Mehmet Edip Ören
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyaset Satrancı: Erken Teşhisler, Gizli Senaryolar ve Çözülme

Siyaset Satrancı: Erken Teşhisler, Gizli Senaryolar ve Çözülme

featured
0
Paylaş

Mehmet Edip Ören’in bu yazısı, Türkiye’deki güncel siyasi atmosferi stratejik bir satranç oyununa benzeterek iktidar ve muhalefet arasındaki güç mücadelesini ele almaktadır. Yazar, mevcut yönetimin koltuğu bırakmamak için seçim iptalleri veya hukuki engeller gibi çeşitli senaryoları devreye sokabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunur. Özellikle muhalefetin bu tehlikelere karşı hazırlıksız olduğunu savunan metin, Mansur Yavaş gibi isimlerin saf dışı bırakılma ihtimaline karşı gizli bir aday ve milliyetçi bir blok oluşturulmasını önerir. Meclis yapısını, ekonomik zorlukları ve siyasi figürlerin tutumlarını eleştiren yazar, demokratik sistemin işleyişine dair karamsar bir tablo çizmektedir. Metin boyunca, siyasi aktörlerin gizli ajandaları ve halkın ekonomik beklentileri üzerinden toplumsal bir uyanış çağrısı yapılır. Sonuç olarak kaynak, Türkiye’nin gelecekteki seçim sürecinde karşılaşabileceği kritik siyasi hamleleri ve olası çözüm yollarını derinlemesine sorgular.

 

Bayram’ın dizinin dibine oturduk. Üç gün sonra sabah erkenden namaza gideceğiz. Sonra imkanı olanlar kurban ibadetlerini yapacaklar.

Hepinizin hayvanları cevval, bıçakları keskin olsun. Merhabalar. Türkiye birden büyüktür…

Muhalefette hâlâ “Bu kadarını yapamazlar” yaklaşımı var. İktidar sahipleri, her gün yaptırdıkları anketleri görmüyor mu?

Bu şekilde girilecek seçimi kaybedeceklernin farkında değiller mi? Hem de nasıl farkındalar… Kuzu kuzu gideceklerini, koltuklarını törenlerle teslim edeceklerini kimse beklemesin.

Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı seçimdeki iptal senaryosu, akıllardan çıkmamalı.

Hatırlayın, Binali nasıl “Çaldılar” diye ortaya çıkmıştı ; hatırlayın, çalanlar (?) nasıl da kapalı zarftaki dört pusuladan birini çalmıştı.

Ya YSK’nin seçimi yenileme kararını unuttunuz mu… Sadık okurlarım hatırlar, mutlak butlan için söylediklerimi.

Bu olay seçimlerden az önce uygulanacak, Kart Kripto MV’yi ve de CB adayını belirleyecek, bu şekilde de seçime gidilecek… Birinin bundan başka kazanma ihtimali yok… Sonra da nasıl bitirmiştik… Evet, CHP Genel Merkezine kimse sokulmaz, problem değil.

Bir apartman dairesi CHP Genel Merkezi olur, kararlar orada alınır, YSK da bu karar ve isimleri tescil eder… İstanbul – Gürsel Tekin’de gördüğünüz şekilde.

Her zaman olduğu gibi, şimdi herkes aynı şeyleri düşünmeye başladı… Geç fark edilen tehlikelerle, o tehlikeyi savuşturamazsınız.

Siyaset; usta oyuncuların buluştuğu, satranç gibidir. On, on beş hamle ilerisini göreceksiniz; aynı anda rakibinizin ne yapabileceğini de tespit ederek ona göre tedbir almak zorundasınız.

Ana muhalefet bu işin ne kadar farkında? Bana göre çok az farkında.

Küçük Kripto, hâlâ meydan amigoluğunun ötesine geçemedi… Tedbir ne, onu da yazdık ama tekrarlayalım… Kaya gibi sert ve kararlı Milliyetçi Blok, kenarda hazır bekletilmeli.

Devreye gireceğinden, buna ihtiyaç duyulacağından kimsenin şüphesi olmasın. Mansur Başkan doğal liderdir.

Muhtemelen, mesela “yere çöp attı” gibi bir sebeple tutuklanabilir, seçime katılması engellenebilir.

Bu durum için, ismi ortaya atılmayan gizli bir aday da köşede hazır tutulmalıdır.

İş bu noktaya gelirse halka, yeni adayın geçici olduğu; yapılan pislikler ve iftiralar temizlendikten sonra yeni bir seçim ve gerçek adaylarla halka gidileceği söylenmelidir.

Bu arada Parlamenter Sisteme dönüş referandumu da yapılabilir. O zaman her şey kendiliğinden hallolmuş olur.

