Mehmet Edip Ören
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Modern Siyasetin Şifreleri: Kriptolar Tarihi

Modern Siyasetin Şifreleri: Kriptolar Tarihi

featured

Bu metin, Türkiye’nin son yirmi beş yıllık siyasi sürecini “kripto” olarak nitelendirdiği aktörler üzerinden eleştirel bir dille analiz etmektedir. Yazar, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve mevcut CHP yönetiminin, iktidarın devamlılığına hizmet eden stratejik hamleler yaptığını ileri sürmektedir. Muhalefet partilerinin kendi içindeki çekişmeleri ve “altılı masa” gibi yapıları, halkın umutlarını tüketen birer tasfiye operasyonu olarak betimlemektedir. Özellikle Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş gibi isimlerin bu yapı içerisinde etkisizleştirildiği iddia edilerek, siyasi tablonun bir kurgudan ibaret olduğu savunulmaktadır. Sonuç olarak yazar, mevcut muhalefet yapısını kurtuluş yolu olarak görmemekte ve tek çözümün Milliyetçi Blok etrafında birleşmek olduğunu vurgulamaktadır.

 

Aylar ayları, yıllar yılları kovalıyor. Ömrümüzü tez elden bitirebilmek için çabaların en büyüğü içindeyiz. Büyümek, okulu bitirmek, emekli olmak vs. gibi şeylere ulaşmak için muazzam bir gayretimiz var. Günü yaşamaktan, zevk almaktan çok uzağız… Her neyse, hepinize merhabalar olsun. Türkiye birden büyüktür…

Son yirmi beş yılın durumu ve Türkiye’nin bu hale gelmesi, kripto tarihiyle milimi milimine çakışıyor… Farklı olanları tenzih ederim ama CHP çekirdek seçmeni de en az AKP seçmeni kadar bağnaz. Bu yüzden işi başlangıçtan alacağım. Dönemin kutbu Deniz Baykal, namıdiğer “Domates Deniz“… Türk insanı biraz da balık hafızalıdır. Çabuk unutur. İktidarlar da bu acı gerçeği bildiğinden, dört sene sıktıklarını son sene biraz rahatlatıp oylarını gene alırlar. Her neyse biz dönelim Domates Deniz’e… AKP’nin ve de RT’nin iktidara gelmesini kim sağladı… Muhtar bile olamayacak kimseye iktidarı altın tepsi içinde kim verdi… Bütün bunları gözümüzün içine baka baka kim yaptı… Modern Kriptoluğun kurucusu Baykal Deniz yaptı. Rahmetli Ecevit’e bile muhalefet eden, hizipçiliğin de mimarı Domates, bu iktidarı başımıza yirmi beş senedir bela etti; daha ne kadar süreceği de belli değil… Herhalde Kriptoluğun Atası kim anladınız…

Farklı teferruatlara girmeyeceğim, görev süresi erken doldu. Yerine acil biri gerekiyordu. Bağlantılı sistemlerden Uğur Dündar, İ. Melih ve Kılıçtar’a bir açık oturum düzenlendi. Dünyanın en büyük demagoglarından hemşehrim İ. Melih, bu sistemden yenik çıktı. Normalde Kemal’i serçe parmağıyla halledebilirdi ama böyle olması gerekiyordu… Sonradan kart kripto olacak Gandi Kemal kinini kustu. “Ben Dersimli Kemal” diyerek Atatürk’ün karşısına dikildi… Hatırlayın, o dönemde TBMM’deki CHP milletvekillerinin odalarından Atatürk resimlerinin indirilişi konuşulmaya başlandı. Aylin Nazlıaka arada eziliverdi. Netice; Dersimli Gandi, “Baybay Kemal“, tek adam karşıtı tek adam olarak yerini aldı. ABD derin devleti olaydan çok memnundu. Adamları on üç seçim kaybedip yerinden kımıldamayarak her şeyi fedakârca yapıyordu. Bu yüzden ABD gezisinde, yanında kimse olmadan sadece ona hamburger (!!!) ısmarlandı…

AKP’nin oyları sürekli aşağı doğru gittiğinden, monte edilen MHP de yetmeyince, bir altılı masa senaryosuyla ihtiyaç duyulan parmaklar, muhalefet oylarıyla tedarik edildi. Hatırlarsanız bunları “Truva Atı” olarak değerlendirmiştim. Kart kripto Kılıç Kemaldaroğlu, halef-selef ilişkilerinde piriüstadı Domates’i hiç unutmadı. Yürüyemez, dışarı çıkamaz halde, tekerlekli sandalyeye mahkûm iken bile MV adayı gösterdi ve de seçilmesini sağladı. Evet, her şeyin bir ömrü, miadı vardır. Kart kripto da istenen, gerekenleri sağladıktan sonra son bir vazife ile emekliye ayrılacak… K. Kripto, yıldızı parlayan Beylikdüzü Bld. Başkanı Ekrem İmam‘ı tehlike gördü. Onu İBB adayı gösterirken birkaç şeyden iyice emindi. Bu toy delikanlı Recep-Binali ikilisinin önünde barınamaz, onu çıtır çıtır yerler. “Ben müstakbel bir rakipten kurtulurum hem de gençlere yol açıyor diye taltif edilirim.” Düşünce gayet güzel ve uygundu ama olmadı. Olmadığı gibi adam bütün anketlerde CB adaylığının favorisi oldu. İmdada Truva atları yetişti. Altılı masa adayını Kemal Kılıç’tan yana açıkladı… Sonrası malum. Bıraksalar, tek adam karşıtı tek adam olarak bir on üç hatta yirmi üç seçim daha kaybedebilir, maksada hizmet ederek hamburgercisinden helallik alabilirdi… Bu kriptonun da miadı doldu.

