Nazım Peker’in kaleme aldığı bu metin, Türkiye’nin geçmişteki ekonomik vaatleri ile günümüzdeki acı gerçekleri arasındaki derin uçurumu eleştirel bir dille ele almaktadır. İlk yıllarında büyük umutlarla desteklenen iktidar, bugün yüksek enflasyon, barınma krizi ve alım gücündeki sert düşüşle karşı karşıyadır. Özellikle emeklilerin 20.000 TL, asgari ücretlilerin ise 28.000 TL ile geçinme mücadelesi verdiği vurgulanmaktadır. Metin, 500.000 TL maaş alan bir milletvekilinin “geçinemiyorum” serzenişini halkın durumuyla dalga geçmek olarak nitelendirirken, bu ekonomik tablonun mantıklı bir izahı kalmadığını savunmaktadır. Sonuç olarak, çözülemeyen ekonomik sorunların sandıkta ağır bir siyasi bedeli olacağı uyarısı yapılmaktadır.
AKP ve ekibi ne hayaller ne umutlar ne vaatlerle iktidar olmuştular. AKP’ye akan seçmen, yeni bir kurtuluş, yeni bir nefes, yeni bir çıkış yolu aramıştı.
Mevcut iktidardan ve koalisyon çekişmelerinden bunalmış, AKP’ye adeta bir sel olup akmıştı.
“Tayyip’in g…nün kılı olurum” diyenden tutunda “Soğan ekmek yeriz Reizi yedirmeyiz”, “Yetmez ama EVET” diyene kadar muhteşem bir sevgi, destek ve güvenç vardı.
İçte bunlar olurken, dışarda da “yumruğunu masaya vurdu, ülkenin gururu oldu” diyenlere kadar bir inançlı seçmen kitlesi vardı.
Asgari ücret alanda, en az emekli maaşı alanda bir şekilde geçiniyor; ev kiraları insanları korkutmuyor, doğalgaz, elektrik, akaryakıt cep yakmıyor, insanlar korkmadan gelen faturalara bakıyordu.
Çay içiliyor, simit ısmarlanıyor, depoyu fulle deniyordu.
Bayramlarda korkmadan torunlara el uzatılıp öptürülüyor, ellerine bayram harçlıkları veriliyordu.
O günden bu günlere geldik.
Soğan ekmek yeriz Reizi yedirmeyiz diyende kalmadı çünkü ekmek de, soğan da çok pahalı.
Emekli maaşı zammı 2026 Ocak ayında yürürlüğe girdi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine %12,19 oranında zam yapıldı. En düşük emekli maaşı 16.881 lira olmuştu. Sokaktan gelen sızlanma ve şikâyetler sonucu yasa ile 3.119 lira daha artırılarak:20.000 TL’ye çıkarıldı.
Sokakta sızlanma, “açız kiramızı ödeyemiyoruz, torunlarımızın yüzüne bakamıyoruz, kasabın önünden geçemiyoruz, arabamıza binemiyor, kombimizi açamıyoruz” şikâyetleri sona erdi mi?
Elbette hayır.

İki üniversite bitirmiş, lisans yapmış, dil bilen nice genç, AKP’den referansı yok diye mülakatlarla elenip ev genci olduysa, öğretmenler atanamıyoruz, ders ücretli öğretmenler, “Aman kar yağmasın, okullar tatil olmasın, ek ders ücretim kesilmesin” diye dua ediyorsa. Çiftçi ağlıyor, esnaf kepenk kapatıyorsa, evliler çocuk yapmaya korkar hale geldilerse:
Doktorlar, genç beyinler yurt dışına kaçmanın yollarını arar oldularsa;
Bütün bu gerçekler ortada iken AKP’li Sn. Özlem Zengin, bu kesimi “GARİBANLAR” diye tanımlıyorsa, neden gariban oldular acaba sorgulanıyor mu?
Söylenecek söz yoktur.
20.000 lira emekli aylığı ve 28.000 lira asgari ücretle vatandaş, geçinmenin formülünü ararken; üstüne üstlük insanımızla dalga geçercesine 500.000 lira aylık alan AKP Tekirdağ MV’li Sn. Mestan ÖZCAN’ın, “Bu parayla geçinilmez, geçinemiyorum” şikâyeti, şapkaya tüy dikmek gibi oldu.
Bunun iki izahı var:
Türkiye öylesine ekonomik olarak kötü ki 500.000 lira bile geçinmeye yetmiyor itirafı ya da bu sıkıntının mantıklı izahı olmayınca MİZAHI olmuş olmuyor mu?
Sn. Mestan, bu ekonomik durumu izah edemeyince, işin mizahına kaçmış olabilir mi?
Her şey bir tarafa, “Büyümede çini bile solladık”, “Batı bizi kıskanıyor”, söylemlerine karşı, vatandaşın geçinemiyorum dertlenmesinin başka nasıl izahı yapılabilir?
Bu güçlü ve ekonomisi parlak, HSMH’sının yüksek olduğu ülkenin, vatandaşları neden ekonomik sıkıntı yaşıyor olabilir?
Kişi başı Milli Gelir 17.000 dolar ise vatandaş bunu neden yaşamıyor?
Oysa 1917’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçerken; “Siz verin bu kardeşinize yetkiyi.. Ha! Ondan sonra enflasyonla, faizle nasıl mücadele edilir bir görün” denmemiş miydi?
Ülkenin en büyük parası 200 TL ne acı ve ne düşündürücü ki bir kg peynir alamıyor.
Sanırım bizler Sn. Mestan’ı yanlış anladık. O izahını yapamadığı ekonomik çarpıklığın, en güzel MİZAHINI yapmış meğer.
“AKP’li Sn. Ş. Tayyar, Ekonomik darboğazdaki emeklilerin durumuna dikkat çekerek kendi partisine sert uyarılarda bulundu. Emeklilik sistemindeki sorunlarda iktidarın da payı olduğunu belirten Tayyar, çözüm üretilmemesi halinde emekli öfkesinin sandıkta “Hiroşima etkisi” yaratacağını söyledi.” İstenen bu mu, yoksa ülkenin acı gerçekleri Sn. Erdoğan’a bildirilmiyor, gizleniyor mu?
Başka söze gerek var mı? Lafla peynir gemisi yürümüyor.
Esen kalınız.