Mehmet Edip Ören
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Demokrasinin Üzerindeki Kılıç

Demokrasinin Üzerindeki Kılıç

featured

Mehmet Edip Ören’e ait bu metin, Türkiye’nin hukuk sistemindeki belirsizlikleri ve siyasi arenadaki güç mücadelelerini sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, yargı kararlarının uygulanışındaki tutarsızlıkları demokrasinin üzerinde sallanan bir tehlike olarak nitelendirirken, anayasa değişikliği tartışmalarının temelinde iktidarın görev süresini uzatma arayışı olduğunu savunmaktadır. Ticari hayattaki yanıltıcı reklam taktiklerinden yola çıkarak toplumsal bir farkındalık yaratmaya çalışan yazı, siyasetçilerin gizli ajandalarına ve muhalefet partisi içindeki liderlik krizlerine dikkat çekmektedir. Özellikle muhalefet figürlerinin farkında olmadan dış güçlere hizmet ettiğini öne süren eser, seçim sonuçları üzerinden muhalefetin halk nezdinde itibar kaybettiğini vurgulamaktadır. Nihayetinde kaynak, ülkenin asıl sorunları olan ekonomik dar boğaz ve gelecek kaygısının, suni siyasi tartışmalarla unutturulmaya çalışıldığını ifade eden eleştirel bir bakış açısı sunmaktadır.

 

Geçen hafta “e-Varan” üzerine konuşmuştuk. Bu hafta; ticaretin gene kandırma ve sahtekarlık üzerine bina edildiği başka bir konuyu ele alacağız… Birçok reklamda “Başlayan taksitlerle” diye laflar duyuyorsunuz… Bu taksitlerin adedi söylenmediği gibi, peşin fiyatına mı yoksa vade farkı ilavesiyle mi olduğu da meçhul, bahsedilmiyor. Toplum satış fiyatına odaklı düşündüğü ve de şartlandığı için de taksit fiyatını esas fiyat olarak algılıyor, kabul ediyor. Mağazaya gittiğinde de satış cambazlıklarının elinde zor durumda kalıyor… Hepinize merhabalar olsun. Türkiye birden büyüktür…

Türkiye’de, Anayasa Mahkemesi mi, Yüksek Seçim Kurulu mu, yoksa herhangi bir yerel mahkeme mi daha üst makamdadır? Bu; yirmi yaşında biri mi, kırk yaşında biri mi yoksa altmış yaşında biri mi daha yaşlıdır sorusuna eş değer bir durumdur. Hepiniz tabii ki “altmış yaşında olan daha yaşlıdır” diyeceksiniz ama maalesef durum tam tersi dersem ne dersiniz… İşte yargıda durum aynen böyle. Herkesin uyması gereken AYM kararları, keyfi uygulanır veya uygulanmaz bir hal almış gibi… Bu konuyu niye gündeme taşıdığımı merak etmişsinizdir. Hemen açıklayayım… Yarın bir gün, herhangi bir mahkeme, mesela referandundaki mühürsüz oyları incelese, karar verse, iptal etse… Düşünebiliyor musunuz… CB’nin yaptığı her şey yok hükmüne gelecek… “Olur mu yahu!” dediğinizi duyar gibiyim de CHP için alınan Mutlakiyet Butlan Kararı da böyle bir şey değil mi… Demek ki ülkedeki yüzlerce mahkemeden birini ele geçir, istediğin her şeyi yaparsın. Yani mebzul miktarda bomba, demokrasimizin üzerinde keskin bir Demokles’in kılıcı gibi sallanıyor… Yeni Anayasa çalışmalarının belirginleştiği durumda ortaya şu sonuç çıkıyor: Anayasa önemli değil. Bir madde hariç. O da CB’nin görev süresi. Yani PKK’lıları, “Yetmez ama evet“çileri de memnun edecek bir iki madde ilavesiyle CB’nin istediği takdirde, istediği kadar seçime girebilme kararı geçirilirse, önemli başka bir beklenti yok… Bu iş için, her zaman sağlanabilecek “400” şartından da vazgeçilmiş görünüyor. Bunun sebebi de referandumla genel seçimin provasını görüp, ona göre politika ve davranış oluşturmak…

