırsa, daha önce birçok kez uygulanan erken seçim için bir engel olmamalı.