Mehmet Özkendirci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. 3 Adet Bakan Profili

3 Adet Bakan Profili

featured

Yazar Mehmet Özkendirci, bu metinde Türkiye’nin mevcut siyasi yapısını üç farklı bakanın profili üzerinden sert bir dille eleştirmektedir. Adalet Bakanı Akın Gürlek, hakkındaki mal varlığı iddiaları ve muhalefete yönelik taraflı tutumu nedeniyle dürüstlük bağlamında sorgulanmaktadır. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, devlet makamına ideolojik semboller taşıması ve mülki amirleri dini vakıfların eğitimlerine yönlendirmesi sebebiyle laiklik ekseninde tenkit edilmektedir. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise okullarda tarikat ve cemaatlerle iş birliği yaptığı gerekçesiyle eğitim sistemini dinselleştirmekle suçlanmaktadır. Metnin genelinde, bu atamaların Atatürk ilke ve devrimlerinden uzaklaşan “Yeni Türkiye” vizyonunun bir yansıması olduğu savunulmaktadır. Nihayetinde yazar, kabine üyelerinin milli aidiyetlerini ve liyakatlerini sorgulayarak mevcut yönetimin Cumhuriyet değerlerine zarar verdiğini ileri sürmektedir.

 

İlk örnek adı Adalet ve Kalkınma Partisi olan hükümetin yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek… Önceki görevi savcı olan Gürlek Bey, muhalefet için atanmış bir savcı gibiydi. Nerede CHP aleyhine olabilecek bir dava olsa hızır gibi oraya gelirdi. Son örnek, kanıtlanmış bir suç yokken CHP’yi “asrın yolsuzluğu” yapmakla suçlamıştı. 17-25 Aralık yolsuzluğunu unutmuş olmalı. Hani dört bakanın adının karıştığı, araştırılması TBMM’de AK Parti oylarıyla reddedilen… Nedense AK Parti muhalefetin verdiği araştırma önergelerini dosya kapağını açmadan reddediyor. Maazallah CHP “Allah bir” derse, hayır diye anında reddedecekler… Adalet Bakanı olunca yıllardır sır gibi saklanan gayrimenkul zenginliği ortaya çıktı. Onlarca emlak tapusu varmış. Sonuçta kabak, tapu memuru iki kişinin başında patladı. Adalet Bakanı sütten çıkmış ak kaşık gibi oluverdi… Uygar bir ülkede olsa o koltukta bir saat kalması mümkün olmayan Adalet Bakanı’nın istifa edip yargılanması gerekirken üç maymunları oynuyor…

İkinci Bakanımız T.C.’nin AK Partili İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi… Erdoğan için daha önce “Ümmetin Başı”, “Halifemiz” hatta “Son Peygamberimiz” diyenler varken kendileri yeni bir unvan verdiler; Sayın Erdoğan günümüzün Osmanlı Padişahı Abdülhamid’dir diyerek. T.C. Bakanlık makam odasına Abdülhamid portresi asması tartışmalara neden olmuştu. Herkes istediği kişinin resmini evine asabilir fakat T.C.’de görevli olduğu makam odasına asmamalı. Yarın bir DEM Partili vekil TBMM’de, “Abdullah Öcalan bizim için Bahçeli’nin dediği gibi kurucu önderimiz” diye resmini asarsa, “Yok, asamazsın!” mı diyeceksiniz? Sayın Bakanın son icraatı; Nurcu vakıf tarafından verilecek Osmanlıca eğitimine vali, kaymakam dahil 36.000 mülki idare personeli katılacak. Katılımcı gönüllüleri yine bu vakıf tespit edecek…

Sonuncu, T.C.’nin Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin… Sayın Bakan millî eğitime dinî eğitimi de dahil etmek istiyor ki, “Bizim sivil toplum örgütleri dediğimiz cemaat ve tarikat üyelerini okullarda görevlendirdik” diyor. Tarikat ve cemaatlerin isminin Sayın Tekin tarafından kendince değiştirilmesi gerçeği değiştirmez. Hırsıza “iş insanı” denmesi o kişinin hırsız olmasını nasıl değiştirmiyorsa, hırsız hırsızdır.

AK Parti’nin “Yeni Türkiye” yüzünün nasıl olacağı bu bakanlık profillerinde şimdiden görülmeye başlandı. Hem nereden çıktı Yeni Türkiye? Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni kim yıktı ki yenisi vizyona sunuluyor?

Abdülhamid’in yabancı bakanlık sevgisi bugün de mi devam edecek? Yusuf Halaçoğlu’na göre günümüzde Türk kökenli sadece 2 Bakan varmış. Bu üç bakanımızın kökenlerini bilmediğimiz için yorum yapamıyorum. Umarım oturdukları koltukta Türkiye Cumhuriyeti’nin hakkını verirler.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!