Yazar Yusuf Dülger’e ait olan bu köşe yazısı, Türkiye’nin siyasi ve dini figürlerinin Amerika Birleşik Devletleri ile kurduğu teslimiyetçi ilişkileri sert bir dille eleştirmektedir. Sultan Vahdettin’den günümüz siyasetçilerine ve bazı dini cemaat liderlerine kadar geniş bir yelpazenin, Amerikan çıkarlarına hizmet eden söylemler geliştirdiği iddia edilmektedir. Kaynakta, özellikle “Dinlerarası Diyalog” gibi projelerin Türkiye’nin milli egemenliğini zayıflatmak için kullanılan emperyalist araçlar olduğu savunulmaktadır. Batı merkezli politikalara eklemlenmenin toplumu ve yöneticileri manevi bir zehirlenmeye sürüklediği, bu durumun ise tam bağımsızlık ilkesine aykırı olduğu vurgulanmaktadır. Sonuç olarak metin, küresel güçlerin güdümünden kurtulmak için milli egemenliğe dayalı, onurlu bir yönetim anlayışına dönülmesi gerektiğini savunmaktadır.
Millî Mücadelemiz zaferle sonuçlandıktan, saltanat ve hilâfet kaldırıldıktan sonra Vahdettin, 13 Mart 1924 günü Amerika Devlet Başkanı’na bir mektup yazıyor.
Diyor ki: “Siz dünyaya vakıfsınız. Ben İstanbul’u terk ettim ama saltanat ve hilafet benimdir, terk etmem. Ankara Meclisi beni azledemez. Beni azledenler dinsiz, milliyetsiz ve vatansızlardır. Zatınızdan ve hükümetinizden yardım istiyorum.” [1]
Amerika 1950’lerde Asya’ya egemen olmak için “Komünizmle Mücadele Dernekleri” kurdurttu, “Dinlerarası Diyalog Merkezleri” açtırdı.
Bu dernek ve merkezlerin Türkiye ayağındakiler (siyasetçi, hoca, milliyetçi olarak bilinenler) yıllarca: “Rusya komünisttir, din düşmanıdır. Amerika ehli kitaptır, iyidir” diyerek bizi Rusya karşıtı, Amerika yandaşı yaptılar.
Necip Fazıl, 17 Temmuz 1959 tarihli Büyük Doğu dergisinde: “Amerikan politikasını korumakla mükellefiz. Amerika’dan nazlı bir sevgili muamelesi görmek biricik dikkatimiz olmalı” tavsiyesinde bulundu.[2]
Sonra Said Nursi, “Yahudi ve Müslümanlarla olan ilişkilerimizde yöneten olacağız gibi bir tavır sergilemeyin, beraber yaşama kuralları belirlendikten sonra sizi Yahudiler ve Hristiyanlar da yönetebilir” fetvasını (!) verdi.
Fethullah Gülen Türkiye’ye Dinlerarası Diyalog projesini taşıdı. Bu CIA hocası 2007’de: “Amerika dünya gemisinin kaptanıdır, Amerika egemenliğinin zayıflamasından kaygı duyulmalı” diyecek kadar cesur davrandı, 15-16 Temmuz 2016 gecesi Amerika merkezli darbe teşebbüsünün mimarları arasında bulundu.
Tefsirci Prof. Suat Yıldırım: “Müslüman ve Hristiyan ümmetleri Hz. İsa’nın etrafında bütünleşmeli”, İslam hukukçusu Prof. Hayreddin Karaman: “ABD Başkanı başka dinden ama bizimle ortak bir değere sahip” fetvasını (!) verdi. Dinlerarası Diyalog halkasına zamanın Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu da katıldı. Bardakoğlu’nun da katıldığı bir Diyalog panelinde konuşmacıların arkasına HATAY yazısının A harfi altı köşeli Siyon Yıldızı, T harfi Hristiyanlığın sembolü Haç olarak çizildi.[3]
Amerika’nın Henry Kissinger, Paul Henze, Samuel Huntington, Morton Abramowitz, Tom Barrack gibi Siyonist teorisyen ve politikacıları bize sürekli: “Cumhuriyeti bırakın, Osmanlı’ya dönün” dediler; “milliyetçi dindar” yöneticilerimiz: “Bize karışmayın, işinize bakın” diyemediler, hatta Osmanlıcı oldular.

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti ile halkı Müslüman olan ülkelerin bazı yönetici ve bürokratlarına bakın;
Amerika’nın zalim ve küstah yöneticileri karşısında sessizler, saygı duruşundalar; İran’ı kınarlarken Amerika’nın haydut yöneticileri aleyhinde tek söz edemiyorlar.
Böyle devlet adamlığı, böyle bağımsızlık, böyle insanlık, böyle Müslümanlık olmaz.
Görünen o ki, bugünkü Müslüman dünyanın yöneticileri Amerika’nun zehriyle hastalanmışlar.
Bir başka gerçek de şu: Amerikan zehri değişik yollarla bu dünyanın halklarına da bulaşmış.
Komünizm kötü de kapitalizm iyi mi? Rusya düşman da Amerika dost mu? Böyle bir şey yok.
Millî egemenlik ve bağımsızlığımızı çürüten her ideoloji, her rejim kötüdür. İyi olan millî egemenlikçi, tam bağımsızlıkçı düşünce ve yönetimdir.
Bunu sağlamazsak, küresel sermaye ve düşüncenin yüklemi olmaya mahkûmuz.
[1] Vahdettin’in bu mektubu Doç. Dr. Hakan Özoğlu’nun Central Florida Üniversitesi [email protected] ve https://tr.wikipedia.org/wiki/VI._Mehmed adreslerinde mevcuttur.
[2] Cengiz Özakıncı; Yeni Osmanlı Tuzağı s. 155. Otopsi Yayını, İstanbul 2005.
[3] Bu paragraftaki bilgilerin kaynakları için bakınız, Yusuf Dülger; Mustafa Kemal’in Ülkesi, s. 202-203, İstanbul 2004.