Kimse unutmasın; %20-30 civarındaki milliyetçi oylar, uygun aday ile işgal edilen CHP’nin bütüne yakın oyunu aldığı gibi, Cumhur İttifakı’ndan da önemli kaymalar olur.

Gelelim çözülme sürecine. Neydi anlatılan… PKK hiçbir şart koşmadan silah bırakacaktı… Üç beş bozuk silahın yakıldığı mangal partisinden sonra ne oldu? Şartlar ortaya çıktı.

Saçı ve aklı ters orantılı olan ve ortağı Tenekehan ne diyor?

Kanunlar yasalaştıkça silahlar da bırakılacak… Demek ki şart varmış. Daha bilmediğimiz neler var, onlara itiraz hakkımı saklı tutuyorum… Bu ihanet sürecinin bana göre tek artısı var:

Herkes imzalarıyla tasdik etti. Anayasa ve AİHM kararlarına uyulmuyor. “Nereden çıkarttın?” diyeceklere bir çift sözüm var.

Uyulsa bundan bahsetmeye gerek kalır mı… Bu benim, “Uyuşturucu kullanmak ve satmak suç olsun” dememle eş değer bir olay.

Kardeşim, sen desen de demesen de zaten suç, Anayasa’da öyle değil mi, herkes uymaya mecbur, ayrıyeten belirtmeye gerek yok dersiniz.

Haklı olarak…

Türkiye siyasetine, adliyeyi esir almış siyasetçiler yön vererek istedikleri gibi de dizayn ediyorlar. TBMM ise sadece noterlik yapıyor.

Saraydan gelen malzemeyi fırına veriyor. 500 bin lira maaşlı zavallıların, kol kaldırıp indirmekten mecalleri kalmadı. Hatırlayın:

Tokatlı bir kadın nasıl da hepsini önüne katıp, TBMM Genel Kurulu’ndan dışarı çıkarmıştı.

Kümes tavuklarına yapılacak bu muamele, maalesef koca koca milletvekillerine yapıldı… Bütün bu ve buna benzer olaylara dur demek için yeni bir formül buldum: TBMM’de en fazla üyeye sahip parti, istediği partilerin seçime girmesine karar verebilir.

Böyle bir kanun AKP ve MHP oylarıyla yasalaşırsa hem daha demokratik olur hem de kamuoyunun lüzumsuz meşguliyeti önlenmiş olur…

Çeşitlemeler: Geçtiğimiz günlerde bir milletvekilimizin eşinin fakirlik ilmihaberi aldığını duyduk… Daha önce buna benzer olaylara şahitlik etmiştik.

Beş yüz bin maaşlı ve de lokantalar zinciri olan bir garibimiz de geçinemediğini beyan etmişti. Beyler, acil olarak kendimize gelmek zorundayız.

Bu zat-ı muhteremler, bizim hakkımızda her türlü kararları alan kimseler. Bunların fakirlikle uğraşmamaları gerekiyor.

Her zaman olduğu gibi meseleyi ortaya atıp kaçmayacağım, çareyi de söyleyeceğiz… TBMM’nin acil olarak, parti farkı gözetmeksizin gelirini eşit miktarda bölüştürmek üzere IBAN açıklaması gerekiyor… Diyanet İşleri Başkanlığımız ise derhal fetvasını açıklamalıdır: “Milletvekillerine zekat ve fitrelerinizi verebilirsiniz” diye… Bir milli bayram öncesi cuma hutbesinde Atatürk’ten bahsedeceğine, bu konuyu ele alması gerekir diye düşünüyorum… İnanın, en yüksek katkı, asgari ücretlilerden ve 20 bin maaşlı emeklilerden gelir… MB yeni enflasyon hedeflerini açıkladı.

%16, %24’e revize edildi. Olmayacak ama hadi olduğunu düşünelim… Şu an itibarıyla bütün ücretlilere ve emeklilere seyyanen %8 vergi (kesinti) getirildi… RT, “Eski Türkiye geride kaldı” diye beyanat veriyor ya, kızıyorduk.

Meğerse doğru söylüyormuş… Nereden mi anladık… Vatandaş pazarda ücretlere bakarak, “Eski Türkiye’yi özlüyoruz, istiyoruz” diye söyleniyor… Çeşitlemelerin de finali: Kart Kripto Kemal, ne mal olduğunu resmen ortaya çıkardı.

Benim yıllar önce söylediklerimin teyidi bizzat kendisinden geldi. Bu durumda bir alacağım oluştu.

Ayrıyeten çok söyledim, acilen ihraç gerekir diye… Benimle selamı sabahı kesenler, suçlayanlar; helalleşelim mi… En azından bir özür, bir “Haklıymışsın” lafını beklemem çok mu… Bu arada olacaklarla alakalı yazdıklarım da adım adım gelişiyor.

Hepiniz Yaradan’a emanetsiniz. Hoşçakalınız…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!