Lütfullah Kaleli
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Hainler Sayesinde

Hainler Sayesinde

featured
0
Paylaş

Bu köşe yazısı, küresel emperyalizmin hedefindeki ülkeleri zayıflatmak için içerideki iş birlikçileri ve hainleri nasıl kullandığını analiz eden eleştirel bir değerlendirmedir. Yazar, dış güçlerin müdahalelerine karşı koyabilmek için Türkiye’nin siyasi, askeri ve ekonomik açılardan mutlak bir güç biriktirmesi gerektiğini savunmaktadır. Özellikle toplumsal birliğin korunması ve stratejik savunma sanayisinin geliştirilmesi, devletin bekası için temel zorunluluklar olarak sunulmaktadır. Ayrıca, emeklilerin ekonomik durumu gibi iç sorunların istismar edilmemesi ve dış politikada gerçekçi bir yaklaşım sergilenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak yazı, bağımsızlığı korumanın yolunun milli güç ve uyanıklık kapasitesini artırmaktan geçtiğini etkileyici bir dille özetlemektedir.

 

Hain, en özet deyimle; düşmanla iş birliği yapan, çıkarlarını düşmanın amaçlarıyla birleştiren kişi veya kurumlara denir. İhanetlerin pek çok çeşitleri ve şekilleri vardır. Emperyalist ülkelerin gücü, özellikle hedef ülkelerdeki ihanet içinde bulunan kişi ve kurumlardan gelir. Bu acı gerçeği bizzat ABD’liler söylüyor: ”Biz içimizdeki hainleri bulur yok ederiz. Hedef ülkelerdeki hainleri bulur besler koruruz”.

Son Venezuela baskınında, pek çok acı gerçekler denmeye başlandı. ABD, haydutluğun gereklerini yaptı; haydutluğun kitabını yeniden yazdı. Birçok kişi kalemi eline aldı yazmaya devam ediyor. Kimi ideolojik gözlükle bakıyor, kimi kıt bilgisiyle bakıyor, kimi de işbirlikçi mantığı ile yaklaşıyor. Bir Yunan gazeteci Tayyip de, Maduro gibi alınacak demiş. Söyleyeni biliyoruz. Ya söyletenin niyetleri… Küresel emperyalistlerin Türkiye hakkındaki niyetleri eylemleri belli. Son gelişmeler dikkate alındığında, içimizdeki düşmanlara her zamankinden daha fazla dikkat etmek ve ABD’liler gibi yok etmek gerek!

Devletimizin bu yönde aldığı önlemler yakından hissediliyor. Bozguncu haberler, düşmanların işini kolaylaştıran havadisler havada uçuşuyor. Aklı erenlerin ellerinde güçlü bir filtreye, yani sağlıklı bir akıl ve mantığa ihtiyaç bulunmaktadır. Düşmanların ellerindeki uyuşturucu söylemlere kanmamak gerek: ”Demokrasi, insan hakları, uluslararası hukuk ve benzerleri”. NATO’nun niçin kurulduğu, yakında nasıl işlevsiz kalacağı– BM örneğinde olduğu gibi ortaya saçılacaktır…

Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısındaki konuşmaları çoğunlukla gerçeklerin açıkça ifadesinden ibarettir. Yıllardan beri yazageldiğim; iç düşmanlar, cephe gerisinin temizlenmesi, siyasal, iktisadi, askeri anlamda güç biriktirilmesi, birlik ve beraberliğin, dirliğin önemi. Düşmanların hoyratlığına değinen çok sayıda yazılar yazmıştım. Meclis kürsüsünden Bahçeli’nin ağzından görüşlerimi destekleyen ifadeler sevindirici. Benim gönlümde yatanlara gelince; nükleer silahlara sahip olmak, kıtalar arası füzeler yapmak, çok sayıda kıtalar arası güç nakliyesine yarayan araç gereçlere sahip olmak, mutlak anlamda temizlenmiş güçlendirilmiş cephe gerisine sahip olmak.

Emeklilerin içinde bulunduğu acınacak durum, düşmanlarımız ve hainler tarafından istismar edilecek düzeye ulaştı. Siyasal iktidarın bu kronikleşmiş yaraya çareler üretmesi verilen uğraşlara büyük destek olacağını düşünüyorum. Bu toz duman arasında, Arap yöneticilere, siyasal iktidarın dikkatle yaklaşması gerek. Bilinenden korkulmaz. İsrail’le uyum içinde hemen hemen her yerde karşımıza dikiliyorlar. Siyasal İslamcılar artık at gözlüklerini çıkarmalıdırlar. Hicaz demir yollarının sökülmesi, hala orada yatan Osmanlı treni gözlerinizi açmalıdır.

ABD’nin göstericilerin desteklenmesi için İran’ı tehdit etmesi bana oldukça manidar geldi. Bir NATO üyesinden Grönland’ı alacaklarını demeleri anlamlı galiba. Üstelik adamlar ABD’nin dindaşı. Demek ki; din kardeşliği tek başına yeterli gelmiyor galiba! Birçok kez yinelediğim gibi “düşman çok, vakit çok az.” Çok çalışmanın, güç biriktirmeye devam etmenin zorunluluk olduğu bir çağda yaşıyoruz. Gücün kadar insansın, gücün kadar onurlusun, gücün kadar özgürsün, gücün kadar hak sahibisin, gücün kadar dokunulmazsın. Ve gücün kadar dahası….

Devlet aklının bunları bildiğini, gerekli önlemleri aldığını, dengeleri koruduğunu oluşan boşluklardan yararlandığını hissetmek ne güzel.

Görklü Çalap’ımızın görkemli selamları, bu zor çağda, amansız uğraş veren, devletimizi güçlendirmek için uğraş içinde olanların üzerine olsun vesselam.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!