Mehmet Edip Ören
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Köprüden Önceki Son Çıkış

Köprüden Önceki Son Çıkış

featured
0
Paylaş

Mehmet Edip Ören’in kaleme aldığı bu köşe yazısı, Türkiye’nin güncel siyasi atmosferine ve toplumsal sorunlarına yönelik sert bir eleştiri ve uyarı niteliği taşımaktadır. Yazar, iktidarın emekli politikalarını ve dini değerlerin siyasi çıkarlar uğruna istismar edilmesini toplumsal bir yozlaşma olarak nitelendirerek hedef almaktadır. Terörle mücadeledeki zafiyetler ve siyasi partilerin kendi ikballeri için girdiği şaibeli işbirlikleri, ülkenin beka sorunu yaşadığı vurgusuyla işlenmektedir. Mevcut siyasi yapının Türk milletine çözüm sunamadığını savunan kaynak, kurtuluşun ancak birleşik bir milliyetçi güç ile mümkün olabileceğini ileri sürmektedir. Yazar, muhalefetin tutumunu da sertçe eleştirerek, Türkiye’nin demokratik geleceği için bu durumun “köprüden önceki son çıkış” olduğu uyarısını yapmaktadır. Nihayetinde metin, milli bir uyanış çağrısı yaparak statükonun değişmesi gerektiğini keskin bir dille ifade etmektedir.

 

Bir deliye deli olduğunu veya deliliğin nasıl bir şey olduğunu anlatabilir misiniz? Tıpkı bir haine olduğu gibi… Ne mi demek istedim?

O kadarını da size bırakayım. Hepinize merhabalar olsun. Türkiye birden büyüktür…

Ciddi konulara geçmeden biraz komikliğe ne dersiniz? Hayır, hayır komikliği ben yapmayacağım. RT yapıyor.

Bana kalırsa emekli olduğunda Cem Yılmaz’ı yarı yolda bırakacak bir stand-upçı oldu… Bulgur, makarna, halk ekmek kıskacındaki emekli ile kafa buldu.

Zaten hep bayramdan önce verilen, artış yapılmamış ikramiyeyi müjde olarak duyurdu.

Maaşları da biraz öne çekip, bayramda torun talanına ön ayak oldu.

Peki sonra ne olacak, kimin umurunda… Hatırlayın… Ek araç vergileri için adı batasıca, adını bilmediğim bir ilgili ne demişti: “Aracı olmayanlar ödemeyecek…” RT’nin bu müjde haberi onu da solladı…

Gerçek İslam olmaya çalışan —bakın olan demiyorum, çalışan diyorum— dinin benimle Allah arasında olan, başkalarını ilgilendirmeyen vicdani bir olgu olduğunu özümsemiş bir kimse olarak sesleniyor ve de çok üzülüyorum… Irak, din kardeşi Kuveyt’e saldırdı… Müdahale eden ABD’li gavurların ülkelerine sağ salim dönmeleri için dualar ettik… Müslüman kadınların seks ve sadist fantezilerin malzemesi olmasını görmezden geldik… Başta Karabağ olmak üzere birçok yerde Müslüman-Türk kanı akıtan, sınırsız zulüm ve işkencelerin uygulayıcısı olmuş Ermenilerin en büyük destekçisi ve de silah tedarikçisi İran değil miydi? Suriye’de, Libya’da, Somali’de birbirlerini kıranlar, onların arkasında durarak destek sağlayanlar da Müslüman değil miydi? Bu örnekleri yazarsak bu yazı makaleden romana doğru yol alır… En iyisi son örnekle noktalayalım… Pakistan-Afganistan resmen savaşa tutuştu… Sebep; Afganistan’ın, Budist Hindistan’ın dümen suyuna girmesi, taşeronluğunu yapması… Gelelim sonuca… İslam dininin kimsece bir hükmü yok.

