Atsız Burucu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Ada: Ahlâk, Dürüstlük, Adalet

Ada: Ahlâk, Dürüstlük, Adalet

featured
0
Paylaş

Bu köşe yazısı, bir denizcinin hayat tecrübesinden süzülen Ahlâk, Dürüstlük ve Adalet kavramlarının baş harflerinden oluşan ADA formülünü ele almaktadır. Yazara göre bir bireyin gerçek kalitesi, bu üç temel değerin sarsılmaz bir bütünlük içinde birleşmesiyle ölçülür. Tıpkı üç ayaklı bir masa gibi, bu erdemlerden biri dahi eksik olduğunda karakterin dengesi bozulur ve kişi eninde sonunda devrilir. Metin, sadece dış görünüşe aldanmamak gerektiğini vurgulayarak, kurnazlıkla bu değerlerin taklit edilebileceği konusunda okuru uyarır. Son olarak, bu niteliklerin sonradan emekle kazanılmasının ve bilinçli bir çabayla inşa edilmesinin kişiyi çok daha değerli kıldığı belirtilir. Kısacası kaynak, insan karakterinin sağlamlığını belirleyen vazgeçilmez etik ölçütleri etkileyici bir benzetmeyle açıklar.

 

Hayatın bir yerinde, insanı sarsan ama iyileştiren cümleler duyarız.

Geç gelirler; ama geç gelmeleri, değerlerini azaltmaz.

Geçtiğimiz günlerde, ömrü denizlerde geçmiş, kaptanlar kaptanı bir ağabeyimle yaptığım telefon konuşmasında, insan ölçmeye dair sade ama sarsıcı bir kavram duydum: ADA.

“Bir insanda ADA’yı görüyorsam,” dedi, “o insan kalitelidir; kararım kesindir.”

ADA; Ahlâk, Dürüstlük ve Adalet demekti.

Üçü birlikte…

Bir masanın üç ayağı gibi.

Bu üç ayaktan biri eksikse, masa er ya da geç devrilir.

İnsan da öyle.

Bugün en büyük yanılgımız şu: İnsanların ilk karşılaşmada bu üçüne de sahipmiş gibi bir hava kurmaları.

Ahlâklı görünmek kolaydır.

Dürüst rolü oynamak mümkündür.

Adaletliymiş gibi konuşmak ise çoğu zaman sadece dildir.

Ama bilgelik tam burada başlar.

Görmekle bakmak arasındaki farkta…

Eğer siz, bu üç ayaktan ikisine odaklanıp birini göz ardı ederseniz, bedelini mutlaka ödersiniz.

Çünkü eksik olan ayak, yük binince kendini belli eder.

Daha da tehlikelisi vardır: Bazı insanlarda bu üçünden hiçbiri yoktur.

Onlara “kurnaz” denir.

Kurnaz insanlar, ADA’ya sahip olmadıklarını gizlemekte ustadır.

Sözle örterler, jestle süslerler, zamanla sizi yanıltırlar.

Ve siz fark ettiğinizde, çoktan yorulmuş olursunuz.

Ama burada ince bir ayrım var.

Her eksik, değersiz değildir.

Bazı insanlar ADA’yı doğuştan taşımaz; ama fark eder, öğrenir, tamamlamaya çalışır.

İşte onlar, belki de hazır sahip olanlardan daha kıymetli bir yere konulmalıdır.

Çünkü emekle inşa edilen ahlâk, bilinçle kazanılan dürüstlük ve bedelle öğrenilen adalet kolay yıkılmaz.

Deniz insanı öğretir.

Fırtına karakteri açığa çıkarır.

O yüzden kaptanların terazisi şaşmaz.

ADA varsa, insan ayaktadır.

Yoksa… ne kadar parlak görünürse görünsün, devrilmesi an meselesidir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!