Nazım Peker - Eğitimci/Yazar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mutlak Butlan Ne Getirir Ne Götürür?

Mutlak Butlan Ne Getirir Ne Götürür?

featured
0
Paylaş

Nazım Peker tarafından kaleme alınan bu metin, mutlak butlan kavramının Türk siyaseti ve hukuk sistemi üzerindeki sarsıcı etkilerini ele almaktadır. Yazar, CHP’nin geçmiş kurultaylarının yargı yoluyla geçersiz kılınmaya çalışılmasını, demokrasiye ve YSK kararlarının kesinliğine yönelik ağır bir darbe olarak nitelendirir. Siyasi iktidarın yargıyı bir araç olarak kullandığı savunulurken, bu hukuki müdahalenin toplumsal bir kaosa yol açabileceği uyarısı yapılır. Metinde ayrıca, mühürsüz oylardan usulsüz atamalara kadar pek çok konunun bu emsal karar üzerinden tartışmaya açılma riski vurgulanmaktadır. Sonuç olarak yazar, hukukun siyasallaşmasının sadece bir partiye değil, tüm Türkiye’nin itibarına ve demokratik yapısına zarar vereceğini ifade eder.

 

Sevgili okurlarım! Mutlak Butlan denince benim gibi sizler de “Bu nedir?” diye sorgulamışsınızdır. Mutlak Butlan, Arapça bir terimdir.

Türkçe karşılığı: “Kesin geçersizlik” olarak Türkçeleştirebiliriz.

AKP hep ilkleri yaşattı ya bu asil ulusa; Üçlü kararname ile atadıkları Genelkurmay Başkanını casuslukla ve çete kurmakla suçlayıp yargıladılar.

İki buçuk milyon mühürsüz oyu geçerli saydılar. Şimdi de “Mutlak Butlan” söylemi ile CHP’nin üzerinde iki kongre geçmiş, kongresini geçersiz sayarak, CHP’nin delegelerince seçilen yönetimini iptal ederek; kime ve neye hizmet ettiği belli olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu partinin başına getirme çabasındalar. Tıpkı İstanbul il örgütüne kayyum atadıkları gibi.

Elbet bunları AKP yapmıyor. Siyasallaştırdıkları yargı yoluyla ve eliyle yapılıyor.

Bu, Türk demokrasisi ve Türk hukuk sistemi için bir yıkım, yıpranma meselesidir.

Yasalarımıza göre, “YSK’nın kararları kesindir, tartışılamaz ve değiştirilemez” kesin hükmüne bir darbedir.

YSK’nın değerli yargıçları, il ve ilçe seçim kurullarının değerli yargıçlarının kararları bir kalemde yok sayılmıştır.

YSK, bu kararı kabul edecek mi göreceğiz?

Muhalefet, tarafsız hukukçular, siyasallaşmamış akademisyenler bu karara tepkili.

5 Mayıs’ta hükümetin şartsız şurtsuz destekçisi ve Cumhur ortaklığının bel kemiğini oluşturan MHP’nin Genel Başkanı Bahçeli, “Mutlak butlan ile CHP’nin içinin karıştırılmasına müsaade edilemez.”

Dememiş miydi?

Bu beyandan sadece 16 gün geçti, CHP’ye “Mutlak Butlan” kararı çıkıverdi. Bahçeli ve MHP buna ne diyecekler merak konusu. Sözlerinin arkasında duracak mı, yoksa “dün dündür” mü diyecekler; inanın kestirmek çok zor. Zira kimi Türk siyasetçileri, artık güven vermeyen, akşam dediklerini sabah yalanlayan bir dönem yaşamaktalar.

Bu kararla Türkiye’de hukukun, siyasetçilerin istedikleri doğrultuda karar veren bir sisteme dönüştüğü, dünya basınında da söylenmeye başlanmış oldu.

Hatta bizim hukuka ABD’nin bile dahil olduğu söylenmekte.

Ne demişti Sarı Kafa’nın Ankara temsilcisi Tom Barrack: “Başkan Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a uluslararası sahnede ve ABD’de de MEŞRUİYET kazandıracağız” sözünü hatırlayınız.

Bunun ne demek olduğunu siz değerli okurlarımın yüksek irfan ve izanına bırakıyorum.

Bu ağır söz: benim içimi sızlattı, gel gör ki siyasal İslamcılar ya duymadılar ya da duymazdan geldiler.

Nasıl içlerine sindi anlayamıyorum.

Demokrasi yürüyüşü yapmış, halkın takdirini kazanmış Kemal Kılıçdaroğlu’nu da anlayamıyorum.

Deseydi ki, “Bizim kongremiz yasalara ve tüzüğümüze uygun yapılmıştı” her şey bitecek, dava düşecekti. Demedi, diyemedi.

Kemal Bey bu göreve seçmenin ve delegenin sevgisiyle mi yoksa nefretiyle mi gelecek göreceğiz.

Ha, bu davayı da AKP filan açmadı; bizzat CHP’de görev almış, belediye başkanlığı yapmış kişiler açmıştı.

Bu dava ve bu karar pek çok şeyin ileride açılmasına ve Türkiye’nin karışmasına neden olacaktır.

Soru çalınarak üniversiteye girenlerin diplomaları iptal edilebilir.

Soru çalınarak memur olmuşların hakları iptal edilebilir.

Geçerli sayılan iki buçuk milyon mühürsüz oy seçimi iptal edilebilir.

Yani, atılan taş ürkütülen kurbağaya değdi mi değmedi mi ileride göreceğiz.

Emekli bir eğitimci olarak şunu söyleyeceğim:

Ben CHP’li değilim. Meslek hayatımda en büyük darbeyi de Baykal dönemindeki CHP’den yedim.

Şunu asla unutmayalım: CHP kaybederse Türkiye kaybeder, hukuk kaybeder, demokrasi kaybeder, iç ve dışta itibarımız kaybeder.

İyi Parti, Zafer Partisi, YRP, SP kaybeder.

Mutlak Butlan konusundan hiç kimse siyasi çıkar beklemesin. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.

Bu karar, bir Bumerang gibidir, atanı da vurur. Elbette hukukun kestiği parmak acımaz, acımamalı ama hukuk da adil ve kabul edilir olmalı.

Ülkem siyasi, sosyal, hukuk ve ekonomik kaosa hazır olsun.

Esen kalınız.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!