Lütfullah Kaleli tarafından kaleme alınan bu metin, Türkiye’nin milli savunma sanayisindeki atılımlarını ve bu gelişimin küresel siyasetteki yansımalarını ele almaktadır. Yazara göre, bir devletin bağımsızlığını koruyabilmesi için askeri ve ekonomik açıdan güçlü olması mutlak bir zorunluluktur. Türkiye’nin kendi mühimmatını üretmesi ve “Mavi Vatan” gibi stratejik doktrinleri hayata geçirmesi, çıkarları zedelenen pek çok rakip ülkeyi tedirgin etmektedir. Metin, bu dış baskılara karşı “devlet aklı” ile hareket edilmesinin ve yerli üretimin kesintisiz sürdürülmesinin önemini vurgular. Yazar, ülkenin güçlenmesinden rahatsız olan odakların analiz edilmesini ve bu süreçte milli bir duruş sergilenmesini talep eder. Sonuç olarak, Türkiye’nin artan nüfuzuyla doğru orantılı olarak rakiplerinin huzursuzluğunun arttığı ifade edilir.
Uykunun bir düşünce, sıkıntı veya olay/olaylar nedeniyle kaçmasına (uyuyamama durumu) denir.
Bu halde çoğu kez karın ağrıları ve krampların girmesine sıkça rastlanır.
Yazımıza konu ise; devlet temelli esasa yönelik rahatsızlıkları ifadeye yöneliktir.
Devletlerin uykuları; hedefe ulaşamama, düşman olarak değerlendirilen ülkelerin güçlenmesi, çıkarlarının zarar görmesi ve zaafa uğraması durumunda ortaya çıkar.
Devlet sistemlerinde devamlılık esastır. Savaş sırası, öncesi veya sonrasında sanayinin güçlendirilmesi, geliştirilmesi ve üretimin artırılması; kesintisiz ve sürekli olması gereken işlerden biridir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin, kurulduğu günden ve öncesinden beri devam eden faaliyetleri; kesintisiz devam eden ve bazen aksayan, gelişmesi yavaşlayan durumlar olsa bile asla kesintiye uğramamıştır.
Devletin vazgeçilemez hedefleri Devlet Aklı tarafından biçimlendirilir. Karar alıcılar ve icracılar tarafından yerine ve zamanına göre hayata geçirilir.
Örneğin: Mavi Vatan kavramının ortaya atılması, hayata geçirilmesi, biçimlendirilmesi ve devlet politikası haline gelmesini verebiliriz.

Yine savunma sanayisinin gelişmesi, sabotaja uğraması (Marshall Yardımları, uçak ve mühimmat fabrikalarının kapatılması vb.), tekrar şartlar uygun olunca hızla geliştirilmesi ve günümüzdeki hali, dikkate şayan olaylardandır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin savunma sanayisini geliştirmesi, ihracata yönelmesi, kendi savaş makinesini güçlendirmesi ve bağımsızlık oranının hızla artırılması, buna bağlı olarak ekonomik kırılmanın azalması, birden çok ülkenin uykularını kaçırmaktadır.
Cumhurbaşkanlığı makamınca şu anlayış ısrarla dile getirilmektedir: “Alanda (sahada) güçlü olmayan, yemek listesinde (menüde) yer alır.”
Yani var olmak, onurlu olmak istiyorsan; talan edilmek, yağmalanmak istemiyorsan güçlü olmak zorundasin.
Uykuları kaçan ülkelerin birkaçını sayalım: İngiltere, Fransa, İsrail, Yunanistan, Hindistan. Bunların bir kısmı çıkarları ve hedefleri zaafa uğrama durumundan, diğer bir kısmı ise korku nedeniyle rakip veya düşman konumuna yerleşmişlerdir.
Konumları ve durumları nedeniyle; devlet temelli körlük, güç manyaklığı, hesap hataları ve benzeri yanlışlara genelde düşmektedirler. Bunlardan İngiltere;
İkilem yaşamaktadır. Bir yandan Türkiye ile iş birliğine yönelirken, diğer taraftan Türkiye üzerinde düşmanca niyetlere yönelik istihbarata hız vermektedir.
Ulusumun tüm kesimlerince, üzerinde düşünülmesi gereken konulardan biridir.
Türkiye ise özellikle; Karadeniz’de, Akdeniz’de, Kızıldeniz’de dostlarının zarar görmemesi için ve benzeri yerlerde kontrolü güçlendirmek durumunda.
Son gelişmelere bakıldığında devlet aklının gerekli hazırlıkları yaptığı ve geliştirdiği anlaşılmaktadır.
Bugün; devletimizin izlediği politikalar ile Dışişleri Bakanlığının faaliyetlerinin, güçlü Türkiye’nin ışığı altında yürütüldüğü görülmektedir.
Savunma sanayisini eleştirenlerin, küçük görenlerin ve sonuç itibarıyla Türkiye’nin avuç açar hale dönüşmesini isteyenlerin; rakip veya düşman konumundaki ülkelerle ilişkileri her yurtsever tarafından sorgulanmalıdır.
Diğer bir deyişle; uykuları kaçanların sayısının artması, gücümüzün artmasıyla doğru orantılıdır. Uykuları kaçan ülkeler hakkında;
Çok yönlü araştırmalar yapılması, yazılar yazılıp yayınlanması, halkımızın aydınlatılması ve var olan yazıların çoğalması devletimden beklentimdir.
Görklü Çalap’ımızın görkemli selamları; her zaman her yerde ülkemin güçlenmesi için çalışan, hazırlanan tuzakları bozan ve devletimin emrine amade olanların üzerine olsun, vesselam.