Mehmet Özkendirci

Arefe

featured
0
Paylaş

Bu köşe yazısı, ekonomik sıkıntılar içinde ucuz ekmek kuyruğunda bekleyen emeklilerin ve vatandaşların arasındaki trajikomik diyalogları ele almaktadır. Kuyruktaki bireyler yaşadıkları yoksulluğu kanıksamış görünürken, içinde bulundukları mahrumiyete rağmen mevcut siyasi otoriteye karşı derin bir şükran ve bağlılık beslemektedirler. Yazar, karakterlerin en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamazken devletin itibarını kendi refahlarının önünde tutmalarını hicivli bir dille gözler önüne serer. Hikaye boyunca, dini değerler ve bayram hazırlıkları üzerinden yapılan sohbetler, toplumun alt kesimindeki sosyopolitik kabullenişi ve ironik tevekkülü yansıtmaktadır. Sonuç olarak anlatı, ekmeğin tükenmesiyle biten bu süreçte halkın yoklukla imtihanını ve sarsılmaz ideolojik sadakatini eleştirel bir perspektifle sunar.

 

Arefe günü ucuz ekmek kuyruğunda bekleyen bir emekli:Allah Erdoğan’dan razı olsun… Bu bayram öncesi de ikramiyemizi erkenden verdi. Yoksa ne yiyecektik mübarek bayramda. Baklava alamasam bile dört tane kerhane tatlısı alırım, maksat ağzımız tatlansın. Torun için biriktirdiğim kefen banktan bir şeyler ayarlarım.” Arkada sıradaki emekli: “Şükürler olsun bugünümüze. Sağ olsun Erdoğan iktidarı zamanında kefen mezar parası yok. Allah ondan razı olsun…”

Öndeki işçi sağ olsun, “Aç öleceğiz ama kefensiz gömülmeyeceğiz” diye alaycı bir şekilde sırıttı. Mesajı almayan onun önündeki emekli: “Yahu önceden kıçımıza giyecek don bulamıyorduk. Şimdi öyle mi? Yamalı olsa bile bir çift donumuz var. Allah Erdoğan’dan razı olsun. Efendim, aza kanaat getirmeyen çoğu bulamaz.” “Haklısın,” dedi öndeki hanım teyze… “Bir pişimlik aşım, kaygısız başım derdi merhum eşim.” “Açından ölmesin,” dedi yeni yetme bir velet… “Teyze, yok be oğlum, merhum açlığa talimliydi; veremden öldü.” “Allah rahmet eylesin,” dedi gözlerini teyzeden ayırmayan yetmişlik zampara dede. “Bu Erdoğan her şeyi iyi yaptı ama dul kadınlara maaş bağlamayı kötü etti. Altı yıldır dulum, evlenecek bir hanım bulamadım.” Önündeki bastondan destek alan emekli öksürerek söze girdi: “Yahu dini nikah yap sen de, ben dört yıldır çift maaş alıyorum.” Arkadaki emekli eğilerek kulağına fısıldadı: “Bağırma öyle sağıra duyurur gibi, yerin kulağı var. Allah Erdoğan’dan razı olsun… Soğan ekmek yeriz ama Erdoğan’ı yedirmeyiz… Tabi ya, devletin itibarı önemli.” Belediyenin ucuz ekmek kuyruğu uzayıp giderken büfedeki görevlinin sesi duyuldu: “Ekmekler bitti…

“Eh, kısmet bu,” dedi en ön sıradaki emekli; “Bunu da bulamayan Afrika’daki açlar var. Bu bayramda makarna yeriz ama reisi yedirmeyiz…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!