Mehmet Özkendirci’ye ait olan bu şiirler, okuyucuyu siyasetin karmaşasından uzaklaştırarak duygusal bir şiir yolculuğuna davet etmektedir. Metin boyunca aşk, hasret ve yalnızlık gibi evrensel temalar, kısa ve özlü dizeler aracılığıyla derinlemesine işlenmektedir. Yazar, zamanın geçiciliği ve insanın kendi iç dünyasındaki değişimleri vurgularken, doğa betimlemelerini kişisel hislerin bir aynası olarak kullanmaktadır. Özellikle ayrılık acısı ve anne özlemi gibi kavramlar, şiirlerin temel yapı taşlarını oluşturarak hüzünlü bir atmosfer yaratmaktadır. Son olarak, hayata dair pişmanlıklar ve son bir yolculuk temasıyla bütünleşen bu seçki, insan ruhunun en hassas noktalarına dokunmayı hedeflemektedir.
Bugün sizleri siyasetin karanlık labirentlerinden çıkartıp Şiirleristan’ımda bir gezi yapmaya ne dersiniz…
SÜREYYA’NIN GÖZLERİ
Durgun bir deniz gibiydi Süreyya’nın gözleri
Bazen hafif bir rüzgâr çıksa kıyıları okşardı
Bilmezdi içinde ne fırtınalar kopardı
O anlarda Süreyya’nın gözlerine sığınmak istedim
Sonra Süreyya’nın gözlerinde ölmek varken
Yaşamaktan utanırdım.
KUM
Okyanusta bir kum tanesiydin Kalbime girdin İnci oldun.
KİM BİLİR
Kim bilir kimin neler çektiğini
Kül bahçelerine güller ektiğini
ZAMAN/1
Dün sanki bugün
Yarın hatırlanmaz öldüğün.
ZAMAN/2
Kim demiş akıp gidiyor zaman
Akıp giden biziz toprağa doğru her an.
ZAMAN/3
Akrepler yelkovanları soksun
Zaman dursun
Bende kal öylece.
ZIT
Uzaklarda ne kadarda büyüktün
Yaklaştıkça küçüldükçe küçüldün.

DENİZ GÖZLÜM
Sağ yanımda deniz
Sol yanımda sen
Ne güzeldi hayat
Gözlerinde Denizi seyrederken.
GİTMEK/1
Öyle gittin ki benden
Bende gittim kendimden.
GİTMEK/2
Bu nasıl gitmek
Denizleri kurutarak
Dağları devirerek.
YALNIZLIK/1
Yalnızlığım dört duvar
Dördünde de insanlar var
YALNIZLIK/2
Birgün alıp gideceğim başımı
Dünya görsün
Ben mi yalnızım dağ başları mı?
ŞAİR VURULMASI
Dün bir şair vuruldu cadde ortasında tek bakışla
Satır aralarında sevmişti
Kayıtlara faili meçhul diye geçti
Kimseler görmedi kimseler bilmedi
Bir o bildi
O’da görmezden geldi.
GÜN
He sabah pencereme gün vursun
Bir de yatağım sen koksun
Başka ne olsun.
KUTUP
Sen kuzey kutbunda
Ben güney kutbunda
Yalnızlıktan yanıyoruz.
PALET
Kim çaldıysa geri versin
Paketindeki tüm renkleri
Bir siyah kaldı elinde
O da renk değil ki.
EKSİK
Sen benim ne güneşim
Ne ay’ımsın
Sen benim eksik yanımsın
KÜL
Kim bilir
Kaç yangının külü var kirpiklerinde.
HARAM LOKMA
Sen benim haram lokmaydın boğazımda
Ne atabildim
Ne tutabildim
GİDENLER
Herkes geliyor
Herkes gidiyor
En çok da insan kendinden gidiyor
Geri gelmiyor.
DÜNYANIN YEDİ HARİKASI
Diyorlar dünyanın yedi harikası var
Doğrudur
Sensin birden yediye kadar.
ŞARKI
Benim şarkılarım vardı
Kimselerce bili nmeyen
Listelere girmeyen
Dağbaşlarınca çığlık çığlığa söylenen
Sessizce ağlanan.
SEVMEM
Havadan sudan sevdim dedim bozuldu
Oysa havam da suyum da o’ydu
ANNE
Ben hiç büyümedim senden sonra anne
Yine ürkek bakışlı bir serçe gibiyim cam kenarlarında
Geceden sana sığınmaya çalışan bu ayazda
Ben hiç sevmedim senden sonra anne
SON VAGON
Son trenin son vagonuna binen yolcusuyum
Valizimde nice yaşadığım acılar
Yaşayabileceğin mutluluklar
Hak ettiğim yada etmediğim günahlar
Bin yığın keşkeler
Ona okuyamadığım şiirler
Sırı dökülmüş kalleş aynalar
Dalından koparmadığım koklamaya doyanadığım çiçekler
Mutlu çocukluğum
Berbat gençliğim
Dudaklarımda yarım kalmış gülüşlerim
Geride bıraktığım gölgem
Kes bir bilet kondüktör bey
Bu son yolculuğum
Sorma nerede ne zaman ineceğim.