O, sadece iç piyasalardaki enayileri tavlama ve oylarını almak için mevcut en faydalı, kullanışlı, üstelik sıfır maliyetli bir sistem… Bu basit ama herkesin gözü önünde seyreden olayları görmezden gelerek kafamızı kuma gömersek, kendilerine Müslüman (!!!) diyen sapkınların oyuncağı ve oy tedarikçileri oluruz… Allah bizi böyle bir zilletten muhafaza etsin. Aklı hâlâ ermeyenleri de ıslah etsin…

PKK ve siyasi uzantısı DEM’lilerin sınır tanımaz, ucu açık rezilliklerini seyrediyorsunuz… Bu ülke terörü neredeyse bitirmişken, it başları bir yerden bir yere bile hareket edemezken, etseler bile tepelerine bomba yağarken; bir kurt görünümlü ama kurt olmayan, imdatlarına yetişti.

Geldiğimiz yer; her gün ekranlarda bol bol Apo itinin resimlerinin ve de önünde konuşarak kin kusan leş başkanların olduğu yerdir.

Türkiye Cumhuriyeti, sanki eşi benzeri görülmemiş bir mağlubiyetin neticesiymiş gibi talimatlara gark ediliyor. Ayastefanos Antlaşması öncesi durumdan daha beter haldeyiz.

Bu ülkeyi bu hale getirenlerin Allah milyon kere belasını versin.

Birisi, “Ben İmralı’ya gideyim mi?” diye izin isterken ayakta alkışlayanlar; acaba 66. madde, ilk dört madde gündeme geldiğinde bunağın biri değiştirmek için izin isterse elleri patlayana kadar alkışlarlar mı? Bu mahlukların resim ve videolarını kaybetmeyin, saklayın.

Zaman gelir, hepsini bir kamyonun kasasına doldurup ibret için sokak sokak dolaştırmak gerekebilir… AKP, varlık sebebi olan RT’nin ikbali için bu hainlerle işbirliği yapabilir.

CHP, birinci olabilmek için kendini bu namertlere muhtaç hissedebilir. İçindeki PKK’lıyı, Sezgin kiminkulu olduğu belli olmayan yaş baklayla bile başa çıkamayandan fazla bir şey, tepki beklemeyin… Geriye tek dayanağımız; birleşik milliyetçi kitle ve oylar kalıyor.

Bu durumdaki benlik ve koltuk sevdası, affedilmeyecek ilk dört madde arasındadır.

“Bütün Türkler bir ordu” derhal hayata geçirilmeli, memlekete yegâne umut olarak siyasete adım atmalıdır… Henüz ortada yokken bile %20’leri aşmış düşünce, gerçekleşme aşamasında kim bilir nerelere ulaşır… Türkiye’nin, ABD derin devletinin oluşturduğu sistemlere ihtiyacı kalmamıştır.

Birbiriyle aynı maksatta olanlar, birbirinin alternatifi değil ancak destekçisidir… Bütün Türk ulusu, gözleri ufukta yeni doğacak güneşi beklemektedir.

Buradaki benlik muhasebesi bile ihanetin ötesindedir… Diğerleri biliniyor, onlar fıtratlarının gereğini yapıyorlar ama milliyetçi güçlerde bir sıkıntı olursa, ne millet ne de Allah hiçbirinizi affetmez; tabii ortada millet kalırsa.

Bu yüzden el ele tutuşarak, çizgi halinde değil halka olma vaktidir. Köprüden önceki son çıkış burasıdır.

Kaçırırsak, monarşi tek ve de mecburi istikamet olur…

Finali yapmadan Küçük Kripto’ya (Özgür’e) bir çift söz:

Gene zırvaladın… Yoluna tükürdüğümün yolu Denizlerin yoluymuş… Her fırsatta kriptoluğun gereğini yapan zavallı, sonra da çağrı yapıyor: “Muhafazakâr Demokratlar, Milliyetçi Demokratlar” diye… Yerimiz, yolumuz budur diyenin bu çağrısına itibar edilir mi? Ben ve ailem iki seçimdir sırf AKP’nin karşısında olduğu için CHP’ye oy verdik.

Bundan sonra —bir kişi hariç— nah alırsınız… Buna, Sadi Ağabeyi’ne aldığı talimat gereği TBMM girişinde yumruk atan fırfır Cemal de dahil… Sen yoluna, biz yolumuza…

Hepiniz Allah’a emanet olun. Hoşça kalınız…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!