Bu köşe yazısı, Fenerbahçe’nin mevcut yönetimsel ve sportif krizlerini tarihsel bir perspektifle ele alarak kulübün neden başarısız olduğunu analiz etmektedir. Yazar, Ali Koç dönemindeki hatalı transfer politikalarını ve lider eksikliğini eleştirirken, Ali Şen ve Aziz Yıldırım gibi isimlerin temsil ettiği “Lider Başkan” modeline duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır. Kulübün sadece maddi güçle değil, doğru strateji ve kurumsallaşmayla yönetilmesi gerektiği savunulurken, Galatasaray ile olan rekabette geri düşülmesinin nedenleri teknik detaylarla açıklanmaktadır. Ayrıca, sosyal medya baskısının kararlar üzerindeki olumsuz etkisi ve kongre yapısındaki çarpıklıklar, kulübün geleceği önündeki temel engeller olarak sunulmaktadır. Yazı, Fenerbahçe’nin kurtuluşunun akılcı bir yönetim anlayışına ve güçlü bir liderliğe dönmekten geçtiğini belirterek son bulmaktadır.
Merhaba değerli okurlarımız, güzel günler dileyerek başlayalım yazımıza.
“Ne Demiştik” yazı dizimizin bu bölümünde Fenerbahçe’yi ele alacağız. Fenerbahçe artık her başarısızlığının ardından “Aynı süreçleri yaşıyor…” Nedir bu süreçler?
Sezon başında “Şampiyon ilan ediliyor,” devre arasında “Ara transferde transfer yapıp, Galatasaray’ın maçlarını kaybetmesini bekliyor,” Nisan ayı olunca “Şampiyonluk gidiyor…!”
Fenerbahçe için artık bunları yaşamak doğallaştı. İşte tehlike bu…!
Öncelikle Fenerbahçe başarısızlıklarının arkasında “Yönetimlerinin yanlış transfer politikası, yanlış eleştiri siyaseti, sosyal medya kullanıcılarına ve yorumcularına gereksiz kulak verilmesi, son olarak kongre üyelik sisteminin yanlışlıkları…!”
Çok ayrıntılı ve derinlemesine düşünürseniz, bu başarısızlıkların temelleri bunlar. Bakın Fenerbahçe’nin Galatasaray ile rekabet etme yöntemi son derece yanlış.
Eğer rekabeti sadece para ile yapmaya kalkarsanız, Fenerbahçe’yi borç batağına sokarsanız…! Zaten böyle de oldu.
Allah’tan sayın Aziz Yıldırım’ın kulübe kazandırdığı arsalar vardı da, bu işin sonu iflasa gitmedi…!
Fenerbahçe yıllardan bu yana “Zengin Başkan formülüyle” başarılar kazanmaya çalışıyor.
Bizim küçüklük dönemlerimizde, “Türk Futbolunun en zengin kulübü hep Fenerbahçe olmuştur.”
O dönemlerde UEFA denetimi olmadığı için, yöneticiler ceplerinden para vererek kulübü yönetirlerdi. O dönemlerin en flaş transferlerini Fenerbahçe yapardı.
En şaşalı şampiyonluklarından birini de sayın Ali Şen’in 1982-1983 döneminde yaşamıştır.
Bu şampiyonluk sonrası Fenerbahçe 10 şampiyonluk kazanmışken, Galatasaray’ın 6 şampiyonluğu vardı…!
1995-1996 döneminde “İkinci sayın Ali Şen Başkanlığında” 13. Şampiyonluğunu kazanmıştı.
O dönem Galatasaray’ın şampiyonluk sayısı 10’du… Bu dönem “Şampiyonluk sonrası Aykut ve Oğuz’un gönderilmesi olayıyla anımsanır…!”
Sayın Ali Şen dönemine niye vurgu yaptık diye düşünebilirsiniz… Sayın Ali Şen gerçek bir “Lider Başkandır…!”
Hocalara gerektiğinde karışan bir başkandır sayın Ali Şen. Kendisine şifalar diliyorum.