Kart Kripto, Kemal Kılıç’ı hepiniz tanıdı. Seneler önce ilk söylediğimde selamı sabahı kesenler, benden keskin hale geldiler. Aynı ve de benzer durum, Genç Kripto Özgür için de geçerli… Kurtarıcı gibi görenler, aynı tepkileri yineliyor. Bu yüzden konu üzerine biraz daha kalem sallamam gerekiyor… Bu kriptolu işi çok farklı bir durumdur. Bazen kendisi bile farkına varmaz. İkinci, üçüncü hatta dördüncü kademeden kriptodur, bilemez. Yani çok sevdiği ve inandığı bir kişi tarafından yönlendiriliyordur. Onu bir başkası, o’nu da başka biri, taaaa ki ABD Derin Devletine uzanana kadar. İşte bu yüzden çoğu zaman kripto kişi, kripto olduğunu bilmeden kriptonun hasosu olur. Tarafsız düşünün… Genç Kripto, en sonunda yapacağı işi ilk başta yapıp yeni partiyi açıklasaydı, İzmir dahil her ildeki parti merkezleri polis işgaline uğramayacak, kapıları kırılmayacak, oy kaybı asgari seviyede kalacak; yeni parti, yepyeni umutlarla, fire bir kenara, belki daha güçlenerek yoluna devam edecekti… Mevcut durum halk gözünde ne demektir? Seçmenin CHP’den umudu kesmesi, “böyle bir partide durulmaz” demesidir. Bilerek veya bilmeyerek buna sebebiyet vermek bile başlı başına kriptoluktur… Yazacak çok da şimdilik yeter. Gelelim Genç Kripto’nun son çalışmasına… Yeni belediyelik olan altı yerde yerel seçimler yapıldı. Bu altı rakamını hatırlayın… Bir zamanlar Demirel 6-0 yaptı diye iktidar değişmişti… Aşağı yukarı 6-0 oldu. Beş belediye AKP + MHP yani Cumhur İttifakı’na gitti. Aylardır ara seçim isteyen acemi genç Kripto, boyunun ölçüsünü aldı… Bu beldeler çok düşük miktarda seçmenleri olan yerler. Bu yüzden iktidarın devlet imkanlarını kullanması veya peşkeş çekmesi neticeyi belirler. Aşağı yukarı, herhangi bir geliri olmayan bu yerlerin, hizmet alabilmek için iktidar tarafında rey kullanması gerekir… Bütün bunlar, en acemi siyasetçi tarafından bile bilinmesi gerekirken Genç Kripto, işi genel seçim provasına çevirdi. Bizzat gidip her birinde konuşma yaptı… Netice… Hüsran… İşte başka bir kriptoluk daha. Yeterli sebep değil mi…

Memleketin —menfi yöndeki, müspet var sanki— bütün sorunlarını CHP çözüverdi. Kimse işsizlikten konuşmuyor… Kimse pahalılıktan konuşmuyor… Kimse gelecek endişesini dile getirmiyor… Her şey bıçak keser gibi unutuldu. Var yok CHP, butlan vs. konuşuluyor… Kart Kripto ne demiş, Genç Kripto ne cevap vermiş, tek meselemiz bu… Şu an seçim olsa netice ortada. Kendi birliğini sağlayamayan bir parti, Millet’in birlik ve beraberliğini nasıl tesis edebilir… Bu arada sakın maksatlı anketlere aldanmayın. Kimse unutmasın, Kart Kripto için de %60’tan aşağı düşülmemişti.

Hepiniz Yaradan’a emanetsiniz. Hoşça kalınız.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!