Bu köşe yazısı, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının yeniden görülmeye başlanan duruşmalarındaki kritik gelişmeleri ve sanık savunmalarını ele almaktadır. Davanın gidişatını etkileyen en önemli unsur, gizli tanık yazışmalarının manipüle edilip edilmediğine dair Jandarma tarafından hazırlanan ve herhangi bir sahtecilik bulgusu saptanamayan bilirkişi raporudur. Sanık Bora Kaplan, mahkemedeki beyanlarında operasyonu gerçekleştiren emniyet mensuplarının asıl hedefinin kendisi üzerinden üst düzey siyasetçi ve yargı mensuplarına ulaşmak olduğunu öne sürmektedir. Kaplan, kolluk kuvvetlerinin sahte deliller ve kurgu tanık ifadeleriyle Süleyman Soylu gibi isimleri soruşturmaya dahil etmeye çalıştığını iddia ederek adil yargılanma talebinde bulunmaktadır. Duruşma tutanaklarına dayanan bu anlatı, yargı ve emniyet içerisindeki güç mücadelelerini ve delillerin geçerliliğine dair süregelen tartışmaları özetlemektedir.
İstinafın kısmi bozma kararından sonra yeniden görülmesine başlanan 76 sanıklı Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının seyrini etkileyen, M7 kodlu gizli tanık Serdar Sertçelik’e ait olduğu öne sürülen ve operasyonu yapan polis müdürlerinden Şevket Demircan’ın avukatının bürosunun önüne bırakılan buluntu telefonun sonradan ve manipüle edilerek oluşturulabileceğini savunan bir sanık avukatının, bunu ispatlamak için oluşturduğu iki telefon için Jandarma Siber Suçlar Dairesi’nden istenen rapor geldi.
Raporda, hem orijinal telefon hem de buradaki yazışmalardan manipüle edilerek oluşturulan ikinci telefonda manipülasyon olmadığı tespitinde bulunuldu.
Savunmasına devam eden Bora Kaplan ise operasyonu yapan polislerin, kendisi üzerinden Süleyman Soylu, Yüksel Kocaman, Sadık Soylu gibi siyasetçi ve yargı mensuplarına “yürümeyi” amaçladığını iddia etti.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda görülen davanın bugünkü celsesinin başlangıcında Mahkeme Başkanı, nisan ayındaki celselerde buluntu telefondaki yazışmaların sonradan oluşturulduğunu savunan sanık avukatlarından Duran Göçer’in bunu ispatlamak için oluşturarak mahkemeye teslim ettiği telefonlara ilişkin bilirkişi raporunun geldiğini söyledi.
Mahkeme Başkanı’nın ana başlıklarını aktardığı 83 sayfalık raporda her iki telefon için “manipülasyon tespit edilemedi” denilmesi dikkat çekti.
Raporda, Serdar Sertçelik’e ait olduğu öne sürülen buluntu telefonun imajı üzerinde yapılan incelemede de “manipülasyon yok” sonucuna varıldı.
Av. Duran Göçer, bunun buluntu telefondaki WhatsApp yazışmalarının sonradan oluşturulduğu yönündeki iddialarının doğrulanması anlamına geldiğini ve bu telefonun artık şüpheli delil sayılması gerektiğini söyledi.

POLİSLERİN HEDEFİNDEKİ İSİMLER
68 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ana davayla ilgili dün başladığı savunmasına devam eden Bora Kaplan, yine operasyonu yapan polisler, soruşturma savcısı ve eski mahkeme başkanı Mehmet Güven’i suçlayarak, bu isimler arasındaki WhatsApp yazışmalarını okuyup şunları anlattı:
“Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik 16 Eylül 2023’te KOM Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan’ına, Mahmut Çorumlu (Süleyman Soylu döneminin Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanı, daha sonra Emniyet Genel Müdür Yardımcısı) için ‘adam herhalde FETÖ’cü, Menzil’e göndererek sakladılar’ diye yazıyor.
Eski Ankara Emniyet Müdürü için p…… diyor.
Böylece yüzlerce yazışma var.