Türk Basketbolunda “Ticari Kuruluş takımlarının ambargosunu kıran” ve Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş takımlarının “Basketbola yatırım yapmasını sağlayan kişidir sayın Ali Şen…!”
Türk Basketbolunu taraftarlara sevdiren sayın Ali Şen’dir. Kendisini Galatasaray taraftarı da severdi. Böyle bir “Başkan profili, Türk Sporunda ender görülmüştür…!”
1995-1996 Sezonuyla birlikte “Türk Futbolunda Galatasaray Dönemi” başlamıştır. İmparator Fatih Terim ile dört yıl üst üste şampiyon olarak, Fenerbahçe’yi geçmiştir.

Türkiye dışında da “1999-2000 Sezonunda Avrupa’nın iki numaralı kupası olan UEFA Kupası’nu ve Avrupa Süper Kupası’nı Real Madrid’i yenerek almıştır…! Bu yıldan bu yana Galatasaray, Fenerbahçe’ye üstünlük sağlamıştır…!
Fenerbahçe’nin “Son Lider Başkanı sayın Aziz Yıldırım’dır…!” Sayın Aziz Yıldırım dönemi aynı zamanda “Tesisleşme ve kurumlaşma dönemidir…!”
Bugün Fenerbahçe’nin elindeki tesislerin hepsi sayın Aziz Yıldırım’ın başkanlığında yapılmıştır…
Fenerbahçe’nin son şampiyonluğunu da “2013-2014 yılında sayın Aziz Yıldırım Başkanlığında kazandı.”
Sayın Aziz Yıldırım Dönemi’nin başarısının sırrı “Tesisleşme, transfer ve süreci doğru yönetme” ilkeleriydi.
Bu dönemin tek yanlışı “Kongre yapısının gereksiz yere genişletilmesi oldu…!” Bu da Fenerbahçe’nin gerilemesine yol açtı…!
Fenerbahçe’nin içine düştüğü zor durumun başlangıcı Ali Koç’un başkanlığa gelişi oldu…! Bu dönemde Fenerbahçe “Akılla değil, daha çok algıyla yönetildi…!”
Transferde yapılan hatalar, sürekli Fenerbahçe başarısızlıklarında “Galatasaray’ı hedef gösterme” yanlışları yüzünden “Beklenen şampiyonluklar gelmedi…!”
Tam yedi yıl “Fenerbahçe’ye tek çivi bile çakılmadı…!” Transferde de büyük hatalar yapıldı. Kısaca Ali Koç başarısız bir dönem geçirdi.
Bu arada “Fenerbahçe’nin mali yapısının durumunu da bilmiyoruz…!” Dedikodularla yorum yapamayız.
Ali Bey, sezon başında “Çok önemli takım kurduk” dediğinde, bu takımın çok dengesiz olduğunu belirtmiş ve “Bu takım Galatasaray dışında her takımı yenebilir ama her takıma da yenilebilir” yorumunu da vurgulamıştık.
O zaman bu takımın “İki santraforu vardı…!”
Fenerbahçe’nin en büyük hatası “Dzeko’yu göndermesi oldu.” Niye? En-Nesyri ve Duran’dan verim almanın önünü kesti…!
Dzeko’yu yolladın, o zaman Tadiç’i tutacaktı…! Asensio’nun takıma geç gelmesi de bir başka hata oldu…!
Bitmedi, elinde Djiku gibi bir jokerin satılması bir başka hataydı…! Talisca’nın alınması da yanlıştı. Asensio’yu erken alırdın, Talisca’yı almazdın.
Böylelikle “Koşmayan ve aynı tipte oyuncu ile yola devam etmezdin…!” Talisca yerine, Fred’i yedekleyecek “8 numara alırdın…!”
Ayrıca Fenerbahçe’ye acil “Bir stoper, sol bek alınmalıydı…!”
Tedesco ilk anlarda doğru işler yaptı. Ancak Tedesco da “Yabancı hoca olmanın dezavantajlarını” yaşıyor. Bu ülkenin en önemli gerçeği: “Akademisyen hocalar bu ülkede asla başarılı olamaz. Hele hele Avrupa mantığı taşıyan hocaların bu ülkede başarı şansı yok denecek kadar azdır…!”