O bir müddet sonra kendisini yok edecekti, şu an o moda girdi. CHP’de oturması, genel başkan olması, mumun sönmeden önceki en parlak hali gibi… Gelelim Küçük Kripto’ya. Üst aklın, CHP için uygun gördüğü %20-25 bandına dönebilmek için çok uğraşıyor. Hatırlayın, seçim kazandıktan sonra ilk işi ne olmuştu… Normalleşme-Yumuşama… Bu, rakibe toparlanma şansı vermişti… Halk arasında “Acıma yetime…” diye başlayan bir söz vardır. İşte o gerçekleşti ama bile bile ladesle… Sokaktaki simitçiye sorsan Kılıçtar’ın kurultay yapmayacağını bilir ama bizimki hâlâ (!) medet umuyor. Bu arada iç çekişmeler, parti il kapılarının kırılması, MV, Bld. Bşk. ihraçları vs. halkın gözündeki CHP’yi umut olmaktan çıkarttığı gibi macera safına dahil ediyor… Bu hale gelmeden, bir zamanlar RT’nin yaptığı gibi hemen gömlek çıkartıp yeni partiye geçilseydi Kılıçtar’a yapacak hamle kalmayacaktı. Halkın umut pınarları da kurumayacaktı. Dönelim değişim başlangıcına. Bilerek veya bilmeyerek görevi devralan genç kripto, mevcut sistemin en büyük tehlike olarak gördüğü İmamoğlu olayına, aynı neticeye çıkacak başka bir uygulama yaptı… Ortada fol yok yumurta yokken CB adayı ilan etti, kurtların önüne attı. Sonucu hep beraber görüyoruz… İş öyle bir noktaya geldi ki İmam bütün davalardan beraat etse bile CB adayı olamayacak durumda. Yani Küçük Kripto, Kılıç’ın yarım kalan işini bitirmiş, İmam dosyasını Hükümet açısından bertaraf etmiş, halletmiştir… Ama kripto sanki bu kadar basit şeylerin bile farkında değilmiş gibi, “CB adayımız İmamoğlu’dur” demekten geri durmuyor. Bu arada imha sistemi, İstanbul’da tecrübe kazanan ekibini Ankara’ya yolladı… Bilin bakalım orada kim takipte… Eveeet, Mansur Başkan da elimine edilirse RT gene istediği rakiple seçime girecek ve de kazanacak… Şimdilik Çankaya ile başladık. Tıpkı İstanbul’un Esenyurt ile başlaması gibi, sizce nereye gider… Tabi ki çok öncelerden yazdığımız gibi Mansur Başkan hedefte. Genç kripto onlara çok bol bir zaman dilimini bahşetti…

Kriptolar tarihi ve ülke üzerindeki etkileri bakımından özetin özeti bir durum arzı yaptım… Sakın kimse moralini bozmasın. Çaresiz olduğu hissine kapılmasın. Bütün ön yargılarını bir kenara bırakarak, benliklerinden sıyrılarak Milliyetçi Blok’ta toplanmaya başlasın. Sonraki ah, vah bir işe yaramaz. Ayrıyeten bir daha seçim de olur mu, olmaz mı bilinmez…

Mevcut sistem bizi bu hale soktu. Muhalefete muhalefet yapıyor gibi görünsek de başka çaremiz yok. Çünkü iktidarı değiştirmek için karşısındaki en organize ve de büyük güç CHP. Burada bir sıkıntı olursa iktidar süreklilik kazanır. Yani denize düştük, yılan arıyoruz… Esas kurtarıcı ve tek umut Milliyetçi Cephe’nin de kaya gibi bir blok haline gelmesi henüz tamamlanamadı. Tek çare, seçmenin sandıkta birleştirmesi… Bir parti düşünün… Temayül yoklamasına bile gerek görülmeyen tek adayı, topuklusu, AKP hayranı… Beykoz’da tutuklanan başkan yerine aday gösterilen en güvenilir kimse ertesi gün AKP’ye geçiyor. Bunlara nasıl umut bağlayalım… Eyyy CHP seçmeni aklını başına al, hüsranını ülkenin hüsranına dönüştürme…

Sevgili ve değerli okuyucu. Yukarıda yazdıklarımın her cümlesini, Fransız Michel Zevaco’nun Pardayanlar Serisi haline getirebilirim. Bu altyapıya sahibim ama ben şu an hasbelkader köşe yazarıyım. Bunun da bir hacim sınırlaması var. Bu yüzden çoğu konuyu özet bile sayılmayacak kısalıkta geçiyorum. Hepiniz Allah’a emanet olun. Hoşça kalınız…

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!