Yüksel Kocaman’ı araştırıyorlar.
Baştan sona onu hedefe koydukları anlaşılıyor.
Hedeflerine ulaşmak için en önce yargı mensuplarına itibar suikastı yapıp hâkim ve savcıların yetkilerini kendi ellerine almaya çalıştılar.
Şimdi de kendilerini kurtarmak için o WhatsApp yazışmalarını oluşturdular.
Beni geçmişler, avukatlarıma düşmanlık yapmışlar.
Düşmanlığın sınırı yok.
Süleyman Soylu, Sadık Soylu ile ilgili eski bilgileri arıyorlar.
Amaç, ‘Biz Bora Kaplan üzerinden başkalarına yürüyelim’.
Gizli tanık olarak Serdar Sertçelik’e söylettikleri ortada.
Ben kabul etseydim, neler yapabileceklerini düşünün.
Bu soruşturma normal bir soruşturma değil.
Balık baştan kokar ya, bu hukuksuzlukların önünü savcı Mustafa Kaya açtı.”
KOM eski şube müdür yardımcısı Şevket Demircan’ın yurt dışına kaçtıktan sonra M7 kodlu gizli tanık Serdar Sertçelik’le yaptığı görüşmelerden sırf kendilerinin ceza alması için Sertçelik’ten iki farklı gizli tanık çıkarmaya çalıştığının ortaya çıktığını belirten Bora Kaplan, Ü5 kodlu gizli tanığın da kimliğini ifşa edip polisler tarafından nasıl gizli tanık yapıldığını açıkladığı hâlde beyanlarının karara esas alındığını anlatıp, “Eski mahkeme başkanı sırf bir tane araba verecekler diye polislerle kanka oldu” suçlamasında bulundu.
Kaplan, Ü5’in dinlenmesini isterken de, “Allah rızası için çağırın, gelsin şu. 50 tane ifade vermiş, savcı çağırmış. Siz niye çağırmıyorsunuz? Canımızı çıkarttılar ya.” dedi.
ÇEKİM Mİ YAPILDI?
Bora Kaplan verilen aranın ardından savunmasına başlamadan önce Mahkeme Başkanına şunları söyledi:
“Arkada oturan Murat Çelik’in akrabaları ben savunma yaparken kameraya çekmişler.
Tutanak da tutulmuş, ama şunun için anlatıyorum; yarın yayınlayıp bu çekimi benim yaptırttığımı iddia edip bize yıkarlar, haberiniz olsun.”
SÜLEYMAN SOYLU’YA BURADAN BAĞLAMAYA ÇALIŞTILAR
Bora Kaplan ana davaya ilişkin savunmasının bugünkü bölümünü şöyle tamamladı:
“Bu kadar büyük kumpas olmaz.
Hukuk, kanun, CMK dinlemediler.
Hukuksuzluk diz boyu.
Maalesef ülkenin Genelkurmay Başkanı’nın ‘terörist’ diye yargılandığını gördük.
O kadar büyük değil, ama bu dava da öyle.
Polisler 15 Temmuz fotoğraflarım ve silahlar üzerinden sözde bir örgüt yaratıp bunun üzerinden de sözde temiz eller operasyonu kurguladılar.
Kimseden torpil falan istemiyoruz, sadece adil yargılama istiyoruz.
Sadık Soylu’nun oğlunun dövüldüğü, benim de gelip dövenleri vurduğum gibi bir kurgu var.
Süleyman Soylu’ya da buradan bağlamaya çalıştılar; ama böyle bir olay yaşandı mı, araştırmadılar.
Her olayda bazımı bakanlar, bunda bakmadılar.
Çünkü o gece saat 22.00’den sabaha kadar orada sabittim.
Yani olayı duyunca gelmem söz konusu değil.
Orada olduğuma göre, birilerini vuracak kadar değer verdiğim birinin dövülmesine izin vermem mümkün mu?
İftiraya uğrayanların dinlenmesine taraftar değilim, ama bu kişi çağrılsın, sorulsun.”
Duruşmaya yarın devam edilecek.