Mehmet Özkendirci

4 Portre

featured

Yazar Mehmet Özkendirci, bu dört farklı portre üzerinden Türkiye’nin siyasi ve toplumsal panoramasını eleştirel bir dille analiz etmektedir. Metinlerde, iktidar yanlısı sanatçıların siyasi dönüşümleri ile muhalefet içindeki yükseliş ve zenginleşme iddiaları sert bir üslupla sorgulanmaktadır. Dış güçlerin Türkiye üzerindeki bölücü emelleri ve devlet yapısına dair öngörüleri, güncel siyasi tartışmalarla harmanlanarak sunulmaktadır. Ayrıca, seçim stratejileri, kayyum atamaları ve CHP içerisindeki iç çekişmelerin mevcut iktidarın gücünü nasıl pekiştirdiği üzerinde durulmaktadır. Sonuç olarak kaynaklar, Türkiye’nin yönetim biçimini ve siyaset arenasındaki aktörleri yergi içeren bir bakış açısıyla betimlemektedir.

 

  1. Portre Barış, Yarkadaş: Kendileri baba evinden saraya transfer olanlardan. Kılıçdaroğlu’nun miting ve toplantılarında bazı solcu sanatçıların müziklerinin kullanılmasına izin vermemeleri… Bence Bremen Mızıkacıları korosunda, ellerinde sahibinin sesi epey ses var. Örneğin bir Orhan Gencebay var ki meydanlarda “Batsın Bu Dünya” ve “Kula Kulluk Edene Yazıklar Olsun” şarkılarını söyleyebilir. Emine Hanım’ın yanında Tayyip Bey’i iltifat yağmurunda tutarken Roman müzikleriyle halkı coşturabilir. Eskimez star Ajda Pekkan, Bülent Ersoy ablamız, eski solcu şimdi TRT’ye kapağı atan hızlı sağcı Yavuz Bingöl, Alişan, Burak Kut, AK Parti’ye marşlar yazan Uğur Işılak ve TBMM’ye kapak atan Yücel Arzen gibi niceleri… Bir de alanlara taşımalı seyirci getirilirse meydanlar gümbür gümbür inlemez mi? Elinizde her devrin sanatçısı varken dert ettiğin şeye bak Yarkadaş!
  2. Portre, Gürsel Tekin: CHP’ye çaycı olarak girip yaptığı tavşan kanı çaylar sayesinde partide en üst kademelere kadar yükseldi. Özgür Özel’in partisinde yer alamayınca CHP İstanbul İl Başkanlığı koltuğuna paraşütle Kayyum olarak atandı. Şimdilerde CHP’nin yaptığı yolsuzluklardan arınmasını isteyenlerin başındakilerden. Kendileri Akın Gürlek’ten daha fazla nasıl mal mülk sahibi olduğunu açıklarsa kötü mü olur? Milletin çayçılıktan böyle bir servete nasıl sahip olduğunu öğrenip ufukları açılır. Belki de batan hazine kasasını doldurur.

  1. Portre, Tom Barrack: Türkiye’ye sömürge valisi olarak atanan Tom’un halk arasındaki okunuşu, kel kellesine inat Tam Tarraak. Türkiye Cumhuriyeti’ne demokrasi ve cumhuriyet modelinin uygun olmadığını, bizdeki Osmanlı sevdalılarından fazla savunanlardan. Bu sistemin ülkenin eyalete ayrılıp bölünmesi ve düşmanlarına kolay lokma olacağını bilmeyen mi var? Hazır bölücü başına TBMM’de konuşma çağrısı yapılmışken…
  2. Portre, Tayyip Erdoğan: İlk seçim zaferini CHP’nin üçe bölünerek girdiği seçimde %25,19 oyla aldı. Ekrem İmamoğlu’na karşı girdiği seçimleri de partisi kaybetti. Bugün Cumhurbaşkanlığı için en büyük rakibi İmamoğlu, bir yılı aşkın süredir Silivri’de tutuklu… Daha önce dünya siyasetinde benzeri olmayan bir seçim ve sonucu vardı. Adnan Menderes, Kırşehir Milletvekili Osman Bölükbaşı seçimi kazanınca Kırşehir’i ilçe yapmıştı… Bugün böyle bir uygulama yok fakat onun yerine, halkın verdiği oylara aldırmadan kayyum ve rakip partilerden yapılan transferler var. Girdiği her seçimi kendisine karşı kaybeden Butlak Kemal bir kez daha umut olmaya başladı. “Tarih tekerrürden ibarettir” görüşünü doğrularcasına yine CHP’nin bölünmesi tesadüf olabilir mi? Her ne kadar Sayın Erdoğan “Bu yaşanan kavgalar CHP’nin iç sorunu, bizi ilgilendirmez” dese bile ne kadar doğru? Sonucun kimin yararına olacağı belli değil mi?

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!