Bu köşe yazısı, özgün bir Türk düşünürü ve modern bir filozof olarak kabul edilen Nurettin Topçu’nun vefat yıldönümü vesilesiyle onun ilmi mirasını ve karakterini ele almaktadır. Kaynakta, Topçu’nun “İsyan Ahlâkı” teziyle felsefi yetkinliğini kanıtladığı ve hayatı boyunca inançları ile eylemleri arasında mutlak bir uyum sergilediği vurgulanmaktadır. Düşünürün anısını yaşatmak amacıyla Erzurum, Bursa ve Erzincan gibi şehirlerde düzenlenen geniş kapsamlı ulusal ve uluslararası sempozyumlardan bahsedilmektedir. Topçu’nun 25 ciltlik külliyatı, onun İslamcı, Anadolucu ve Türkçü kimliğinin yanı sıra siyasete tenezzül etmeyen dik duruşunu temsil etmektedir. Metin, usta ismin tarihteki Sokrates ve Gandi gibi ahlak abideleriyle olan fikirsel benzerliğine dikkat çekerek gençleri onun eserlerini tanımaya davet etmektedir. Sonuç olarak bu kaynak, Topçu’yu sadece akademik bir figür olarak değil, ödün vermeyen bir ahlak ve düşünce adamı olarak topluma yeniden tanıtmaktadır.
Çağdaş Türk Düşüncesinin özgün düşünürlerinden; eğer filozof olmak gerek sistem kuruculuğu, gerekse sistematik anlamda yeni ve orijinal eser ortaya koymak demek oluyorsa, daha 25 yaşında iken Fransız Sorbonne Üniversitesi‘ne sunduğu -Türkçe karşılığı- İsyan Ahlâkı adlı doktora teziyle aynı zamanda “Çağdaş Türk Filozofu” sıfatını almayı hak ettiğine inandığımız Nurettin Topçu’nun 51. Vefat Yıldönümü…
Geçen yıl 50. vefat yılı olması münasebetiyle ilkin mayıs ayında Erzurum Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümünün öncülüğünde Erzurum’da, ikincisi Bursa Yıldırım Belediyesi ile Uludağ Üniversitesi iş birliğinde Bursa’da olmak üzere aynı ay içerisinde iki büyük ulusal sempozyum düzenlendi.
Ardından yine aynı münasebetle ekim ayında, Türkiye Yazarlar Birliği Genel Merkezi ile Erzurum Şubesi’nin Erzurum ve Erzincan Valilikleriyle Belediye Başkanlıkları, keza Atatürk Üniversitesi arasında yaptıkları iş birlikleri sayesinde 3 günlük uluslararası Nurettin Topçu Sempozyumu gerçekleştirildi.
Bu toplantılardan uluslararası nitelikte olanın iki günlük tebliğ ve değerlendirme faslı rahmetlinin baba memleketi Erzurum’un Atatürk Üniversitesi‘nde, üçüncü günü ise annesinin memleketi Erzincan Kemaliye (Eğin)‘de hayata geçirildi.
Çok büyük organizasyonlardı ve hepsi de bu saydığımız kurumlar ile üniversitelerin ortaya koydukları fedakârlıklar sayesinde yüz akıyla gerçekleştirildi.

Bizim şahsî değerlendirmemize göre; medeniyette İslâmcı, siyasette Anadolucu, dilde ve kültürde Türkçü olan Nurettin Topçu, 66 yıllık ömründe icra ettiği felsefe öğretmenliği yanında 25 ciltte toplanan orijinal eserleriyle sürekli fikir kozasını örmüş, ömrü boyunca siyasete asla itibar etmemiş; 27 Mayıs sonrası mecburi şartlarda, kazanamayacağı sıradan aday yazıldığı Konya senatör adaylığını kaybedince de kazanmışçasına sevindiğini belli etmiş bir büyük düşünce ve ahlâk adamıdır.
Temayüz eden bu kişiliğinin gereği olarak, mesleğini ifa ederken maruz kaldığı sürgünler sırasında da hiçbir şahıs ve kuruma boyun eğmemiş, hak bildiği yolda tek başına tam bir isyan ahlâkçısı olarak yürümüş, inançlarıyla eylemleri arasında asla çelişki yaşamamış; “İnsan olan bunu yapmaz” anlayışı yerine “İnsan olan bunu yaptırmaz” felsefesine inanmış; yazdığı ve yaptığı her şeyde bu ilkeyi gözetmiş ender bir 20. yüzyıl düşünürüdür.
Nurettin Topçu, her çağda her kim olursa, bağlandığı inancı ve dini her ne olursa olsun insanın sadece ahlâkına bakmış, ona göre değer biçmiş, bir büyük insandır.
O yüzden zorba imparatorlar Sezarları, İskenderleri, Napolyonları değil, “Sitenin gençlerine farklı inançlar aşılamak” suçlamasıyla idama mahkûm edilmişken zindandan kaçırılmayı reddetmiş pagan çağın Sokrates’ini; cılız vücuduna aldırış etmeden Güneş Batmayan İngiliz İmparatorluğu’yla mücadeleyi göze almış ve onu dize getirmiş Hinduist inancın Gandi’sini ve onların yanında, aynı ithama maruz kaldığı arkadaşları mahkûm olup kendisi beraat edince kahrolan, inancımızın Hüseyin Avni’sini alkışlamıştır!…
Bütün bu özetlediğimiz şahsiyeti dolayısıyla Nurettin Topçu hocanın hakkıyla anlaşılmasına dünden çok bugünün ihtiyacı var, desek yeridir.
Ve Türk gençlerine çağrımızdır:
Eğer öğrenmek ve örnek almak için ömrünce kimseye boyun eğmemiş bir düşünce ve ahlâk sîması, bir filozof kişilik arıyorsanız Nurettin Topçu, 25 ciltlik külliyatıyla yanı başınızda, kitapçılar ve kütüphanelerde sizi bekliyor.
Var Olmak adlı eserinden başlamanız dileğiyle,
Kolay gelsin sevgili gençler!..