Avrupa mantığıyla bakıldığında, “Avrupalı futbolu mantığıyla oynar, futbolcularının altyapıları çok iyidir…!”
Bizim liglerimizdeyse “Futbol duyguyla oynanır, futbolcuların altyapıları çok zayıftır…!”
Birileri hocaya “Karagümrük takımına defansı sağlama alarak geçiş oyunuyla oynanmayacağını” anlatmak zorundadır…!
Örnek sayın Ali Şen ya da sayın Aziz Yıldırım…! Bu ülkede “Takımların şampiyonluğunda en önemli rol başkanlarındır.”
İster kabul edin ister etmeyin…! Tedesco İtalyan asıllı Alman hoca, bu yönüyle defansa önem veriyor.
Kasımpaşa maçı sonrası “Bu defansa ben bile gol atarım” demesi, defansın ve orta sahanın dengesiz olduğunun farkında olmasının bir sonucudur…!
Sayın Sadettin Saran’ın “Ara transferde Guendouzi gibi elinde var olan futbolcu tipini alması inanılmaz bir hataydı.”
Daha bitmedi, orta sahaya Kante’yi alarak “İleriye topu doğru kullanamayan ama kesici bir orta saha oluşturuldu…!”
Fenerbahçe şampiyonluğa oynayan takım olduğu için, bu orta saha ile “Kendinden güçsüz takımları ve oyunu kendi alanında kabul eden takımları asla açamaz ve geçemez…!”
Bir de “Süper Ligin boyu küçüldüğü için her takım alan daraltacaktır…!”
Sorun sadece orta saha değil. Sezon başında elinde iki önemli futbolcu vardı: Jhon Duran ve En-Nesyri…!
Bu iki futbolcu, beğenin beğenmeyin, “Defansları açabilecek nitelikleri olan futbolcular…!” Şimdi elinde 19 yaşında deneyimsiz Cherif var.
Akıl alacak bir hata değil…! Sonuç; Antalya ve Kasımpaşa maçlarında ikişer puan, Karagümrük maçında da üç puan kaybedildi…!
Zirvede fark 7 puan oldu ve ikincilik de tehlikede…! Geçtiğimiz yazılarımızdan birinde bunu vurgulamıştık.
Kâhin değiliz ama olacakları görmek için futbolun temellerini bilmek yeterli…!
Bakın Fenerbahçe’de başka bir hastalık da “Sosyal medyaya gereksiz kulak verilmesi…!”
Transferin son günlerinde bir santrafor almak istediler ama “Sosyal medya istemedi” diye almadılar. Kante’yi taraftar istedi diye sayın Cumhurbaşkanına aldırdılar…!
Aynı hatayı Galatasaray da yapıyor maalesef…!
Yazımızı çok uzattık. Son olarak “Fenerbahçe kongre üyesi sayısı yaklaşık 50.000 küsur…!”
Başkan sayın Aziz Yıldırım’ın yaptığı en büyük hata bu olmuştur. Bu kongre yapısından sağlıklı bir yönetim çıkmaz.
Niye? Bu üyelerin çoğu taraftar. Taraftarı “Fenerbahçe’nin borcu harcı ilgilendirmiyor.” Hal böyle olunca, başkanlar da “Kongre üyelerine hayal satarlar…!”
Sonuç; Fenerbahçe’nin kurtuluşu “Lider Başkan formülü ve akıllı transferler yapmak.” Burada sayın Aziz Yıldırım’a çok iş düşüyor.
“Güçlü Galatasaray için güçlü Fenerbahçe” şart. Yoksa Türk futbolu kaybeder…!
Milli Takımımıza Romanya karşısında başarılar diliyoruz.
NOT: Bize ulaşmak isteyen dostlarımız ve okurlarımız [email protected] adresine mail atabilir.
Düşünce ve önerilerinizi bekliyoruz. Sevgiyle kalın.