Prof. Dr. Fuat Gürdoğan tarafından kaleme alınan bu metin, 3 Mayıs Türkçülük Günü’nün Türk siyasi ve düşünce tarihindeki derin anlamını ele almaktadır. Yazar, 1944 yılında yaşanan hadiselerin Türk milliyetçiliğini salt bir duygudan sistemli bir fikir hareketine dönüştürdüğünü savunur. Bu tarihsel kırılma, milletin kendi kültürel kimliğine ve geleceğine sahip çıkışının onurlu bir simgesi olarak betimlenir. Metne göre milliyetçilik anlayışı, bilim ve sanatla harmanlanmış, toplumu birleştirici ve yapıcı bir güç olarak tanımlanmaktadır. Sonuç olarak kaynak, bu özel günün mirasını modern dünyanın gerekleriyle birleştirerek tam bağımsızlık idealini sürdürme çağrısı yapar.
Takvim yaprakları 3 Mayıs’ı gösterdiğinde Türk düşünce hayatının en önemli dönemeçlerinden birini hatırlarız. Bugün Türk milliyetçiliğinin bir duygu dünyasından çıkıp sistemli bir fikir hareketine dönüştüğü ve sivil bir sahiplenişle meydanlarda yankılandığı günün yıl dönümüdür. 1944 yılının Mayıs ayında Ankara’da yaşananlar sadece o dönemin siyasi iklimine bir tepki değildi. Bu olaylar Türk milletinin kendi kimliğine, kültürüne ve geleceğine olan sarsılmaz bağlılığının bir tezahürüydü. O günün şartlarında fikirlerini beyan eden aydınlar ve onlara destek veren gençler, milliyetçiliğin bu toprakların asıl mayası olduğunu bir kez daha ilan etmişlerdir.
3 Mayıs, Türk şuurunun her türlü zorluğa karşı gösterdiği vakur duruşun simgesidir.
Milliyetçilik bizim anlayışımızda birleştirici bir güçtür. Geçmişin mirasını devralıp geleceğin modern dünyasına Türk mührünü vurma iradesidir. 3 Mayıs ruhu ayrıştırıcı değil birleştiricidir, yıkıcı değil kurucudur. Bu ruh, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” sözüyle çizdiği yolda Türk milletini muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma hedefinin bir parçasıdır.

Bugün 3 Mayıs’ı anarken bizlere düşen en büyük sorumluluk bu köklü fikri bilimle, sanatla, üretimle ve hukukun üstünlüğüyle taçlandırmaktır. Milliyetçilik, vatanını en çok sevenin görevini en iyi yapan olduğu bilinciyle çalışmaktır. Al bayrağın gölgesinde ortak kader birliği yapmış her bir ferdimizin huzur ve refahı için emek vermektir.
Bu vesileyle Türk kültürüne ve düşünce hayatına ömrünü adamış ve bu uğurda bedeller ödemiş tüm fikir insanlarımızı saygıyla anıyorum. Onların bıraktığı düşünsel miras bugün de tam bağımsız ve güçlü Türkiye idealimize ışık tutmaya devam ediyor.
3 Mayıs Türkçülük Günü kutlu olsun!
Ne mutlu Türküm diyene!